12. Ceza Dairesi 2024/1625 E. , 2025/2407 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2539 E., 2023/1724 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı t
**12. Ceza Dairesi 2024/1625 E. , 2025/2407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2539 E., 2023/1724 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan; Şebinkarahisar Kalesindeki eylemler yönünden 2863 sayılı Kanun 74/1, TCK 62 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiş, Sarıyer Köyündeki eylemler yönünden 2863 sayılı Kanun 74/1-2. cümle, TCK'nın 62. Maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmiş, sanıkların istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddesi gereğince; Sanıklar hakkında kurulan Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.09.2021 tarihli 2014/266 esas ve 2021/211 karar sayılı hükmün tamamen kaldırılmasına,1-Sanıklar ..., ... ve ...'nin 05.12.2013 ve 31.12.2013 tarihinde Sarıyer köyü ... mevkinde işledikleri iddia edilen kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan kamu davası açılmış ise de, sanıklara atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu işlediklerinin sabit olmaması nedeni ile sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine, 2-Sanıklar ..., ..., ... ve ...'nun 26.01.2014 tarihinde Şebinkarahisar Kalesi'nde işledikleri iddia edilen kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapma suçundan kamu davası açılmış ise de, sanıklara atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçunu işlediklerinin sabit olmaması nedeni ile sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; İki farklı yere ilişkin iki farklı dosya açılması gerektiğine, Sarıyer köyünde yapılan kazı faaliyetlerinden dolayı tüm sanıkların mahkum edilmesi gerektiğine, Şebinkarahisar Kalesinde yapılan kazı nedeniyle sanıkların cezalandırılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında Şebinkarahisar Sulh Ceza Mahkemesi'nin 07.01.2014 tarih ve 2014/3 D.İş sayılı kararıyla 3 ay süreyle CMK 135. maddesi uyarınca iletişimin dinlenilmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararı alındığı, 26.01.2014 tarihinde sanıkların Şebinkarahisar Kalesi'nde kazı yaptıkları yönünde şüphelenen kolluk kuvvetlerinin kontrol amacıyla gittikleri ve kaleye çıkan yolda 28 DE 274 plakalı araç içinde ...'ı tespit ettikleri, yanına gidip kimlik kontrolü yapıp ayrıldıktan sonra sanık ...'ın ...'i araması ve "Büyük sıkıntı var çıkın." demesi, yine taraflar arasındaki konuşmalarda sıklıkla kazma, kürek şeklinde kelimelerin geçmesi, her sabah genellikle 09:00 sıralarında birbirlerini arayıp kazıya geç kaldıklarını ve acele etmeleri gerektiğini söylemeleri dikkate alındığında, kazılarda ... ve ...'ın genellikle gözcülük yaptıkları, diğer sanıklar Necmettin ve ...'in ise kazı yaptıkları CMK 135. maddesi uyarınca dinlenen iletişim kayıtlarıyla sabit görülmüştür. Yine 05.12.2013 tarihinde Sarıyer köyü ... mevkiinde kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapıldığı ihbarı üzerine bölgeye kolluk kuvvetlerinin sevk edildiği, kolluk kuvvetlerinin yol kenarında ...'ı beklerken buldukları, bu esnada oradan geçmekte olan 28 DE 274 plakalı aracın durdurulduğu ve içinde ..., ... ve Necmettin'in bulunduğunun tespit edildiği, araçtaki sanıklara ...'ı tanıyıp tanımadıklarının sorulduğu ve sanıkların tanımadıklarını söyledikleri, oysa ki ... ve ...'ın kardeş oldukları ve birbirlerini tanıdıklarını gizlemek istemelerinin makul bir sebebinin bulunmadığı, yine aynı yerde 31.12.2013 tarihinde kazı yapıldığı ihbarı üzerine kolluk kuvvetlerinin bölgeye sevk edildiği, kolluk kuvvetlerinin gelmesi üzerine sanıkların apar topar kaçtıkları, ancak olay yerinde balyoz, kazma, kürek, sanık ...'in cep telefonu ve Necmettin adına İnegöl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenmiş olan reçete kağıtların bulunması, Şebinkarahisar ilçesinin Giresun il merkezine dahi 2.5 saat uzaklıkta ve oldukça dağlık bir bölge olması, bölgede yaşayanların dahi çoğu yerleşim yerini bilmemesi sebepleriyle sanık ...'in reçete kağıtları ve cep telefonunun kazı bölgesinde bulunmasının bölgenin yapısı itibariyle kazı yapan kişilerden olduğunu ispatladığı, nitekim cep telefonu kolluk kuvvetlerince bulunduktan sadece birkaç dakika sonra ...'in Necmettin'i araması ve telefona kolluk kuvvetlerinin çıkması üzerine bir konuşma yapmadan kapatmasının da sanıkların birlikte hareket ettiklerini ispatladığı kanaatine varılmış, kaldı ki Necmettin'in 09.01.2014 tarihinde ... ile olan telefon konuşmasında "Oğlum biz yakalandık, bütün malzemeleri aldılar, benim cep telefonu gitti, elbiseler hepsi gitti, mahkemeye falan çıkmadık, kaçtık biz." şeklindeki konuşma da kazıyı yapanların sanıklar olduğunu, sanıkların 05.12.2013 ile 31.12.2013 tarihleri arasında Sarıyer köyü ... mevkiinde, bu tarihten sonra ise Şebinkarahisar Kalesi'nde kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yaptıkları, bu hususların gerek sanıklar arasındaki iletişimin tespiti tutanakları, gerekse 31/12/2013 tarihide kazı yapılan bölgede sanık ...'in cep telefonu ve reçete kağıdının bulunması ile sabit olduğu, ... ve ...'ın kazılar esnasında genellikle gözcülük yaptıkları, ancak kazıların sıklığı, kazı alanına yakınlıkları, sürekli olarak gelen giden olduğu yönünde ...'i ya da Necmettin'i arayıp bilgi vermeleri hususları dikkate alındığında suça katılma sıfatlarının iştirak olduğu anlaşılmış ve sanıklar hakkında her iki eylem yönünden mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Sanıklar ..., ... ve ...'nin 05.12.2013, 31.12.2013 tarihlerinde Sarıyer köyü ... mevkinde ve 26.01.2014 tarihlerinde Şebinkarahisar Kalesi'nde yaptıkları iddia edilen kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin yerleşik uygulamalarına göre, ceza hukukunun genel prensiplerinden olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca bir suçtan cezalandırılmanın temel koşulunun, suçun kuşkuya yer verilmeyecek şekilde ispat edilmesine bağlı olduğunu, kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanık/ların aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, yine ceza mahkumiyetinin yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılarak ve diğer bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan olası kanıya değil, kesin ve açık bir ispata dayanması ve bu ispatın hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta olması gerektiği, yüksek de olsa bir olasılığa dayalı olarak sanık/ların cezalandırılmasının ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaştırmayacağı, ceza yargılamasında mahkumiyetin büyük veya küçük olasılığa değil her türlü kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmasının şart olduğu, bu açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesinde; sanıklar ..., ... ve ...'nin aşamalarda alınan savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, 05.12.2013 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağına göre, kazı yapıldığı iddia edilen bölgedeki kazıların yeni yapılmadığının belirtildiği, 28.01.2014 tarihli kolluk araştırma tutanağında, 26.01.2014 tarihinde kale bölgesinde sanık ...'ın araç içerisinde bulunduğunun görüldüğü, kale civarında yapılan kazılar nedeniyle çeşitli tarihlerde zaman zaman kale civarında yapılan incelemelerde bir kısım kazı alanı olduğunun tespit edildiği ve bu kazıları sanıklar tarafından yapılmış olabileceğinin değerlendirildiği şeklinde yoruma dayalı tespit ile maddi bulgularla desteklenmeyen içeriğine farklı anlamlar yüklenebilecek telefon tape kayıtlarının tek başına bir delil olmayacağı yönünde yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alındığında, sanıkların suçlamayı kabul etmeyen savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ve ...'nin atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Sanık ...'nun 26.01.2014 tarihinde Şebinkarahisar Kalesi'nde yaptığı iddia edilen kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; sanık ...'nun 26.01.2014 tarihinde Şebinkarahisar Kalesi'nde kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yaptığı iddiası karşısında, sanığın aşamalarda alınan savunmasında suçlamayı kabul etmediği, 28.01.2014 tarihli kolluk araştırma tutanağında, 26.01.2014 tarihinde kale bölgesinde sanık ...'ın araç içerisinde bulunduğunun görüldüğü, kale civarında yapılan kazılar nedeniyle çeşitli tarihlerde zaman zaman kale civarında yapılan incelemelerde bir kısım kazı alanı olduğunun tespit edildiği ve bu kazıları sanığın da içerisinde bulunduğu sanıklar tarafından yapılmış olabileceğinin değerlendirildiği şeklinde yoruma dayalı tespit ile maddi bulgularla desteklenmeyen içeriğine farklı anlamlar yüklenebilecek telefon tape kayıtlarının tek başına bir delil olmayacağı yönünde yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alındığında, sanığın suçlamayı kabul etmeyen savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık ...'nun 26.01.2014 tarihinde Şebinkarahisar Kalesi'nde kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şebinkarahisar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.