Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3902 E. , 2024/719 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3902 Karar No : 2024/719 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı-… (…Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, …Ambalaj San. v…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/3902 E. , 2024/719 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3902 Karar No : 2024/719 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı-… (…Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, …Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …sayılı ödeme emrinin 2014 yılı amme alacaklarına ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket yetkilisinin 25/05/2017 tarihinde vergi dairesine başvurarak şirketin e- tebliğ adresinde güncellemeler yaptığı ancak bu güncellemeler dikkate alınmaksızın idarece usulsüz bir şekilde borçlara ait ihbarnamelerin asıl borçlu şirkete tebliğ edildiğinin iddia edildiği, ara karar ile davacının bu iddiası ile bilgi istendiği, davalı idarenin cevabi yazısında, asıl borçlu şirkete kanuni usuller çerçevesinde e-tebligat adresi giriş adı ve şifresinin oluşturulduğu, belirtilen e-tebliğ adresi dışında başka bir adrese tebligat yapılmadığı ve yapılamayacağı, davacının güncellemeler için yapmış olduğu başvurularının ise bilgi amaçlı gelecek özel amaçlı e-mail veya sms bilgilerindeki değişikliğe ilişkin olduğunun belirtildiği, dosyada bulunan evraklardan, asıl borçlu şirketin eletronik ortamda bilgi sorgulaması yapması için kendisine 11/03/2010 tarihinde parola ve şifre verildiği, e-tebligat aktivasyon işlemini ise 28/10/2016 tarihinde gerçekleştirdiği ve eski parola ile şifresini e- tebligat işlemleri için de kullanacağını belirttiği, 13/12/2018 ve 14/12/2018 tarihlerinde bu adreste güncellemelerin yapıldığı, yapılan güncellemelerin ise şirket yetkilisince bildirilen değişik telefon numaraları ve e-mail adresleri olduğunun görüldüğü; asıl borçlu şirketin kullanıma elverişli bir e-tebliğ adresinin mevcut ve faal olduğu, davalı idare tarafından da söz konusu şirkete ait borçların dayanak belgelerinin kanuni hükümler çerçevesinde belirtilen e- tebliğ adresine gönderildiği, davacının iddialarına karşın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun e- tebligat ile ilgili hükmünden anlaşılacağı gibi elektronik yolla yapılan tebligatın, bildirilen e- tebliğ adresine ulaşmasından itibaren beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacağı ve bunun yanında yasada geçen başkaca bir şartın aranmadığının açık olduğu, davalı idarece asıl borçlu şirkete söz konusu borçların dayanağı evrakların usulünce tebliğ edildiği, asıl borçlu şirkete usulünce tebliğ edilen ihbarname ve ödeme emirlerine karşı herhangi bir itiraz ve davanın açılmaması üzerine kesinleşen kamu alacakları yönü ile şirket hakkında usulünce haciz takibine geçildiği ve şirkete ait mal varlıklarına haciz konulduğu ancak haczedilen şirkete ait mallar üzerinde çok sayıda konulmuş haczin bulunması karşısında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 3. maddesinde geçen ve tanımı yapılan “tahsil edilemeyceği anlaşılan amme alacağı” hususunun gerçekleştiğine kanaat getirilerek, davalı idarece asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının, şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenerek davacıya tebliğ edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, şirket adına kayıtlı taşıtların ikisinin rehinli olduğu ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 21. maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 100, 206, 207 ve 268. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu alacakların imtiyazlı olmadıklarının anlaşıldığı, bu durumun alacağın şirketten tamamen veya kısmen alınamadığını gösterdiği hususu belirtilerek davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketçe vergi dairesine başvuruda bulunularak vergi dairesi sisteminde bulunan e-tebligat iletişim bilgilerinin, telefon numarası bilgilerinin, adres bilgilerinin bildirilerek yapılacak tüm yazışmaların başvuruda belirtilen iletişim kanalları vasıtasıyla yapılmasının talep edildiği, fakat davalı idarece dilekçede yer alan iletişim kanallarına usulüne uygun ceza ihbarnameleri ve tahakkuk fişlerini tebliğ edilmeden dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, asıl borçlu şirkete usulüne uygun ihbarname ve ödeme emirleri tebliğ edilmediğinden davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.…Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz isteminde bulunandan …TL maktu harç alınmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.