12. Ceza Dairesi 2020/1235 E. , 2024/6909 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/122 E. 2017/933 K. HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması,mükerrerlik nedeniyle davanın reddi, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, karar verilmesine yer olmadığı, onama, düzeltilerek onama, bozma Yargıtay 18. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 4708 sayılı Kanu…
**12. Ceza Dairesi 2020/1235 E. , 2024/6909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/122 E. 2017/933 K. HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması,mükerrerlik nedeniyle davanın reddi, ceza verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, karar verilmesine yer olmadığı, onama, düzeltilerek onama, bozma Yargıtay 18. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 4708 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma, mühür bozma suçlarından kurulan hükümlerin ve verilen kararların sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ...müdafii, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılan ... vekili, müşteki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2013 tarih, 2012/775 Esas, 2013/886 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın imar kirliliğine neden olma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 184/1, 53. Maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mühür bozma suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 53. Maddeleri gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 10/02/2016 tarih, 2015/13911 Esas, 2016/2494 Karar sayılı bozma ilamında; "Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-TCK'nın 184/1. maddesindeki "yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran" kişilerin cezalandırılması öngörülmüş olup, İmar Yasasının 5. maddesinde de bina kavramı kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklindeki açıklanma karşısında, suça konu güneşlenme platformu ile falazler üzerinde inişi sağlamak için yapılan yolun babaları ile üzerine döşenen çelik profilin İmar Yasasının 5. maddesi kapsamında tanımı yapılan “bina” vasfında bulunup bulunmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınmaması, 2-Yapılan imalatların bulunduğu taşınmazın “sit alanında ve kıyı kenar çizgisi içerisinde” kaldığının anlaşılması nedeniyle 2863 sayılı Kanun ile 3621 sayılı Kıyı Kanununa aykırılıktan suç duyurusunda bulunulması, bu yönde davaların açılması halinde ise davaların birleştirilmesi, TCK'nın 44. maddesi gereğince daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçe ile hüküm kurulması, 3-Sanık müdafinin, “müvekkilimiz oteli işleten şirketin yönetim kurulu başkanıdır ancak otelin işletmesi yönetim kurulu tarafından atanan genel müdürü tarafından yapılmaktadır, mühürleme yapıldığından müvekkil haberdar değildir, bundan sonraki yapım aşamasından da haberi olmamıştır” şeklindeki savunması karşısında, suç tarihinde otelin genel müdürü olan Vefa Çelik'in tanık olarak bilgisine başvurularak, mühürleme olayından sanığın haberdar olup olmadığı ile haberdar olması halinde ise, suça konu imalatların devamı yönünde sanık tarafından kendisine talimat verilip verilmediği hususlarının tespit edilmesinden sonra mühür bozma suçu yönünden sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-Kabule göre de; TCK'nın 184/5. maddesinin uygulanabilmesi için kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi gerekir. Sanık müdafinin 24.10.2013 tarihli celse de, suça konu imalatlara dair izin alındığı yönündeki savunması, bu savunmayı destekleyen karardan sonra Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesine yaptırılan tespit neticesinde alınan bilirkişi raporu ile Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun “suça konu güneşlenme platformu uygulama projesinin falezlerin topografik doğal yapısına zarar vermeyecek şekilde yapılması ayrıca talep edilen alanın falezler üzerinde taşıyıcı görevi yapan temel alanlarındaki beton kütlelerin, falezlerin doğal yapısına uygun aynı taş malzeme ile gizlenmesi, çelik konstrüksiyon yapının falezlerin doğal rengine uygun olarak boyanması, platformun korkulukları, zemin kaplaması ile merdiven korkuluklarının ahşap malzemeden yapılması koşuluyla projenin tasdikinin uygun olduğu” yönündeki 07.05.2012 ve 21.05.2012 tarihli kararları karşısında, mahallinde yapılacak keşif neticesinde alınacak uzman bilirkişi raporuyla, yapılan imalatların Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 07.05.2012 ve 21.05.2012 tarihli kararlarına uygun hale getirilip getirilmediğinin tespit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamı sonrasında dosya Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 esas numarasını almış olup, 20.12.2016 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 4. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 19.04.2010 tarih, 2010/13037 soruşturma nolu iddianamesi ile, sanıklar ... ve ...'ın mühür bozma suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/214 Esas numarasını aldığı, 13.10.2010 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 5. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2013 tarih, 2012/20976 soruşturma nolu iddianamesi ile, sanık ...'ın Kıyı Kanunu'na aykırılık, 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/758 Esas numarasını aldığı, 18.11.2014 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 6. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2011 tarih, 2011/2080 soruşturma nolu iddianamesi ile, sanıklar ... ve ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/495 Esas numarasını aldığı, 20.10.2011 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 7. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2010 tarih, 2010/4562 soruşturma nolu iddianamesi ile, sanıklar ..., ... ve ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas numarasını aldığı, 29.12.2010 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 8. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2015 tarih, 2014/77344 soruşturma nolu iddianamesi ile, sanıklar ... ve ... 'in 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/827 Esas numarasını aldığı, 02.09.2016 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 9. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2013 tarih, 2013/31714 soruşturma nolu iddianamesi ile, sanıklar ... ve ...'in imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 Esas numarasını aldığı, 15.02.2017 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 10. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2015 tarih, 2015/14303 soruşturma nolu iddianamesi ile, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasının Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 Esas numarasını aldığı, 16.05.2016 tarihinde dosyanın Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/122 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. 11.Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2017 tarih, 2010/122 Esas, 2017/933 Karar sayılı kararı ile; - Sanık ...'ın; - Ana dosyada; 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, -Ana dosyada; 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1, 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, -Ana dosyada; imar kirliliğine neden olma suçundan; ceza tayinine yer olmadığına, - Birleşen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 esas sayılı dosyasında, 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine, -Birleşen Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, - Birleşen Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/495 Esas sayılı dosyasında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, -Birleşen Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyasında; imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, - Birleşen Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/827 Esas sayılı dosyasında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, -Birleşen Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/214 Esas sayılı dosyasında; mühür bozma suçundan, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, - Sanık ...'ın; - Ana dosyada; 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, -Ana dosyada; 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 43/1, 62/1, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine, -Ana dosyada; imar kirliliğine neden olma suçundan; ceza tayinine yer olmadığına, - Birleşen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 esas sayılı dosyasında, 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine, -Birleşen Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, - Birleşen Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/495 Esas sayılı dosyasında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, - Birleşen Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/214 Esas sayılı dosyasında; mühür bozma suçundan, mükerrerlik nedeniyle davanın reddine, - Sanık ...'in; - Birleşen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 esas sayılı dosyasında, 4708 sayılı Kanun'un 9/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, - Sanık ...'ın - Birleşen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 esas sayılı dosyasında, 4708 sayılı Kanun'un 9/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, - Sanık ...'ın ; - Birleşen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 esas sayılı dosyasında, 4708 sayılı Kanun'un 9/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, - Sanık ...'ın; - Birleşen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 esas sayılı dosyasında, 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine, -Sanık ...'ın; -Birleşen Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasında, 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, -Birleşen Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasında,5237 sayılı Kanun'un 203/1, 5237 sayılı Kanun'un 43/1, 62/1, 52/2, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, -Birleşen Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasında, imar kirliliğine neden olma suçundan, ceza tayinine yer olmadığına, - Sanık ...'in; -Birleşen Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/827 Esas sayılı dosyasında; 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, -Birleşen Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 Esas sayılı dosyasında; imar kirliliğine neden olma suçundan ceza tayinine yer olmadığına, -Sanık ...'in; -Birleşen Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 Esas sayılı dosyasında; imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince beraatine, karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 17.06.2020 tarih, 2019/36189 sayılı ve ret, karar verilmesine yer olmadığı, onama, düzeltilerek onama ve bozma görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Müşteki ... vekilinin temyiz isteği; kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, aleyhe olan tüm hususları yönünden kararın bozulması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; sanıkların lehine verilen tüm hükümlerin bozulması gerektiğine, sanıkların cezalandırılması gerektiğine, ceza alan sanıklar yönünden cezanın ertelenmesinin yerinde olmadığına, sanıkların her birinin birleşen dosyadaki suçlar da dahil olmak üzere tüm suçlardan, cezaların azami haddi üzerinden ve indirim uygulanmaksızın ceza alması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, birleşen dosyalar açısından birleştirme kararları sonrası bilirkişi raporu alınmadığına ve değerlendirme yapılmadığına, sanıkların eylemlerine uyan suçlar nedeniyle cezalandırılmaları gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Katılan ..., ..., , ... vekilinin temyiz isteği;cezalandırılan sanıklar yönünden az ceza tayin edildiğine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, beraat, ceza tayinine yer olmadığı ve davanın reddi kararlarının yerinde olmadığına, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlerin yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, her iki suçun da oluşmadığına ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. Sanıklar ... ve ... müdafinin temyiz isteği; sanıklar ... ve ...'in cezalandırılmasına yönelik usul ve yasaya aykırı hükümlerin bozulması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, " Sanıklar ... ve ...'ın ... Sanayi ve Ticaret AŞ Antalya şubesi temsilcisi olduğu, Ant Birlik ile Antalya ... Noterliğinin 02/10/2006 tarih ve 25488 Yevmiye nolu sözleşmesi ile Antalya ... caddesi 1259 ada 27 Parsel 1260 ada 20-28-29 parsel üzerinde kayıtlı taşınmaz üzerinde kat karşılığı veya mülkiyet ortaklığı şeklinde inşaat sözleşmesi yapıldığı, söz konusu sözleşme uyarınca sanıkların yetkilisi olduğu ... inşaat isimli firmanın yüklenici firma olarak Muratpaşa Belediyesinden inşaat ruhsatı alarak inşaata başladığı ve inşaatın yapı denetimini ... Yapı denetim İnşaat Ltd firması olduğu ve inşaatın yapımı sırasında Belediye Görevilerince yapılan projeye aykırılık tespiti üzerine inşaatın ilk olarak 19/10/2009 tarihinde mühürlendiği, 12/11/2009 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozulduğunun tespiti üzerine 26/01/2010 tarihinde yeniden mühürlendiği, 01/02/2010 tarihinde yapılan kontrolde mührün yeniden bozulduğunun tespit edildiği, inşaat alanının 1. derecede doğal sit alanı olarak belirlenmiş falezlerde otel müşterilerine sunulmak üzere platform yapımı için çukur kazıldığı ve 1. derecede doğal sit alanı içerisinde gerekli izin alınmaksızın fiziki müdahale ve izinsiz uygulama yapıldığı, mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 7. Asliye ceza mahkemesinin 2015/ 827 esas sayılı dosyasında sanık ...'in de ... inşaat şirketinin yetkilisi olduğu, mahkememizin 2010/ 122 esas sayılı dosyasında yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda sanıkların 1. derecede doğal sit alanı içerisinde bulunan yerde koruma bölge kurulu izni olmadan projeye aykırı bir şekilde eylemleri olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve bu suretle sanıklar , ... ve ...'in üzerlerine atılı 2863 sayılı Yasa'nın 65. maddesinde düzenlenen suçu işledikleri, dosya kapsamında bulunan mevcut bilirkişi raporu, ilgili kurum yazıları ve tüm dosya kapsamı ile sabit görülerek sanıkların bu suç yönünden cezalandırılmaları yoluna gidildiği, sanıklar hakkında yargılama sürecindeki davranışları , cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak hükmolunan cezasından 5237 sayılı TCK’nun 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulandığı, sanıklardan ... ve ... hakkında belirlenen cezanın 2 yıldan az süreli hapis cezası olması, sanıkların duruşmada alınan beyanda hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasını kabul ettiği, imara aykırılık durumunun daha sonradan yapılan keşif ile yapılan tespitte gidermiş olmaları, diğer kişilik özellikleri itibariyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat hasıl olduğundan CMK’nun 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, diğer sanık ...'ın hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği , 6545 sayılı Kanun'da CMK 231/8 maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilemeyeceğinden hakkında CMK' nın 231 Maddelerinin uygulanmasına takdiren ve kanunen yer olmadığına, sanığın daha önce 3 aydan fazla kasıtlı herhangi bir suçtan mahkum olmamış olması, verilen hapis cezasının miktarı, sanığın geçmişteki hali ve yargılama safhasındaki gösterdiği pişmanlık da dikkate alınarak tekrar suç işlemeyeceğine ilişkin Mahkememize olumlu kanaat gelmekle; hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nun 51/1 maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, sanıklardan ... ve ...'ın ayrıca zincirleme olarak mühür bozma suçunu işledikleri dosya kapsamında bulunan mühür bozma tutanakları ve ilgili Belediye yazıları ile sabit görülerek bu sanıkların eylemlerine uyan TCK' nun 203/1, 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yoluna gidildiği, bu suç yönünden de sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanarak sanıklardan ... hakkında yasal şartlar bulunduğundan HAGB kararı verildiği, diğer sanık ... hakkında da cezanın ertelenmesine karar verildiği, Mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 8. Asliye Ceza mahkemesinin 2015/719 Esas sayılı dosyasında sanıklar ..., ... ve ... ' ın ... Yapı Denetim Ltd Şirketinde görevli mühendisler olup sorumlu denetim elamanı oldukları, sanıkların 4708 sayılı yapı denetim hakkındaki kanunun 2, c, d , g fıkralarında belirtilen görev ve sorumluluklarına yerine getirmeyerek denetim ile görevli oldukları inşaat şirketi ile ilgili aykırılık durumlarını yetkili mercilere bildirmedikleri bu suretle üzerlerine atılı 4708 sayılı yasanın 9/1 maddesinde tanımlanan suçu işledikleri dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları, ilgili kurum yazıları ile sabit görülerek sanıklar ..., ... ve ...'ın 4708 sayılı yasanın 9/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları yoluna gidildiği, sanıklar hakkında takdiri indirim uygulandığı, yasal şartları bulunduğundan sanıklar hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına dair karar verildiği, Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçlarını işledikleri iddiasıyla TCK' nun 184/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların tek bir eylemle hem 2863 sayılı Yasaya muhalefet, hem de imar kirliliğine neden olma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre sanıkların eyleminin fikri içtima kuralları gereğince ( TCK' nun 44 md ) daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiği ve sanıklar hakkında 2863 sayılı yasa uyarınca ceza tayinine gidildiği ve bu sebeple imar kirliliğine neden olma suçu yönünden yeniden ceza tayin edilemeyeceği anlaşılmakla imar kirliliğine neden ola suçu yönünden açılan dava yönünden ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği, Her ne kadar mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 Esas sayılı dosyasında sanıklar ..., ... ve ... hakkında da Yapı Denetimi Hakkındaki Kanunun 9/1 maddesinde düzenlenen suçu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıklar ..., ... ve ...'ın ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A,Ş nin yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle haklarında dava açıldığı, Yapı Denetimi ile ilgili ... Yapı Denetim Lmt ile sözleşme yaptıkları iddiasıyla sanıklar hakkında dava açıldığı, sanıkların cezalandırılması istenen yasa maddesinde yapı denetim şirketinin sorumluları hakkında ceza hükmü bulunduğu, sanıklar ..., ... ve ...'ın yapı denetim şirketi sorumluları olmadıkları, ve bu sebeple atılı suçun sanıklar yönünden olayımızda oluşmadığı anlaşılmakla sanıklar ..., ... ve ...'ın bu suç yönünden CMK' nun 223/ 2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlarına karar verildiği, Her ne kadar sanık ... birleşen Antalya 13 Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/ 506 esas sayılı dosyasında hakkında imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK' nun 184/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın tek bir eylemle hem 2863 sayılı yasaya muhalefet, hem de imar kirliliğine neden olma suçunu işlediğinin iddia edildiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre sanıkların eyleminin fikri içtima kuralları gereğince ( TCK' nun 44 md ) daha ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiği ve sanık hakkında 2863 sayılı yasa uyarınca ceza tayinine gidildiği ve bu sebeple imar kirliliğine neden olma suçu yönünden yeniden ceza tayin edilemeyeceği anlaşılmakla imar kirliliğine neden olma suçu yönünden açılan dava yönünden ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği, Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 13 Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/ 506 Esas sayılı dosyasında 2863 sayılı Yasanın 65 ve TCK' nun 203/1,43/1, 184/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de sanıkların atılı bu suçlardan dolayı mahkememizin 2010/122 esas sayılı dosyasında yargılandıkları ve bu suçlar yönünden değerlendirme yapıldığı ve mükerrir dava olduğu anlaşıldığından CMK' nun 223/7 maddesi uyarınca birleşen bu dosya üzerinde açılan davaların reddine karar verildiği, Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 18 Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/ 495 Esas sayılı dosyasında 2863 sayılı yasanın 65. maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de sanıkların atılı bu suçlardan dolayı mahkememizin 2010/122 esas sayılı dosyasında yargılandıkları ve bu suçlar yönünden değerlendirme yapıldığı ve mükerrir dava olduğu anlaşıldığından CMK' nun 223/7 maddesi uyarınca birleşen bu dosya üzerinde açılan davaların reddine karar verildiği, Her ne kadar ... hakkında mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 7 Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyasında mühür bozma ve imar kirliliğine neden olma TCK' nun 184/1, 203/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de sanığın atılı bu suçlardan dolayı mahkememizin 2010/122 esas sayılı dosyasında yargılandığı ve bu suçlar yönünden değerlendirme yapıldığı ve mükerrir dava olduğu anlaşıldığından CMK' nun 223/7 maddesi uyarınca birleşen bu dosya üzerinde açılan davaların reddine karar verildiği, Her ne kadar mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 7 Asliye Ceza Mahkemesi 2015/ 827 esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında da 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçtan dolayı mahkememizin 2010/122 esas sayılı dosyasında yargılandığı ve bu suç yönünden değerlendirme yapıldığı ve mükerrir dava olduğu anlaşıldığından CMK' nun 223/7 maddesi uyarınca birleşen bu dosya üzerinde açılan davanın reddine karar verildiği, Her ne kadar mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan TCK' nun 184/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu dava açılmış ise de ; sanık ... hakkında aynı eylemi nedeniyle 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçundan ceza tayinine gidildiği ve fikri içtima kuralları gereğince imar kirliliğine neden olma suçundan ayrıca ceza verilemeyeceği anlaşıldığından bu suç yönünden ceza tayinine yer olmadığına karar verildiği, Her ne kadar mahkememiz dosyası ile birleştirilen Antalya 11 Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 esas sayılı dosyasında sanık ... hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan TCK' nun 184/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile kamu dava açılmış ise de ; sanık ...'in Ant Birlik Genel Müdürü olması nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı, yapılan sözleşmeyle ... İnşaat AŞ ile sözleşme imzalanarak tüm inşaat faaliyetlerinin ... İnşaat isimli şirket tarafından yapıldığı, sanık ...' in yüklenen suçu işlemediğinin sabit olduğu anlaşıldığından CMK' nun 223/2-b maddesi gereğince beraatına karar verildiği, Her ne kadar mahkememizin 2010/122 esas sayılı dosyası ile birleştirilen mahkememizin 2010/214 esas sayılı dosyasında sanıklar Mesut ve ... hakkında mühür bozma suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların atılı suçtan dolayı mahkememizin 2010/122 esas sayılı dosyasında yargılandığı ve bu suç yönünden değerlendirme yapıldığı ve mükerrir dava olduğu anlaşıldığından CMK' nun 223/7 maddesi uyarınca birleşen bu dosya üzerinde açılan davanın reddine karar verildiği," şeklinde hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Mahkemece birleşen Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/758 Esas sayılı dosyası hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içerisinde Mahkemesince hüküm tesis edilebilmesi mümkün görülmüştür. Suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle ve Antalya Belediye Başkanlığı vekili, ... vekili, ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz dilekçelerinin içerikleri ve istem kısımlarının incelenmesinde tüm hüküm ve kararları temyiz ettikleri anlaşılarak yapılan incelemede; 1-Sanıklar ... ve ... müdafinin, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçundan, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, Antalya Belediye Başkanlığı vekili, ... vekili, ... vekilinin sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve mühür bozma suçundan, sanık ..., ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıklar ..., ..., ... hakkında 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanık ... hakkında mühür bozma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz istemleri açısından; Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanıklar ... ve ... müdafinin, ... vekilinin, Antalya Belediye Başkanlığı vekilinin, ... vekilinin temyiz istemlerinin itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle, CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 2- Katılanlar ..., Nesibe Nasip Berberoğlu, ..., ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 4708 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma, mühür bozma suçlarından, katılan ... vekilinin imar kirliliğine neden olma, mühür bozma suçlarından, katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri açısından; Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; Katılanlar ..., ..., ..., ...'nun 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 4708 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma, mühür bozma suçlarından, katılan ...'nın imar kirliliğine neden olma, mühür bozma suçlarından, katılan ...'nın ve katılan ...'nın 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkilerinin bulunmaması karşısında; Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 4708 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma, mühür bozma suçlarından, katılan ... vekilinin imar kirliliğine neden olma, mühür bozma suçlarından, katılan ... vekilinin ve katılan ... vekilinin 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve 4708 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, 3- Sanık ...'ın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik sanık ... sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz istemleri açısından; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan " "06.10.2009-19.09.2009- 12.11.2009-05.01.2020-26.01.2010- 01.02.2010" tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce 01.02.2022 tarihinde gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkındaki hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 4- Sanık ...'ın mühür bozma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik sanık ... sanık müdafii, katılan ... vekili, ... vekilinin temyiz istemleri açısından; Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 203/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan "01.03.2010" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce 01.03.2022 tarihinde gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanık hakkındaki hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, 5-Sanık ... ve Mesut hakkında Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/495 Esas sayılı dosyalarında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen davanın reddine ilişkin hükümlere yönelik ... vekilinin temyiz istemi açısından; Her ne kadar Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2010/506 esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılmış ise de; suç tarihinin "21.04.2010" olarak kabulü ile yapılan incelemede; Her ne kadar Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/495 Esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2011/495 Esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, 2011/495 Esas sayılı dosyasına konu iddianamesine konu 25.04.2011 tarihli tespitin 2010/122 Esas sayılı dosyasına konu 04.03.2010 tarihli iddianame tarihinden sonra olduğu, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılmış ise de; suç tarihinin "25.04.2011" olarak kabulü ile yapılan incelemede; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan "21.04.2010" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "21.04.2022" tarihinde, Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/495 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan " 25.04.2011" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "25.04.2023" tarihinde gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının DÜŞMESİNE, 6-4708 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ..., ... ve ... hakkında Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/719 Esas sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik ... vekilinin temyiz istemi açısından; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 4708 sayılı Kanunun 9/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 08.03.2016 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 08.03.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 7-Antalya Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekilinin imar kirliliğine neden olma suçundan, ana dosyada ... ve ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, ... hakkında Antalya 13 Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas dosyasında verilen ceza verilmesine yer olmadığına, sanık ... hakkında Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 Esas sayılı dosyasında verilen ceza tayinine yer olmadığına ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemleri açısından; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 184/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, ana dosya açısından suç tarihi olan "06.10.2009-19.09.2009-12.11.2009-05.01.2020-26.01.2010-01.02.2010" tarihlerinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "01.02.2022" tarihinde, Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan "21.04.2010" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "21.04.2022" tarihinde, Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 Esas sayılı dosyası açısından ise; dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 05.02.2014 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 05.02.2022 tarihinde gerçekleşmiş olmakla ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının DÜŞMESİNE, 8-Antalya Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekilinin imar kirliliğine neden olma suçundan, ... hakkında Antalya 13 Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine, ... hakkında Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas dosyasındaverilen davanın reddine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemleri açısından; Her ne kadar Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2010/506 Esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılmış ise de; suç tarihinin "21.04.2010" olarak kabulü ile yapılan incelemede; Her ne kadar Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2016/202 Esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, 2016/ 202 Esas sayılı dosyasına konu iddianamesine konu 04.04.2012 ve 10.04.2012 tarihli tespitlerin 2010/122 Esas sayılı dosyasına konu 04.03.2010 tarihli iddianame tarihinden sonra olduğu, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılmış ise de; suç tarihinin "10.04.2012" olarak kabulü ile yapılan incelemede; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 184/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan "21.04.2010" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "21.04.2022" tarihinde, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan " 10.04.2012" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "10.04.2024" tarihinde gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının DÜŞMESİNE, 9-Antalya Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekilinin imar kirliliğine neden olma suçundan sanık ... hakkında Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/477 Esas sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz istemleri açısından; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekillerinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 10- Antalya Belediye Başkanlığı vekili ve ... vekilinin mühür bozma suçundan, ... hakkında Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas dosyasında verilen davanın reddine, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/214 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine, ... hakkında Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas dosyasında verilen davanın reddine, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/214 Esas sayılı dosyasında verilen davanın reddine ilişkin hükümlere yönelik temyiz istemleri açısından; Her ne kadar Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2010/506 Esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılmış ise de; suç tarihinin "21.04.2010" olarak kabulü ile yapılan incelemede; Her ne kadar Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2016/202 Esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, 2016/ 202 Esas sayılı dosyasına konu iddianamesine konu 04.04.2012 ve 10.04.2012 tarihli tespitlerin 2010/122 Esas sayılı dosyasına konu 04.03.2010 tarihli iddianame tarihinden sonra olduğu, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılmış ise de; suç tarihinin "10.04.2012" olarak kabulü ile yapılan incelemede; Her ne kadar Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/214 esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2010/214 Esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılmış ise de; suç tarihinin "01.03.2010" olarak kabulü ile yapılan incelemede; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Kanunun 203/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/506 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan "21.04.2010" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "21.04.2022" tarihinde, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/202 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan " 10.04.2012" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "10.04.2024" tarihinde, Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/214 Esas sayılı dosyası açısından suç tarihi olan "01.03.2010" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, inceleme tarihinden önce "01.03.2022" tarihinde gerçekleşmiş ve 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki şartların da oluşmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkındaki hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davalarının DÜŞMESİNE, 11- Sanık ... Hakkında Birleşen Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/827 Esas sayılı dosyasında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen davanın reddine ilişkin hükme yönelik ... vekilinin temyiz istemi açısından; Her ne kadar Antalya 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/827 Esas sayılı dosyasının ana dosya olan 2010/122 Esas sayılı dosya ile mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında yer alan bilgi, belgelere ve her iki dosya açısından yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin farklı tespitlere göre; 2015/827 Esas sayılı dosya iddianamesine konu eylemlerin tamamının 2010/122 Esas sayılı dosya iddianamesinde yer almadığı, 2015/827 Esas sayılı dosyasına konu iddianamesine konu 14.02.2013 ve 05.04.2013 tarihli tespitlerin 2010/122 Esas sayılı dosyasına konu 04.03.2010 tarihli iddianame tarihinden sonra olduğu, Mahkemece de her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği anlaşılan dosya kapsamında; 1-Birleşen Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/827 Esas sayılı dosyasına ilişkin 18/11/2015 tarihli iddianame ve birleştirme kararı okunmaksızın, CMK'nın 191 ve 147. maddeleri gereğince usulünce sorgusu yapılmayan sanık hakkında, yargılamaya devamla karar verilmek suretiyle savunma hakkının ihlal edilmesi, 2-Dava konusu yerde inşaat, arkeolog ve sanat tarihçisi bilirkişiler refakatinde keşif icra edilerek; her iki dosya iddianamesine konu eylemler raporda tek tek irdelenmek suretiyle, her iki yargılamaya konu aykırılıkların aynı olup olmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti, 2015/827 Esas sayılı dosya iddianamesine konu aykırılıkların Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 07.05.2012 tarih 101 sayılı kararına uygun hale getirilip getirilmediği, aykırılıklar nedeniyle doğal sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.