T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/967 KARAR NO : 2025/1788 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2022 NUMARASI : 2021/234 E. 2022/214 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.03.2022 tarih 2021/234 E. 2022/…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/967 KARAR NO : 2025/1788 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/03/2022 NUMARASI : 2021/234 E. 2022/214 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.12.2025 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.03.2022 tarih 2021/234 E. 2022/214 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... . tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacı araç maliki ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde KZMMS poliçesiyle sigortalı olan ... plaka sayılı araç arasında 06/10/2020 tarihinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu Gemlik Bölge Trafik İstasyon Amirliği'nce davacı müvekkilinin kusuru ile kazanın gerçekleştiği yönünde kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, kaza tespit tutanağında gösterilen kaza oluş şekli ve kusur dağılımının gerçeği yansıtmadığını, kazanın ilk krokide gösterildiği gibi gerçekleşmesi halinde davacıya ait aracın sol arka çamurluğunda da hasar oluşması gerekeceği ancak böyle bir hasar oluşmayıp hasarın yalnızca aracın arka tarafında olduğunu, bu durumun kazanın davacıya ait aracın kendi şeridinde seyrine devam ettiği sırada arkadan gelen davalının sigortalısı aracın çarpması suretiyle gerçekleşmiş olduğunu gösterdiği, davacıya ait aracın sol çamurluğunda bir hasar oluşmadığı halde arka kısmının tamamının hasar gördüğünü, kaza oluş şeklinin bilirkişi raporu ve gerekirse keşif ile ispat edilebileceğini, dava öncesinde sigorta eksperince yapılan inceleme sonucu davacıya ait araçta 41.252,48-TL hasar ve 20.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğunu, davalıya yazılı başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek 100,00-TL hasar ve 100,00-TL değer kaybı zararı tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının yalnızca teminat limiti kadar zarardan ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, kaza sonrasında trafik polislerince düzenlenen kaza tespit tutanağının resmi belge niteliğinde olduğu ve yine Tramer kayıtlarında ve ekspertiz raporlarında davacının %100 kusurlu tespit edilmiş olduğunu, davalının sigortalısı araç sürücüsüne izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak alınan ekspertiz raporunun davalı tarafça kabulünün mümkün olmadığını, araç üzerinde keşif yapılarak zarar gören parçaların orijinal parçalarla değiştirilip değiştirilmediğinin tespit edilmesinin gerektiğini, parça fiyatlarının KDV yansıtılmış olarak belirlenmesi nedeniyle onarım bedeline ayrıca KDV eklenmemesi gerektiğini, davacıya ait aracın yaşı ve kullanım ömrüne bağlı olarak bazı parçalarının eskimiş ve yıpranmış olması nedeniyle orjinal olmasının mümkün olmadığını, bu nedenle araçta gerçekleştirilen onarımlar sonrasında kıymet kazanma, yenileme ve amortisman tenzili yapılması gerektiğini, onarım bedelinin genel şartlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça kaza oluş şeklinin kaza tespit tutanağında anlatımı yapılandan farklı şekilde gerçekleştiğini ileri sürmüş ve bu hususta tanık dinletmiş ise de davacıya ait aracın kaza sonrası çekilmiş fotoğraflarında arka sol kesimlerinden darbe almış olduğu, aracın orta ve sağ kısımlarında hasar bulunmadığı, davalının sigortalısı ... plaka sayılı aracın ise sağ ön kısmında hasar oluştuğunun görüldüğü, her iki aracın kaza sonrası fiziki durumlarını gösteren fotoğraflar ile davacı tanığı ...'in beyanları arasında çelişki oluştuğu, mahkemece alınan kusur ve hasar raporlarında sigortalı ... plaka sayılı ... marka otomobilin sol şeritte seyir halinde bulunduğu sırada davacıya ait ... plaka sayılı araca tam arkasından çarpmış olsaydı aracın arka kısmında komple bir hasar oluşmasının gerekeceği, oysa davacıya ait aracın yalnızca arka sol kısmında hasar meydana gelmiş olduğunun kaza sonrası fotoğraflarından görüldüğü, davacı tarafça araca tam arkadan ve kendi şeridinde seyir halindeyken çarpıldığı iddia edilmiş olmasına karşı araçların hasar aldıkları noktalar ve kaza tespit tutanağında yer alan tespitlerin tanık beyanı ve davacı iddialarının aksini işaret ettiği, kaza tespit tutanağının aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu, davacının kaza tespit tutanağının aksini somut delillerle ispat edemediği ve dava konusu kazanın davacı araç sürücüsünün %100 kusuruyla gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde ilk derece mahkemesi kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, araçta zarar ve değer kaybı meydana geldiğinin sabit olduğunu, Gemlik Bölge Trafik İstasyon Amirliği tarafından kaza tespit tutanağında gösterilen ilk krokide davacıya ait aracın sol arka kısmı ile karşı taraf aracın ön kısmının çarpışması sonucu kazanın meydana geldiği, ikinci krokide ise davacıya ait aracın tüm arka kısmı ile karşı taraf sigortalısı aracın tüm ön kısmının çarpması ile kazanın meydana geldiğinin çizimle gösterildiğini, davacıya ait aracın sol arka çamurluk kısmında herhangi bir hasar meydana gelmediğini, ilk krokide yer alan kaza oluş şekline göre kazanın gerçekleşmesi halinde davacıya ait aracın kademeli olarak sol şeride geçmesi gerektiğinden aracın sol arka çamurluğunda da hasar oluşması gerektiği ancak aracın sol kısmında hiç hasar oluşmayıp arka kısmında komple hasar oluştuğu, bu durumun sigorta eksperi ...... tarafından düzenlenen raporda ve kaza sonrası fotoğraflarında görüldüğünü, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda yer alan "sinyal vermeden şerit değiştirdiği" tespitinin hatalı ve yanlış olduğunu, davacı tanığının beyanlarının dikkate alınmadığını, kazayı gören kişinin anlatımlarına öncelik tanınması gerektiğini, araçta yalnızca sol arka kısmında hasar oluştuğu kabul edilse dahi bu durumun tek başına davacının şerit değiştirdiğini göstermeyeceğini, karşı taraf sigortalısı aracın davacıya ait aracı fark ettiği sırada direksiyonu farklı bir yöne çevirmesiyle bu şekilde bir hasar meydana gelmiş olabileceğini, ilk derece mahkemesince ısrarlı itirazların dikkate alınmaksızın hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, davacının haklı olduğu kazada haksız duruma düştüğünü istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan hasar ve değer kaybı zararının Karayolları Mali Sorumluluk Sigortacısından tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı tarafça kaza tespit tutanağında anlatımı ve değerlendirmesi yapılan kaza oluş şekline itirazda bulunulmuş ve yine bu husustaki mahkeme kabulüne karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin ilgili hükümlerine göre düzenlenen kaza tespit tutanağının, kazaya karışan taraflar arasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların çözümüne esas olacak ve trafik zabıtasınca düzenlenecek bir resmi belge niteliğinde olduğu izahtan varestedir. Bu sebeple kaza tespit tutanağı bilirkişi incelemelerinde de esas alınacaktır. Buna karşın tutanaktaki bilgi ve kaza oluş şeklinin aksinin tanık anlatımları ve diğer delillerle kanıtlanması mümkündür. Ancak tanık beyanları, araçların çarpışma noktaları ve araçlardaki hasar durumlarıyla çelişmesi halinde tek başına kaza tespit tutanağının aksini ispatlar güçte bir delil olarak kabul edilemez.(Bkz:Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 20/02/2025 tarih 2023/8234 Esas 2025/3036 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan kök ve ek bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kolluk görevlilerince kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında olay yeri, sürücü ve kamera görüntülerinin esas alınarak kusur dağılımı yapıldığının belirtilmesi, kaza sonrası olay yerinde çekilen hasarlı araç fotoğraflarında davacıya ait aracın yalnızca sol arka kısmından hasar almış olduğunun net olarak görüldüğü, her ne kadar davacı tanığı beyanında davacıya ait aracın sol şeritte seyrettiği sırada kazanın gerçekleşmiş olduğunu belirtmiş ise de kaza tespit tutanağının kaza sonrasında her iki taraf araç sürücüsünün kaza oluş şekli anlatımlarına ve hasar durumlarına göre düzenlendiği ve araçların hasar aldıkları noktalar ve olay yeri incelemesi sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağında anlatımı yapılan kaza oluş şeklinin aksini ispata elverişli güçte delil gösterilmediği gözetilerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.