3. Hukuk Dairesi 2014/9581 E. , 2015/2602 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2013/257-2013/422 Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dav
**3. Hukuk Dairesi 2014/9581 E. , 2015/2602 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2013 NUMARASI : 2013/257-2013/422 Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ......... Belediye Meclisinin 05/01/2007 tarihli kararına uygun olarak tek araçla aktarmasız yolcu taşımacılığı sistemine katıldığını, sözleşme ilişkisi kurulduğunu, 06/10/2010 tarihine kadar tek araçla aktarmasız yolcu taşımacılığı sisteminde çalıştığını; ........ Belediye Meclis kararının, Edirne İdare Mahkemesinin kararı ile iptal edildiğini, sözleşmenin ifa edilemez duruma geldiğini; sisteme giriş bedeli ve müspet zarar için açılan davanın kazanıldığını; davacının yoksun kaldığı kazancın da tazmininin gerektiğini iddia ederek; (fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere) 10.000 TL'nın 06/10/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, belediyenin bir kusurunun bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; tek araçla yolcu taşımacılığına geçilmesine ilişkin Belediye Meclis kararının idari yargı kararıyla iptal edildiği, davacının ödediği katılım bedelini geri aldığı, bu suretle uygulanabilirliğinden bahsedilecek bir sözleşmenin mevcut olmadığı, 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; ayrıca, taraflar arasında uygulanabilir bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının, geçersiz bir sözleşmeye dayalı, yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Somut olayda, mahkemece; davanın, zamanaşımı yönünden reddi yanında, aynı zamanda esastan da reddine karar verilmiştir. Usul hukuku hükümleri uyarınca; davanın, zamanaşımı nedeniyle reddi kararı ile, mahkeme artık dosyadan el çekmiş olup; dava dosyasında başkaca bir inceleme yapması mümkün değildir. Ne var ki; mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verildikten sonra, mahrum kalınan kazanca ilişkin talebin yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın esastan da reddine karar verilmiştir. Davanın, yapılan yargılaması sonucunda; mahkemece, hem usulden (zamanaşımı vb), hem de esastan red kararı verilmesi mümkün olmadığından; önce, taraflar arasındaki usule ilişkin uyuşmazlıklar incelenip, çözümlenmeli ve bir karar verilmelidir. Aksi takdirde, davanın esasına girilip esas hakkında bir karar verilmelidir. Davanın usulden reddi kararının yanında esastan da reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebebine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.