1. Hukuk Dairesi 2007/245 E. , 2007/2067 K. "" MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanın ..parsel sayılı taşınmazını davalı torunu S..ye ....ve ..sayılı parsellerdeki paylarını ise davalı oğlu D..'a 7.5.2004 tarihinde ve satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali, olmazsa tenkis isteğinde bulunmuşlar…
**1. Hukuk Dairesi 2007/245 E. , 2007/2067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanın ..parsel sayılı taşınmazını davalı torunu S..ye ....ve ..sayılı parsellerdeki paylarını ise davalı oğlu D..'a 7.5.2004 tarihinde ve satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu iptali, olmazsa tenkis isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar; miras bırakana, torunu davalı S..nin yaklaşık ..sene kendi evinde bizzat baktığını, son zamanlarında kanser hastalığının tedavi giderlerini birlikte karşıladıklarını, tüm bu harcamalar karşılığında dava konusu taşınmazların satıldığını, temlikin gerçek satış işlemi olup, satış bedelinin başlangıçta verilerek harcandığını, murisin başkaca birçok taşınmazlarının bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, muvazaa olgusu sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... ..'.. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali, olmazsa tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten ve HUMK.nun 376. maddesine göre; son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin; aynı yasanın 388. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu 389. maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır. Ne varki; uygulamada söz konusu yasanın 38l. maddesinin son fıkrasının getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.