11. Ceza Dairesi 2010/2313 E. , 2010/11673 K. "" Güveni kötüye kullanma, tehdit, nitelikli yağma, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Kartal Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen "01/12/2008 tarihli ve 2008/26593 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı" kararına yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 30/01/2009 tarihli ve 2009/172 mütef…
**11. Ceza Dairesi 2010/2313 E. , 2010/11673 K.** **"İçtihat Metni"** Güveni kötüye kullanma, tehdit, nitelikli yağma, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Kartal Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen "01/12/2008 tarihli ve 2008/26593 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı" kararına yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 30/01/2009 tarihli ve 2009/172 müteferrik sayılı kararının; Tüm dosya kapsamına göre sanığın güveni kötüye kullandığına dair delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." hükmünün yer aldığı, anılan Kanun'un 170/2. maddesinde ise "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmüne yer verildiği nazara alındığında, müşteki ile tanıklar , , , ve n beyanlarının bulunduğu anlaşılmakla delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesinin uygun olacağı gözetilmeden güveni kötüye kullanma suçundan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde" isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 26.01.2010 gün ve 2009/562/3807 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 16.02.2010 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01.12.2008 gün vesoruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Kadıköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 30.01.2009 gün ve 2009/172 müteferrik sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.