8. Ceza Dairesi 2022/5458 E. , 2024/9428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/983 E., 2022/577 K. SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebil
**8. Ceza Dairesi 2022/5458 E. , 2024/9428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/983 E., 2022/577 K. SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 15.01.2021 tarihli ve 2020/39442 soruşturma sayılı iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan cezalandırılması, aynı Kanun'un 218 inci maddesi gereğince cezanın artırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2021/151 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/983 Esas, 2022/577 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Dava konusu olay; sanığın, Facebook isimli sosyal medya hesabından "... rüyasında tanrıyı görüyor, tanrı ona 'benim için oğlunu kes' diyor. Tam oğlunu kesecekken Cebrail ona bir koyun getiriyor ve 'Tanrı seni sınadı' oğlunu kesme bu koyunu kes diyor. Düşünsenize, bu adamın oğlunu kesip kesemeyeceğini denemeden, bilemeyen ve böylesine gelecekten habersiz tanrı yani... Oysa tanrının 'Beni sınadım sen oğlunu kesebilecek bir psikopatsın bu yüzden seni peygamberlikten çıkardım \*\*\* git demesi lazımken, onu mükafatlandırıyor. Çok mantıklı.. Azrail ...'nın canını almaya geliyor ... Azraile bir tokat yapıştırıyor ve Azrail'in gözü çıkıyor... Azrail salya sümük ağlayarayarak tanrının yanına kaçıyor. Firavun da bu Azrail'i dövmüş olan adamı öldürmeye karar veriyor. Adam \*\*\* korkusundan kaçıyor Firavun kovalıyor. Kavmiyle beraber Kızıldenizin kenarına gelince asasıyla denizi ikiye bölüyor ve geçiyor. Nedense bu denizi yaran adam, denizi yarma gücüne sahip ama dönüp Firavunu öldürmeyi akıl edemiyor. Koskoca ikinci Ramses'de 'Lan adam denizi yardı bizi \*\*\* diye düşünmüyor peşinden mal mal koşuyor ve denizde boğuluyor inek.' Çok mantıklı, Sonra tanrı ...'i hamile bırakıyor ve bir oğlu oluyor, ismini İsa koyuyor. Oğlunu peygamber yapıyor ama daha gencecik (32) yaşında iken yahudiler onu kazığa otutturuveriyor ve tanrı sadece seyrediyor... Çok mantıklı... Tanrı evreni sadece altı günde yaratıyor ama Kuran-ı 23 yılda gönderebiliyor. Açıp içine bakıyorsun kullarına bir ağrı kesiciyi bile nasıl yapacaklarını anlatamıyor..." şeklinde ve "... Başka bir ayete bakıyorsun, koskoca evreni yaratan tanrı, bilgisayarı anlatması gerekirken Ebe Leheb'le inatlaşıyor. "Ebu Leheb'in iki eli kurusun" diyor... Ya da " Yakacam seni Ebe Leheb bittin olum sen" gibi laflar kullanıyor.. "Bana inanmazsanız \*\*\* kızgın şiş sokacam" diyor. Bana inanmayanı yerde kafasını kesin diyor. Bir tek manyak da çıkıp 'Ey tanrı, sana inanmayanı öldür gitsin beni niye adamların üstüne sürüp aradan sıvışıyorsun' diye sormuyor.. Tanrı evreni ...'in hatrına yaratıyor, adam bir parmak işaretiyle ayı ortadan ikiye bölüyor ama elinde kılıçla Uhud savaşına çıkıyor.. Gel de gülme.. Putperestler, ayı ikiye yaran adamın kaşını gözünü yarıp amcası ... ile birlikte yetmiş tane arkadaşını öldürüp, Medine'ye gönderiyor. Çok mantıklı.. Ben bir psikiyatri kliniğine girip böyle bir şey anlatsam bana anında deli gömleği giydirirler ama N.H\*\*memleketin beynini \*\*\*\* anlatıp trilyonlar kazanıyor.. Bu \*\*\*tan püsürükten ülkede bu \*\*\* püsürük hikayeler milyarlar kazandırıyor ama adli tıp muktedirin hırsızlık tapesini 100 üzerinden 100 doğru diye onayladığı halde adamın para çaldığı kimseye mantıklı gelmiyor.. Cennette şarap ırmakları varmış kenarında oturup, içip içip huri \*\*\*sun ama anan, baban kardeşin, eşin cehennemde cayır cayır yanarken sen \*\*\*nin keyfine bakıyorsun. Ne mantıklı ne mantıklı hepsini geçtim ama cenneteki bu şarap ırmakları bana kesinlikle mantıklı geliyor. Çünkü, kafayı sıyırmış bu kadar yobazın kafa ütülemesini, orda içmeden çekemezsiniz Emmett Forester." şeklinde paylaşım yapmak suretiyle halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. İlk Derece Mahkemesince; "sanığın fiilinin kamu barışını bozmaya elverişli olmadığından" şeklindeki gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Yargılama konusu halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçu zarar suçu niteliğinde olmayıp tehlike suçudur. Dolayısıyla kamu barışının bozulma ihtimali suçun işlenmesi için yeterlidir. Başka bir deyişle; suçun tamamlanması için kamu barışını bozmaya yönelik açık ve yakın bir tehlike ya da zarar olması gerekmez. Nitekim; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi E.S – Avusturya Kararı'nda, "... ulusal yetkili makamların kendi ülkelerinde dini barışı hangi ifadelerin bozabileceğini değerlendirmek için daha iyi bir konumda oldukları ve bu anlamda geniş bir takdir yetkisine sahip oldukları...." ifade edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında; sanığın "olay ve olgular" bölümünde detaylandırılan herkese açık şekilde yaptığı paylaşımlarında İslam dininin en önemli değerleri olan Hz. Allah'ı, peygamberleri, Kur'ân-ı Kerîm'i ve melekleri aşağılaması hususları kamu barışını bozmaya elverişlidir. Bu itibarla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 218 inci maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırıdır. B. Bozma nedenine göre; atılı suçun cezasının üst sınırının "1 yıl 6 ay hapis cezası olması" gözetildiğinde; Dairemizin 2020/2463 Esas ve 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ....basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/983 Esas, 2022/577 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.