12. Ceza Dairesi 2020/4910 E. , 2023/2892 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/275 E., 2016/56 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihin…
**12. Ceza Dairesi 2020/4910 E. , 2023/2892 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/275 E., 2016/56 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ..., ..., ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.09.2020 havale tarihli ve 2016/247448 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği; "...Maktulün ölümü ile sonuçlanan olayda; fail...'in soruşturma sırasındaki savunmasında; her ne kadar olay günü üç katlı ikametinin damına yıkamış olduğu halıyı serdiğini ve halının üzerine rüzgardan uçmaması için yarım briket koyduğunu beyan etmiş ise de; failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, taksirli hareketi ile maktulün ölümüne sebebiyet verdiği, meydana gelen netice ile failin eylemi arasında illiyet bağının bulunduğu, bu sebeple fail...'in meydana gelen ölüm neticesinden taksirle sorumlu olduğu, maktulün anne ve babasının ise maktul üzerindeki koruma ve gözetim yükümlülüğünü ihmal ederek, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmek suretiyle meydana gelen neticeden taksirle sorumlu oldukları kanaati hasıl olmakla; usul ve yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme kararının BOZULMASINA karar verilmesi..." gerekçesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararında; "...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte ele alınıp incelendiğinde olay tarihi olan 14/06/2015 günü saat 16:00 sıralarında maktül ... komşuları olan sanık ...'ın ilçemiz ... sayılı adresinin önünde durur iken, sanığın ikametinin dam diye tabir edilen üst kısmında yıkamış olduğu halının rüzgardan uçmaması için koymuş olduğu priket parçasının rüzgar nedeniyle maktulun üzerine düştüğü, akabinde maktülün Reyhanlı Devlet Hastanesine kaldırıldığı, burada hayati tehlike kaydıyla Antakya Devlet Hastanesine sevk edildiği, ancak bütün müdahalelere rağmen kurtarılamayıp vefat ettiği, sanığın fiili ile meydana gelen netice arasındaki illiyet bağını kesen dış etken olarak rüzgar unsuru bulunduğundan olayda sanığın priketlerin rüzgardan düşeceğini öngörüp öngöremeyeceği hususunda şüphe bulunduğu ayrıca illiyetbağını kesen rüzgar unsuru sebebiyle suçun unsuru olan nedensellik bağının kurulmamış olması, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması dolayısıyla CMK 223/2-a madde ve fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir. Her ne kadar müşteki-sanık ... hakkında Taksirle Ölüme Neden Olma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 85/1 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın çocuğunu dışarıya gönderme şeklindeki fiili ile meydana gelen netice arasında illiyet bağı bulunmaması dolayısıyla yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması dolayısıyla CMK 223/2-a madde ve fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiştir. Her ne kadar müşteki-sanık ... hakkında Taksirle Ölüme Neden Olma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 85/1 madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın çocuğunu dışarıya gönderme şeklindeki fiili ile meydana gelen netice arasında illiyet bağı bulunmaması dolayısıyla yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması dolayısıyla CMK 223/2-a madde ve fıkrası uyarınca beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." denilmiştir. 2. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2015 tarih ve 2015/8478 sayılı adli ölü muayene ve otopsi tutanağında; "...kişinin ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa kemiği kırığı, beyin kanaması ve beyin doku hasarı (kontüzyon) sonucu meydana gelmiş olduğu..." şeklinde görüş bildirildiği; Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kuruluna ait 29.01.2016 tarihli raporunda da; "...14/06/2015 günü öldüğü bildirilen 2003 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde; 1.Adli dosyada kayıtlı bilgiler ve tıbbi belgelerde 14.06.2015 günü yüksektan başına tuğla düşen hastanın saat 16:00 sıralarında Reyhanlı Devlet Hastanesine getirildiği, yapılan muayenesinde kafa tepesinde 3x3 cm lik yaralanma ve kemik kırığı mevcut olduğu, kalp tepe atımı ve solunumu olmadığı, yapılan yeniden canlandırma işlemi neticesinde kalp tepeatımı 160 olarak alındığı, 112 ile ileri merkeze sevk edildiği, Reyhanlı’dan 112 ambulans ile Antakya Devlet Hastanesinine kafasına taş çarpması nedeniyle getirilen hastanınyapılan muayenesinde bilinci kapalı GKS 3, pupiller fix dilate olduğu, yeniden canlandırma işlemi uygulandığı, nabız filiform olduğu, tekrar kardiak arrest geliştiği, yapılan tüm müdahalelere rağmen yanıt alınamaması üzerine saat 17:30’da eks kabul edildiği, Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğü nün 14.06.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda; olay yerinde yapılan teknik incelemede, 265.Sokak No:8 sayılı ikametin bahçe giriş kapısından girildiğinde, solda üç katlı binanın bulunduğu, bu binanın üçüncü katında damda duvar üzerinde bulunan halinin ve halinin üzerindeki briketlerin yere düştüğü, ikametin bahçe girişinin beton zemin olduğu, binanın birinci katın giriş kapısına 1m. mesafede sağ tarafında kan birikintisinin olduğu, kan birikintisinin kuzey tarafında yemek döküntüsünün bulunduğu, kan birikintisinin batı tarafında 30cm. mesafede iki adet briket parçasının bulunduğu, olayın meydana geldiği yerde çok sayıda briket parçaların olduğu görüldüğü, yapılan otopsisinde dış muayenede kafa kubbesinde palpasyonla 5x4 cm ebadında etrafı düzensiz çökme kırığı olduğu, frontal sol kaş dış yanda sol zigomada ve burun sırtında parşomenleşmiş sıyrıklar bulunduğu, iç muayenede saçlı deri altında pariyetal bölgenin sıvama tarzında kanamalı olduğu, kafa kubbesinde sagital sutur hattında ortada 5x4 cm ebadında yaklaşık 0.5 cm derinliğinde çökme kırığı olduğu, kemikte tarif edilen lezyonla uyumlu bölgede beyin dokusunda da hafif bir çökme olduğu, sol beyin hemisferinde subaraknoidal kanama bulunduğu ve çökme bulunan beyin dokusuna yapılan kesitlerde bu bölgede kanamalı kontüzyon bulunduğu, beyin kesitlerinde ventrükül içlerinin kanla dolu olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında; Adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgeler ile otopside tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde kişinin ölümünün adli dosyada kayıtlı “yüksekten başına briket düşmesi” ile husülü mümkün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyetine bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, 2.Kişinin 14/06/2015 tarihinde meydana gelen yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, 3. Adli Tıp Kurumu Uygulama Kanunu’na göre Trafik İhtisas Dairesi dışında, sağlık personeli olmayan kişilerin kusur durumları hakkında rapor düzenlenmediği cihetle; söz konusu olay ile ilgili olarak sorulan “sanığın mağdurun ölümünde kusuru bulunup bulunmadığı, kusuru bulunuyor ise kusur oranının tespiti” hususunun Kurumumuz görev alanına girmediğinden değerlendirme yapılamadığı..." şeklinde görüş bildirildiği görülmektedir. 3. Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürlüğünün 14.06.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda; [adres satırı maskelendi] 4. Olay günü saat 16:00 sıralarında, 2003 doğumlu maktul ... komşuları olan sanık ...'ın adresinin önünde durur iken, sanığın ikametinin dam diye tabir edilen üst kısmında yıkamış olduğu halının rüzgardan uçmaması için koymuş olduğu priket parçasının rüzgar nedeniyle maktulun üzerine düşmesi sonucu “yüksekten başına briket düşmesi” ile husülü mümkün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyetine bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü anlaşılmıştır. 5. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, ölü muayene ve otopsi tutanağı ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 6. Sanıkların üzerilerine atılı suçlamaları kabul ettikleri ve yargılama aşamasında alınan ifadelerinde; Sanık ...'ın; "Ben daha önce hazırlık aşamasında kollukta ifade vermiştim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Çok üzgünüm, yıkadığım halıyı serdim. Priketin çocuğun üzerine düşeceğini bilemezdim. Koyduğum yarım blok priket şeklindeydi. Düşmesine ihtimal vermemiştim. Kasti hiçbirşey yoktur. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa şikayetten vazgeçmeyi kabul ediyorum, Suçsuzum, Beraatimi talep ediyorum. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ediyorum. Müşteki-sanığın ifadelerine bir diyeceğim yoktur", Sanık ...'nın; "Ben daha önce hazırlıkta ifade vermiştim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Olay günü ölen oğlum ile komşularıma yemek göndermiştim. Yemeği götürürken kafasına yukarıdan taş düşmüş. Şikayetçi değilim, maddi zararım yoktur, davaya katılmak istemiyorum. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ediyorum", Sanık ...'nın; "Ben daha önce hazırlıkta ifade vermiştim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Olay günü ölen sıralarıydı, yemek yiyorduk. Çocuğuma "bir tabak yemek de komşularımıza götür" dedim. Komşularımızın çatısında da halı asılıymış. Üzerinde de taş varmış. Olay günü hava rüzgarlı olduğu için kafasına yukarıdan taş düşmüş. ben taşı görmedim. Ambulans geldiği zaman olayı öğrendik. Direk ambulansa bindim. Komşularımız ambulansa haber vermiş. Olay komşularımızın bahçesinde meydana gelmiş. Şikayetçi değilim. Çocuğumun canını Allah verdi Allah aldı. Sonuçta kazadır, maddi zararım yoktur, davaya katılmak istemiyorum. Hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul ediyorum" şeklinde savunmada bulundukları anlaşılmaktadır. 7. Ölen 2003 doğumlu ...'nin anne ve babası sanıklar ..., ...'nin sanık ...'ten şikayetçi olmadıkları ve davaya katılma talebinde bulunmadıkları görülmektedir. 8. Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, 2003 doğumlu maktul ... komşuları olan sanık ...'ın adresinin önünde durur iken, sanığın ikametinin dam diye tabir edilen üst kısmında yıkamış olduğu halının rüzgardan uçmaması için koymuş olduğu briket parçasının rüzgar nedeniyle maktulun üzerine düşmesi sonucu “yüksekten başına briket düşmesi” ile husülü mümkün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyetine bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü olayda; maktul ...'nin anne ve babası sanıklar ..., ...'nin kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece sanıkların beraatine ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümlerde bu nedenle hukuka aykırılık bulunmamış olup, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden; Olay günü saat 16:00 sıralarında, 2003 doğumlu maktul ... komşuları olan sanık ...'ın adresinin önünde durur iken, sanığın ikametinin dam diye tabir edilen üst kısmında yıkamış olduğu halının rüzgardan uçmaması için koymuş olduğu briket parçasının rüzgar nedeniyle maktulun üzerine düşmesi sonucu “yüksekten başına briket düşmesi” ile husülü mümkün künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyetine bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü olayda; sanık ...'ın olay günü havanın rüzgarlı olduğunu bilmesine rağmen briket parçasının damdan düşüp birini yaralayabileceğini düşünmeyerek briket parçasını halını üzerine koyduğu bu şekildeki taksirli davranışıyla maktulün ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmakla, eylem ile ölüm olayı arasında illiyet bağının olduğu gözetilmeden, sanık ...'ın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi sebebiyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş olup, o yer Cumhuriyet savcısının kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle,Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Reyhanlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/275 Esas, 2016/56 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.