1. Ceza Dairesi 2022/6932 E. , 2023/41 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğa yönelik kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü…
**1. Ceza Dairesi 2022/6932 E. , 2023/41 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğa yönelik kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/2485 Esas, 2020/145 Karar sayılı kararıyla; "Katılan ...'ın suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle 6284 sayılı yasanın 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nin mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan, dolayısıyla katılan sıfatını alacak tarafın sunacağı delillere karşı sanıklara savunma hakkı tanınmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması ve katılanın yaralanmasının niteliği ve vehametine göre 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulaması sırasında sanığa alt sınır üzerinde ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi" nedeniyle hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/166 Esas, 2020/180 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/1445 Esas, 2020/1176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... ve vekili ile katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, iddia, mütalaa ve hükmün uyumlu olmadığına, çelişki bulunduğuna, B. Katılan bakanlık vekilinin temyiz sebepleri sanık hakkında takdirî indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü sanık ... katılan ...'ın telefon aracılığı ile görüştükleri, karşılıklı gerginlik yaratacak şekilde konuştukları, bir araya geldiklerinde sanığın ve katılanın yanında başka kişilerin de olmasına rağmen tartışmanın büyüdüğü, akabinde katılanın, abisi ...'i arayıp olay yerine çağırdığı, her ne kadar sanık savunmasında katılanı olay yerinde görmediğini, nasıl yaralandığını bilmediğini söylese de olay yeri tutanağı, tanıkların anlatımları, katılan ... ağabeyinin beyanları, sanığın kaçamaklı ikrarı, sanık ile katılanın olay öncesine dayalı husumetlerinin oluşu, sosyal medya üzerinden ve telefonla birbirlerine yönelik tehdit içerikli ifadeler kullanmaları dikkate alındığında sanık savunmasına itibar edilmediği, sanığın katılana yönelik eylemini bıçakla gerçekleştirmiş oluşu, hedef alınan vücut bölgeleri, yaranın niteliğinin alınan adlî muayene raporuna göre kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olarak belirlendiği, bu itibarla sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile sanığın eylemini duyduğu tabanca sesinden korkup kaçması sonucu tamamlayamadığı, bu nedenle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, sanığın suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu resmi nüfus kayıt örneğinden anlaşılan katılana karşı 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık ikrarı, 3. Katılanın istikrarlı beyanları, 4. Tanıklar N.T, S. A, İ.K, H.İ.C beyanları, 5. Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 19.12.2017 tarihli sol femoral bölge proksimalinde femoral arter traje komşuluğunda yaklaşık 1.5 cm lik cilt altı dokuyu geçen kesi bulunduğu, kafa kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, iç organ, büyük damar ve sinir lezyonu tarif edilmediği, yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna dair raporu dosya arasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan ... vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın çelişkili olduğuna yönelen temyiz sebepleri bakımından, Toplanan deliller, alınan beyanlar, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmı, sanığın tevilli ikrarı, katılan ... tanıkların istikrarlı anlatımları, adli rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Katılan Kurum vekilinin takdiri indirim hükümlerine yönelen temyiz sebebi bakımından, Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının, hükmü veren Mahkemenin takdirinde olduğu, nitekim Mahkemece, "Sanığın sabıkasız geçmişi ve cezanın geleceğine olası etkilerinin gerekçe gösterildiği ve sanığın güncel adlî sicil kaydının incelenmesi neticesinden suç tarihi itibariyle sanığın sabıkası bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/1445 Esas, 2020/1176 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2023 tarihinde karar verildi.