10. Hukuk Dairesi 2014/20330 E. , 2016/716 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, asıl ve birleşen dava yönünden rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, asıl dava yönünden, davanın geri alınması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Te…
**10. Hukuk Dairesi 2014/20330 E. , 2016/716 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, asıl ve birleşen dava yönünden rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, asıl dava yönünden, davanın geri alınması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ile davalılardan ..... vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Mahkemece, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile anılan maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında oluşan hukuki durum gözetilerek, gelirin ilk peşin sermaye değeri olan 6860,45 TL. dikkate alınarak, davalı işveren .....’nin % 25 kusur karşılığı 1715,11 TL.’ye hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, gelirlerdeki artışlarda dahil gelirin ilk peşin sermaye değeri esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıca, davalıdan tahsiline karar verilen tutar hükümde gösterilmeksizin HMK’nın 297. maddesine aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.