(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/17705 E. , 2007/1897 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, imar
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/17705 E. , 2007/1897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 09.10.2000 gün ve 1998/138-2000/393 sayılı karar ile davanın kabulü ile 04.04.2000 tarihli krokideki (A) harfli 10000 m2 taşınmazın davacı adına tapuya tesciline) karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/03/2005 gün ve 2005/454-3283 EK sayılı bozma kararı ile (Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın % 5-10 meyilli olduğunu, kumtaşı, anakayadan oluşan 30-60 cm derinliğinde ... yapısı bulunduğunu, içinde orman ağacı kök ve dal artığı bulunmadığını, 1956 tarihli memleket haritası ile 1954 tarihli ... fotoğrafında kısmen çalılık kısmen de açık alanda kaldığını, taşınmazın 8840 m2’lik bölümünün % 20 eğimli olduğunu ve resmi belgelerde açık alanda kaldığını, orman sayılan yerlerden olduğunu, 12.675 m2’lik bölümünün ise, meyilinin % 5 olduğunu, erozyonik özellik taşımayan ... yapısında olduğunu, resmi belgelerde açık alanda kaldığını, orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklanmış olup, çekişmeli taşınmazın yörede 1955 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında taşlık ... olarak tescil harici bırakıldığı, bitişik olarak bulunduğu 969 nolu kadastro parselinin Hazine adına tarla olarak tapuda kayıtlı olduğu, uzman bilirkişinin taşınmazın kısmen çalılık alanda kısmen de açık alanda kaldığını açıklamasına rağmen, memleket haritası olarak dosyaya sunduğu krokide; taşınmazın tüm etrafının yeşile ... ormanlık alan olarak gösterildiği, davacının talep ettiği 8840 m2’lik alanın da bu ormanlık alan içinde yer aldığı, bu bölümün uzman orman bilirkişi tarafından da orman olduğunun kabul edildiği, geriye kalan (A) harfli 10.000 m2’lik alanın ise, orman olmadığı açıklanmasına rağmen bilirkişinin düzenlediği krokiden, bu bölümün; etrafının tamamen yeşil ormanlık alan olarak gösterildiği ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/8-242-292 sayılı kararı ile de öncesi orman olan yerde taşınmazın orman tahdidi yapılarak tahdit dışında bırakılıncaya kadar orman olduğu hususunun kabul edildiği, kaldı ki; (A) harfli bölüm 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olarak kabul edilse dahi, 4 yönden ormanlık alan ile çevrili olması ve mülkiyet belgesinin bulunmaması nedeni ile (A) bölümünün de orman olarak kabulü gerektiği göz önüne alınarak; davanın tümüyle reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği) sebebiyle bozulmuştur. Mahkemece,bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1955 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 16/02/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.