T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1041 KARAR NO : 2025/3248 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/02/2025 NUMARASI : 2023/704 E - 2025/65 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1041 KARAR NO : 2025/3248 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/02/2025 NUMARASI : 2023/704 E - 2025/65 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 17/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının iş yerinde kurumun bilgisi dışında dağıtım sistemine doğrudan bağlantı yaparak kurum kayıtlarında olmayan bir sayaç üzerinden kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, bu hususun kurum görevlilerince tutanak altına alındığını, davalının kullandığı kaçak elektrik tüketimine karşılık olarak düzenlenen faturaları ödemediğini, bu neden İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, borca itiraz edildiğinden takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaçak elektrik kullanımı tespit edilen adresin müvekkilin iş yeri olmadığını, tespit yapılan tarihte müvekkilin söz konusu taşınmaz ile bir ilgisinin de bulunmadığını, davacının, müvekkilin söz konusu binanın müteahhidi olması sebebiyle davayı ticari iş olarak nitelendirmesinin usule aykırı olduğunu, zira söz konusu binanın yapımının kaçak elektrik kullanımı tespitinden yaklaşık 1 yıl önce tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ... İnşaat tüzel kişiliğinin 2008 yılında ticaret sicilinden terkin edilerek kapatıldığını, kabul anlamına gelmemesi kaydıyla bir an için söz konusu taşınmazda belirtilen tarihlerde kaçak elektrik kullanımı olduğu varsayımında müvekkilin tüketici olarak sorumluluğunun doğacağını, davacı kurum görevlilerince müvekkilin yokluğunda düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece ; Çekmeköy Şehit Vefa Karakurdu Polis Merkezi Amirliği tarafından tanzim edilen tutanağa göre davalının 1990-2007 tarihleri arasında Mimar Sinan Mah. Çağlayan Sok. ... Çekmeköy adresinde oturduğu belirtilmiş, bu durumda kaçak elektrik tutanağına dair tanzim edilen yerin abone grubu olarak ticarethane olarak tanzim edilmiş ise de bu yerin mesken olarak davalı tarafından kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle ;"HMK 2,4, 20,114 ve 115 maddeleri gereğince Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle açılan davanın USULDEN REDDİNE Görevsizlik kararını kesinleşmesinden veya kanunyoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulduğu takdirde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Adliyesi Nöbetçi Tüketici Mahkemesine HMK 20 maddesi gereğince GÖNDERİLMESİNE" şeklinde karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Dairemizin 2022/2631 esas, 2023/1944 karar sayılı 13/06/2023 tarihli kararı ile görev yönünden araştırma yapılması gerektiği gerekçesiyle sözkonusu kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda ; " Davalının inşaat yaptığı adreste davacı tarafından 06/11/2019 tarihli kaçak/usulsöz elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiği, davalının tutanağa konu edilen taşınmaz üzerinde inşaat yaptığını inşaatın 25/01/2019 tarihinde hak sahiplerine teslim ettiğini bu tutanağa konu kullanımdan sorumlu olmadığını iddia etmiş ise de davalının ilgili adresteki aboneliğini iptal ettirdiğini gösteren bilgi ve belge sunmadığı, bu sebeple tutanaktan sorumlu olacaktır. alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 2.771,57 TL asıl alacak, 90,39 TL İşlemiş faiz, 16,27 TL KDV alacaklı olduğu" gerekçesiyle ,1-Davanın kısmen kabulüne,2-Davalının İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin;3-2.771,57 TL asıl alacak, 90,3 TL İşlemiş faiz, 16,27 TL KDV olmak üzere takip başlangıcında belirtilen şartlar altında aynen devamına,4-Fazlaya dair taleplerin reddine,5-Şartları oluşmayan icra inkar tazminatının reddine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Mahkeme'nin kararına dayanak olarak Bilirkişinin verdiği raporu dikkate alarak karar vermiştir. Oysa bilirkişi raporu karar vermeye yeterli bir rapor değildir. Mahkeme'nin bilirkişi raporuna yaptığımız itirazlarımızı dikkate alması gerekmektedir. Kaçak tutanağı Şirketimizde kaydı olmayan (yasal şekilde tesis edilmemiş) bir sayaçla bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesi olmadan elektrik kullanıldığı tespit edilerek düzenlenmiş ve kaçak tüketim hesabı sayaç endeksi esas alınarak yapılmıştır. Sayın Bilirkişi ise mevzuatta ticarethaneler için bildirilen asgari güç değeri, ortalama çalışma saati ve 90 gün süre ile tüketim hesabı yapmıştır.Dosyadaki bilirkişi raporlarında sayın bilirkişinin değerlendirmesi de doğru değildir. Sayacının kaydettiği demant değeri doğrudur ve davalının dağıtım sisteminden çektiği akımın gerçek karşılığıdır. Dolayısıyla tespit edilen bağlantı gücü (demant değeri) tutanak üzerinde 4,732 kW olarak gösterilmiş olup hesaplamada bu değerin esas alınması gerekmektedir. Ayrıca perakende satış sözleşmesi olmayanlar için çalışma saatinin %20 oranında artırılacağı Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44.maddesi dördüncü fıkrasının hükmüdür. Hesaplamada 9,6 saat alınmalıdır. Oysa Bilirkişi 8 saati dikkate almıştır. Elektrik tüketilin yer basit yapı olmayıp basit olmayan yapıdır. Çünkü kaçak elektrik tüketilen yer müteahhit tarafından yapılan bir yerdir. Bilirkişi “Sayaç demant değeri, sayacın kurulduğu ilk andan itibaren anlık olarak çektiği en yüksek güç miktarının bir ölçüsüdür. Ancak Yönetmeliğin kaçak elektrik tüketimi miktarı hesabına yönelik yöntemlerinin açıklandığı maddelerinde sayaç demant değeri kullanılarak hesaplama yapılabileceğine yönelik bir hesaplama yönteminden bahsedilmemiştir.” gerekçesiyle yapmış olduğumuz itirazlarımızı dikkate almamıştır. Günlük hayatın akışı içerisindeki her durumun yasal mevzuatta açıkça ifade edilmesini beklemek doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Sonuçta raporda yine Bilirkişinin kendisi tarafından da bahsedildiği üzere elektronik sayaçlar üzerinden geçen en yüksek akımı kaydetmekte ve ilgili ayın son gününe kadar hafızasında tutmaktadır. Bu değerin hatalı olduğu ve olacağı ile ilgili bir bulgu ve belge de yoktur. Bu değer bir tespit gücü olarak değerlendirilmek durumundadır. Ortada böyle bir değer varken ve Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44.maddesi ikinci fıkrası b) bendinde açıkça “Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır.” Hükmü varken sayaç demant değerine hesaplama yapılacağı yönünde hüküm olmadığının ileri sürülmesi hatalı bir yaklaşımdır. Bilirkişinin elektronik sayacın üzerinden geçen akıma göre hafızasına kaydetmiş olduğu değerin neden tespit edilen güç sayılamayacağının açıklanması gerektiği halde bu konuda bir beyanda bulunmamıştır. Ayrıca Bilirkişi elektronik sayacın üzerinden geçen akıma göre de hesaplama yaparak değerlendirmeyi Mahkeme’ye bırakmalıdır. Sayın Birikişi tek hesap yaparak Sayın Mahkeme’nin vereceği kararı kısıtlamaktadır. Oysa Bilirkişi itirazımız doğrultusunda da hesap yapması gerekmektedir. "şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul Anadolu 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında; davacı tarafça davalı hakkında Mimar Sinan Mah Çağlayan sokak ... adresindeki 0211107232 no.lu müşteri ve*** *** **** no. lu sözleşme ile ilgili olarak, kaçak elektrik tüketimi iddiası ile "6 adet alacak -2019 tarihli" şeklinde borcun sebebi gösterilerek; 24.131,73 TL asıl alacak, 897,70 TL faiz , 161,59 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 25.191,02 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Dava konusu kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı, davalının inşasını gerçekleştirdiği binadaki elektrik kullanımına istinaden kayıtsız sayaç üzerinden tüketim yapılması tespitiyle düzenlenmiş olduğu görülmektedir.Davalının temsilcisi olduğu dava dışı ... inş...Ltd Şti ile arsa sahipleri arasında 25/12/2013 tarihinde noterde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığı ,inşaatın yapılacağı taşınmazın adresinin Mimar Sinan Mah Çağlayan sokak ... olduğu görülmüştür.Kaçak tesbit tutanağında da aynı adresin yazılı olduğu görülmüştür.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının inşaatını yaptığını kabul ve beyan ettiği kaçak kullanımına konu adresten sorumluluğunun kaçak tespit tarihi itibariyle devam edip etmediğinin tespit edilmesi noktasında toplandığı, inşasını yaptığını binayı 25.01.2019 tarihinde hak sahiplerine teslim ettiğini ve sorumluluğunun kalmadığını beyan eden davalının, şantiye elektriği kullanıldığı anlaşılan ilgili adresteki aboneliğini iptal ettirdiğini gösteren bilgi ve belgeler sunamadığı takdirde ilgili adresteki elektrik tüketiminden (hak sahipleri tarafından yapılsa dahi) ve Yönetmeliğin 42.1(c) maddesinde tanımlanan kaçak kullanımı şekline uyan dava konusu 06.11.2019 tarihli kaçak elektrik kullanımından sorumlu olacağı, Davacı tarafından sunulan tahakkuk belgelerine göre, kaçak tüketim miktarı hesabında tespit tarihindeki sayaç endeks değerlerinin 90 gün üzerinden tüketim miktarı olarak esas alındığı, ancak endeks değeri tümden tüketim miktarı olarak esas alınan sayacın bu tüketimi hangi zaman aralığında ve sürede yaptığı bilinemediği gibi, zaten sayacın da yasal şekilde de tesis edilmediği yönünde tespit yapıldığı anlaşılmakla, sayaç endeks değerlerinin tüketim miktarı hesabında kullanılamayacağı ve Yönetmeliğin diğer hesaplama yöntemi kullanılarak kaçak tüketim miktarının hesaplanması gerektiği, Hesaplanan 2.160.-kWh tüketime tüketimin yapıldığı varsayılan dönem birim fiyatlarıyla yapılan tahakkuk hesabı sonucunda 28.11.2019 son ödeme tarihli fatura bedeli 2.771,57.-TL, 29.01.2020 takip tarihi itibariyle borç tutarı 2.878,23.-TL olarak hesaplanmış, davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğu yönünde görüş ve kanaate varıldığı bildirilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi ek raporunda özetle; tarafların kök rapora beyan ve itirazları sonrasında yeniden yapılan değerlendirmeler sonucunda kök raporda verilen görüşlerde herhangi bir sapma veya değişim olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının inşaatını yaptığını kabul ve beyan ettiği kaçak kullanımına konu adresten sorumluluğunun kaçak tespit tarihi itibariyle devam edip etmediğinin tespit edilmesi noktasında toplandığı, inşasını yaptığını binayı 25.01.2019 tarihinde hak sahiplerine teslim ettiğini ve sorumluluğunun kalmadığını beyan eden davalının, şantiye elektriği kullanıldığı anlaşılan ilgili adresteki aboneliğini iptal ettirdiğini gösteren bilgi ve belgeler sunamadığı takdirde ilgili adresteki elektrik tüketiminden (hak sahipleri tarafından yapılsa dahi) ve Yönetmeliğin 42.1.(c) maddesinde tanımlanan kaçak kullanımı şekline uyan dava konusu 06.11.2019 tarihli kaçak elektrik kullanımından sorumlu olacağı, davacı tarafından sunulan tahakkuk belgelerine göre, kaçak tüketim miktarı hesabında tespit tarihindeki sayaç endeks değerlerinin 90 gün üzerinden tüketim miktarı olarak esas alındığı, ancak endeks değeri tümden tüketim miktarı olarak esas alınan sayacın bu tüketimi hangi zaman aralığında ve sürede yaptığı bilinemediği gibi, zaten sayacın da yasal şekilde de tesis edilmediği yönünde tespit yapıldığı anlaşılmakla, sayaç endeks değerlerinin tüketim miktarı hesabında kullanılamayacağı ve Yönetmeliğin diğer hesaplama yöntemi kullanılarak kaçak tüketim miktarının hesaplanması gerektiği, hesaplanan 2.160.-kWh tüketime tüketimin yapıldığı varsayılan dönem birim fiyatlarıyla yapılan tahakkuk hesabı sonucunda 28.11.2019 son ödeme tarihli fatura bedeli 2.771,57.- TL, 29.01.2020 takip tarihi itibariyle borç tutarı 2.878,23 TL olarak hesaplanmış olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Kayıtsız sayaç endeks değerinin hesaplamada kullanılamayacağı,bu sebeple demant değerinin hesaplamada kullanılamayacağı açık olmakla,bilirkişinin inşasını yaptığını binayı 25.01.2019 tarihinde hak sahiplerine teslim ettiğini ve sorumluluğunun kalmadığını beyan eden davalının, şantiye elektriği kullanıldığı anlaşılan ilgili adresteki aboneliğini iptal ettirdiğini gösteren bilgi ve belgeler sunamadığı takdirde ilgili adresteki elektrik tüketiminden (hak sahipleri tarafından yapılsa dahi) ve Yönetmeliğin 42.1.(c) maddesinde tanımlanan kaçak kullanımı şekline uyan dava konusu 06.11.2019 tarihli kaçak elektrik kullanımından sorumlu olacağı şeklindeki bilirkişi ve mahkeme kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Ayrıca ; davacı tarafından sunulan tahakkuk belgelerine göre, kaçak tüketim miktarı hesabında tespit tarihindeki sayaç endeks değerlerinin 90 gün üzerinden tüketim miktarı olarak esas alındığı, ancak endeks değeri tümden tüketim miktarı olarak esas alınan sayacın bu tüketimi hangi zaman aralığında ve sürede yaptığı bilinemediği gibi,yukarıda da açıklandığı üzere , sayacın da yasal şekilde tesis edilmediği tesbit edildiğinden ,bu sebeplerle sayaç endeks değerlerinin tüketim miktarı hesabında kullanılamayacağı ve Yönetmeliğin diğer hesaplama yöntemi kullanılarak kaçak tüketim miktarının hesaplanması gerektiği,buna göre fatura bedelinin hesaplanmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.Böylece, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2025