1. Hukuk Dairesi 2025/543 E. , 2025/1787 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/347 E., 2024/574 K. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddine ilişkin karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadak…
**1. Hukuk Dairesi 2025/543 E. , 2025/1787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/347 E., 2024/574 K. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen davanın reddine ilişkin karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Batman ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacıya babasından intikal ettiğini, çok uzun süredir davacının zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiş, davacı ...'ın yargılama sırasında ölümü ile davaya mirasçıları devam etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, İdareleri tarafından yaptırılan tahkikat sonucu taşınmazın kullanılmadığının, taşlık kayalık vaziyette olduğunun tespit edildiğini, davacı lehine zilyetlikle mülkiyet kazanma koşullarının oluşmadığını, taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesi hükmü uyarınca Hazine adına tescilini talep ederek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.09.2014 tarihli ve 2013/65 Esas, 2014/482 Karar sayılı kararıyla; teknik bilirkişinin 22.05.2014 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 31.465,27 metrekarelik bölümü üzerinde davacı lehine Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri uyarınca zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.04.2019 tarihli ve 2016/9436 Esas, 2019/2964 Karar sayılı kararıyla; yapılan araştırma ve uygulamanın hükme yeterli bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın 2002 tarihli hava fotoğrafında tarımsal faaliyette kullanıldığı, 1984 ve 2002 tarihleri arasında hava fotoğrafı bulunmadığından mahalli bilirkişi beyanlarının esas alındığı, böylece davacı lehine zilyetlikle mülkiyet edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın anılan kısım yönünden kabulüne, fen bilirkişi raporunda (B1) ve (B2) harfleri ile gösterilen taşınmazlarda herhangi bir kullanım tespit edilemediğinden bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.