19. Ceza Dairesi 2018/3904 E. , 2018/9301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ; 1)İİK’nın 337/a maddesine aykı
**19. Ceza Dairesi 2018/3904 E. , 2018/9301 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ; 1)İİK’nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede, Sanığın üzerine atılı ve İİK'nın 337/a maddesinde unsurları yazılı “Ticareti Usulüne Aykırı Terk Etmek” suçunun takibi şikayete bağlı olup, somut olayda Çiğli Vergi Dairesi Müdürlüğünün 06.11.2015 tarihli yazısı ile sanığın yetkilisi olduğu borçlu şirketin ticaret siciline kayıtlı son adresinde yoklama yapıldığı, düzenlenen 27.02.2015 tarih ve 201*** *** ****-4 sayılı yoklama fişinde söz konusu adreste şirketin gayrifaal olduğu, sadece büro şeklinde kullanıldığı, resen terkinin yapılmasının istendiği tespit edildiği, dairece resen terk çalışmasının devam ettiği, borçlu şirketin ticaret siciline kayıtlı adresine 24.03.2015 tarihinde hacze gidildiği, şikayet tarihinin ise 30.06.2013 tarihi olduğu anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin İİK'nın 347. maddesinde düzenlenen öğrenmeden itibaren üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra şikayette bulunması nedeniyle İİK'nın 347. maddesi gereğince şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi yerine, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, tebliğnameye uygun olarak İİK'nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının DÜŞÜRÜLMESİNE, 2)İİK'nın 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede, CMK'nın 225. maddesi gereğince davanın konusunun iddianamede/iddianame yerine geçen belgede anlatılan olay ve fiiller olmasına göre, şikayet dilekçesinde 2004 sayılı İİK'nın 333/a maddesi kapsamında bir şikayet bulunmadığı gözetildiğinde İİK'nın 351. maddesi hükümleri de nazara alınarak sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Sanığa isnat edilen İİK'nın 333/a maddesinde düzenlenen "ticari işletme yöneticisinin alacaklıları zarara sokmak kastı ile borcu ödememesi" suçunun oluşması için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücüne sahip olması ve şirketin hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan şirket yetkilisinin alacaklıyı zarar uğratmak kastıyla şirket borcunu ödememesi gerekmekte olup, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığının tespiti çin öncelikle borçlu şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden öğrenilerek muhasebecisi veya şirket ortaklarından gerektiğinde zabıta marifetiyle ticari defterlerin temin edilerek, takibin kesinleştiği tarih itibariyle şirketin borcu ödeme gücüne sahip olup olmadığının tespiti çin borçlu şirket defter ve belgeleri ile banka hesapları üzerinde karşılaştırılmalı olarak bilirkişi marifeti ile inceleme yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, takibin kesinleştiği tarih itibariyle ödeme gücü olup olmadığını tespit etmeyen yetersiz bilirkişi raporuna istinaden eksik kovuşturmayla yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre de; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 333/a maddesinde düzenlenen suçlar yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.