5. Hukuk Dairesi 2025/9109 E. , 2026/4338 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/437 Esas, 2021/35 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar v…
5. Hukuk Dairesi 2025/9109 E. , 2026/4338 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/437 Esas, 2021/35 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan inceleme ve işlem sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 65... (eski 445) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare vekili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.06.2016 tarihli ve 2012/743 Esas, 2016/474 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davalıların dava konusu taşınmazda 6997/161280 hissesinin bulunduğu gözetilmeksizin tam paya göre bedele hükmedilmesi ve hükmedilen bedele dava tarihinden dört ay sonrasından karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, faiz başlangıç tarihinin yanlış gösterilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 13.01.2021 tarihli ve 2019/437 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranının uygun olmadığını, bedelin yüksek olduğunu, dahili davalıların murisi ve halen tapuda malik görünen ...’in karar başlığında gösterilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davalıların paylarına düşen bedel 8.774,05 TL olduğu hâlde, maddi hata sonucu hükümde 9.774,04 TL olarak gösterilmesi hatalıdır. 4. Davacı idare tarafından fazla yatırılan 193.466,57 TL'nin iadesine ilişkin hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir. 5. Dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalle adının hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme gerekçeli kararının hüküm fıkrasının; a.(2) numaralı bendinde bulunan "9.774,04" sayısının çıkartılması, yerine "8.774,05" sayısının yazılması, b.(1) numaralı bendinde bulunan "..." kelimesinin çıkartılması, yerine " ..." kelimesinin yazılması, c. Ayrı bir bent olarak "Davacı idarece fazla bloke edilen 193.466,57 TL davalılar tarafından bankadan çekilmiş ise çekilme tarihine kadar işlemiş neması ile birlikte davalılardan hisseleri oranında alınarak davacıya verilmesine, çekilmemiş ise varsa işlemiş nemaları ile davacı idareye iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.