Başvuru, hükümlünün bazı haklarından disiplin cezasının yerine getirilmesi sürecinde mahrum bırakılması ve disiplin cezasına ilişkin savunmasını müdafi huzurunda yapamaması nedenleriyle kötü muamele yasağı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; hükümlünün bazı haklarından disiplin cezasının yerine getirilmesi sürecinde mahrum bırakılması ve disiplin cezasına ilişkin savunmasını müdafi huzurunda yapamaması nedenleriyle kötü muamele yasağı ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 13/5/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Ceza İnfaz Kurumunun ring aracıyla hastaneye sevkleri sırasında başvurucunun da arasında bulunduğu hükümlülerin ring aracının kamerasını peçeteyle kapatarak görüntü alınmasını engellemeleri üzerine haklarında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Disiplin Kurulu Başkanlığının 28/1/2016 tarihli kararı ile 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrasının (c) bendi gereğince başvurucunun "5 gün hücreye koyma cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararda, bu eyleme dair kamera kayıtlarının da incelendiği belirtilmiştir. Başvurucu, anılan karara karşı Kırıkkale İnfaz Hâkimliğine (Hâkimlik) şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Hâkimlik tarafından yazılan 10/3/2016 tarihli müzekkereyle 17/3/2016 tarihinde saat 35'te şikâyetin duruşmalı olarak inceleneceği, savunmasını kendisi hazır bulunması ya da vekâletnamesini ibraz etmesi suretiyle avukatı ile birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabileceği başvurucuya bildirilmiş, anılan müzekkere Ceza İnfaz Kurumu idaresince başvurucuya 16/3/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. 17/3/2016 tarihli duruşmada başvurucunun avukatıyla görüşmek istediğini bildirmesi üzerine Hâkimlikçe kendisine bu konuda daha önce tebligat yapıldığı hatırlatılmıştır. Başvurucu ise duruşma tarihinin kendisine 16/3/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, bu süre zarfında avukatıyla görüşmesinin mümkün olmadığını ifade ederek ek süre talep etmiştir. Hâkimlik, başvurucuya gerekli tebligat yapıldığı hâlde başvurucunun avukatıyla hazır olmadığını ve beyanda bulunmadığını belirtmiş; başvurucunun beyanda bulunmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar vererek başvurucunun verilen disiplin cezasına itirazının reddine karar vermiştir. Aynı celsede Ceza İnfaz Kurumunda jandarma astsubay olarak görev yapan ve olay anında Ceza İnfaz Kurumunun ring aracında bulunan T.E. tanık olarak dinlenmiş ve beyanında başvurucunun güvenlik kamerasının önüne peçete kapatmak suretiyle içeriyi görmelerini engellediğini bildirmiştir. Başvurucuya tanık beyanına karşı diyeceği olup olmadığı sorulmuş, başvurucu karşı bir beyanda bulunmak istemediğini ifade etmiştir. Başvurucu, müdafi huzurunda savunmasını yapamadığı itirazını da içerir biçimde karara karşı itiraz etmiştir. İtiraz, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 7/4/2016 tarihli kararıyla kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Nihai karar başvurucuya 16/4/2016 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 13/5/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi 9/7/2018 tarihli yazısıyla Ceza İnfaz Kurumundan başvurucunun hücre disiplin cezasının infaz edildiği süreçte başvurucunun erişemediğini iddia ettiği hususlara ilişkin ayrıntılı bilgi talep etmiştir. Ceza İnfaz Kurumu, Anayasa Mahkemesinin sorduğu tüm hususlara 12/7/2018 tarihinde yazılı cevap vermiştir. Söz konusu cevap şöyledir:" Hücre cezasının infaz edilip edilmediği ile ilgili olarak;Kurumumuz Disiplin Kurulu'nun 28/01/2016 tarihli ve 2019/99 sayılı kararı ile verilen 5 Gün Hücreye Koyma disiplin cezasına karşı adı geçenin Kırıkkale İnfaz Hakimliğine itiraz ettiği ve itirazının reddedildiği, İnfaz Hakimliği kararına karşı yapmış olduğu itirazın da Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği, Kurum Tabibi tarafından 12/05/2016 tarihinde 2016/1642 protokol numarası ile yapılan muayene sonucunda hücre cezasına katlanabileceğinin bildirildiği, 12/05/2016 - 17/05/2016 tarihleri arasında hücre cezası infaz edildiği kayıtların tetkikinden anlaşılmıştır. Başvurucunun yakınlarıyla görüştürülüp görüştürülmediği; görüşmüş ise sayısı ve tarihleri ile ilgili olarak;5275 sayılı Kanun'un maddesinin Fıkrasında ' Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır.', Fıkrasında 'Hücreye konulan hükümlünün, resmî ve yetkili merciler ve avukat ile görüşmesine engel olunmaz.' hükümlerinin yer aldığı bu nedenle hücre cezası infaz edilmekte iken yalnızca resmî ve yetkili merciler (Vasi, Kayyım vb.) ve avukat ile görüşmesine izin verilmektedir. Kanun hükümleri gereğince adı geçen hücre cezası infaz edilmekte iken (5 Gün) yasal temsilcisi olmayan yakınları ile görüştürülmemiştir. Başvurucuya talebi üzerine kendisine gazete ve diğer süreli veya süresiz yayınların verilip verilmediği ile ilgili olarak;5275 sayılı Kanun'un maddesinin Fıkrasında yer alan ' Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır.' hükmü gereğince hücre cezasının infazı süresince (5 Gün) yayınlardan faydalandırılmamıştır. Başvurucunun televizyon izlemesine yada radyo dinlemesine müsaade edilip edilmediği, müsaade edilmekte ise hangi şartlara tabi olduğu ile ilgili olarak; 5275 sayılı Kanun'un maddesinin Fıkrasında yer alan ' Hücreye koyma cezası,hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır.' hükmü gereğince hücre cezasının infazı süresince (5 Gün) radyo dinlemesine ve televizyon izlemesinemüsaade edilmemiş ancak merkezi sistem radyo yayınından faydalanmıştır. Başvurucunun mektuplaşma imkanının bulunup bulunmadığı ile ilgili olarak;5275 sayılı Kanun'un maddesinin Fıkrasında yer alan ' Hücreye koyma cezası, hükümlünün eylemlerinin nitelik ve ağırlığına göre bir günden yirmi güne kadar, açık havaya çıkma hakkı saklı kalmak üzere, geceli ve gündüzlü bir hücrede tek başına tutulması ve her türlü temastan yoksun bırakılmasıdır.' hükmü gereğince hücre cezasının infazı süresince (5 Gün) mektuplaşma imkanı bulunmamaktadır." İlgili hukuk için bkz. Cihan Yeşil, B. No: 2013/8635, 6/5/2015,§§ 23-