T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1069 KARAR NO : 2025/1948 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.12.2022 NUMARASI : 2022/277 Esas 2022/991 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.01.2026 Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.12.2022 tarih 2022…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1069 KARAR NO : 2025/1948 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.12.2022 NUMARASI : 2022/277 Esas 2022/991 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12.01.2026 Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.12.2022 tarih 2022/277 Esas 2022/991 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine Fethiye İcra Müdürlüğünün 2017/2569 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacının dava konusu senedi alacaklı kısmını boş bırakarak dava dışı ... ...'a borcu karşılığında verdiğini, davacının davalı ile para alışverişinin bulunmadığını, davalı şirketin defterleri incelendiğinde bu hususun açık olarak görüleceğini iddia ederek, takip dosyasındaki senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, kabul anlamına gelmemekle birlikte, eğer davacı borçlu dava dilekçesinde ileri sürdüğü gibi senedi lehtar kısmını boş bırakarak müvekkili şirkete vermiş ise ve aralarında bir doldurma anlaşması yoksa elinde yazılı bir delil olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tanık deliline dayanmasına ve tanık dinlenilmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacının senet bedeli ve fer'ileri miktarında müvekkili şirkete borçlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibin kambiyo senedine dayandığı, davacının dava konusu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın yemin deliline dayandığı ve yemin metnini mahkemeye sunduğu, davalı şirket yetkilisi ....'nin 13.12.2022 günlü celsede dava konusu senede ilişkin olarak davacıdan alacaklı olduklarına dair senedi ticari alışveriş nedeniyle aldığına dair yemin ettiği, davacının senet altında bulunan imzayı inkar etmediği, senedi boş olarak dava dışı ....'a verdiğini, davalı şirket ile kendi arasında bir hiçbir ilişki bulunmadığını iddia ettiği, HMK'nın 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiği, senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak dolduruduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava konusu icra takibine konu senedi müvekkilinin alacaklı kısmı boş olarak dava dışı 'a borcu karşılığında verdiğini, senedin alacaklısının davalı şirket olmadığını, müvekkilinin davalı ile bir alışverişi ve başka herhangi bir para alışverişinin olmadığını, mahkemece davalı şirketin ticari defterlerinin de incelendiğini, şirket kayıtlarında dava konusu senede ilişkin olarak hiçbir belgeye ve kayda rastlanılmadığını, davalı şirketin bir mal aldığında aynı şekilde malın bütün detaylarını faturaya bağlı olarak defterlerine işlemek ve kayda almak, malı stoğa geçirmek zorunda olduğunu, karşılığı olmadan çek veya senet keşide edemeyeceğini, davalı şirket tarafından alınan şeyin yasa uyarınca defterlere işlenmesi, malın envantere kaydedilmesi ve stoğa girmesi gerektiğini, mal girişi yoksa verilen senedin karşılıksız olduğunu, ticari defterlerin noter açılış ve kapanışları düzgün ise muhakkak delil niteliğinin mevcut olduğunu, hamilin bonoyu iktisap ederken borçlu zararına hareket etmiş ise kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülebileceğini, borçlunun zararına bile bile hareket ve kötüniyetin ise yasa koyucu herhangi bir yazılı ispat şeklinden söz etmediği cihetle tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceğini, senet alacaklısı şirket temsilcisinin müvekkili ile aralarında bir ticari alışverişinin bulunduğuna dair yemin ettiğini, fakat ticari defterlerde bu ticari alışverişe ilişkin bir kayıt bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, icra takibine dayanak yapılan bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait olup, alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği borçlu tarafından, aynı mahiyette bir belgeyle borçlu olunmadığının ispatlanması gerekmektedir. Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak, senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK m. 191/1, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 6). Eğer taraflardan dan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Senede dayalı bu iddianın aksinin de yine yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. (Yargıtay HGK 05.02.2019 tarih ve 2017/(19)11-821 E. - 2019/58 K. sayılı ilamı) Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davanın muvazaa ve bedelsizlik iddiasına dayanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olmasına, senede karşı ileri sürülen her türlü iddia ve def'inin yazılı delille kanıtlanması zorunlu olup ispat külfeti üzerinde bulunan davacının senede karşı ileri sürdüğü senedin bedelsiz olduğu iddiasının da ancak yazılı delille ispatlanmasının gerekmesine, davacı tarafça senedin bedelsiz kaldığını gösterir herhangi bir yazılı delil sunulmamasına, dava konusu bono kambiyo senedi olup ticari defterlere kaydı zorunlu olmadığı gibi kambiyo senetleri illetten mücerret olup davalı tarafından davacının ileri sürdüğü temel ilişkiye ilişkin her hangi bir kabulünün de bulunmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacının istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünd en hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.