12. Ceza Dairesi 2014/10310 E. , 2014/26255 K. "" Tebliğname no : 12 - 2013/401212 Mahkemesi : Ayvalık(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi Tarihi : 04/10/2013 Numarası : 2013/398-2013/594 Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde …
**12. Ceza Dairesi 2014/10310 E. , 2014/26255 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname no : 12 - 2013/401212 Mahkemesi : Ayvalık(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi Tarihi : 04/10/2013 Numarası : 2013/398-2013/594 Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Gerekçeli karar başlığında, 19.06.2012 olan suçun işlendiği tarihin, 14.06.2012 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi, 2- Sanık hakkında 30.04.2013 tarihinde düzenlenen ve 16.05.2013 tarihinde mahkemece kabul edilen iddianamede, sanığın, 19.06.2012 tarihinde, katılanla yaptıkları telefon görüşmesini gizlice kaydetmek suretiyle TCK'nın 133/2. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu işlediği iddia edilmiştir. TCK'nın 133/2. maddesinde, en az üç veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesi eylemi suç olarak düzenlenmiştir. Somut olayda, sanık ve katılan olmak üzere sadece iki kişi arasında geçen ve elverişli bir araç (telefon) aracılığıyla gerçekleşen iletişime dayalı konuşmaların kaydedilmesi nedeniyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurları oluşmamıştır. Sanığın, kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini katılanın rızası olmaksızın kaydettiği sabit ise de, sanığın tarafı olduğu haberleşmenin içeriğini kaydetmesi eylemi, TCK'nın 132/1. maddesi kapsamında suç olarak düzenlenmemiştir. Şikayete konu ses kaydını içeren CD'nin çözümüne ilişkin bilirkişi raporu ve tarafların beyanlarına göre, kayda alınan görüşmeler sırasında, komşu olan sanık ile katılanın, sitede yaşanan sorunlar ve adliyeye yansıyan olaylar hakkında konuştukları, katılanın özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir husus konuşulmadığı nazara alındığında, sanığın eylemi, TCK'nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacaktır.