8. Hukuk Dairesi 2009/844 E., 2009/1481 K. 8. Hukuk Dairesi 2009/844 E., 2009/1481 K. - DAVA HAKKININ DEVRİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 977 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 999 ] "" Ali Şahin ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair G... Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 25.12.2008 gün ve 102/156 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece …
8. Hukuk Dairesi 2009/844 E., 2009/1481 K. **8. Hukuk Dairesi 2009/844 E., 2009/1481 K.** **- DAVA HAKKININ DEVRİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 977 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 999 ] **"İçtihat Metni"** Ali Şahin ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair G... Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 25.12.2008 gün ve 102/156 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece dava konusu 205 numaralı parselin kadastroca 30.04.1999 tarihinde Hazine adına tespit görüp 08.08.2000 tarihinde kesinleşmesi sebebiyle tapuya tescil edildiği, bu tarihten sonra yapılan satışların tapulu taşınmazın harici satışı niteliğinde kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle de BK. 213, Tapu Kanununun 26, TMK.nun 706.maddesi gereğince hukuken geçersiz olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Bu gerekçe somut olaya uymamaktadır. Zira kadastro tespitinin yapıldığı 30.04.1999 tarihine kadar taşınmaz üzerinde zilyet olan kişinin bu zilyetlik hakkını devretmesi mümkündür. Zilyetliği devralan zilyetlikle birlikte dava hakkını da devralmış sayılacağından açmış olduğu davanın dinlenmesi, kadastro tespitine kadar önceki zilyedin haklarına TMK.nun 977 ve 999 maddesi gereği halef olarak dava açıp taşınmazı iktisap edebilecektir. Davanın bu nedenle reddi doğru değildir. Ancak 14.11.2008 tarihinde yapılan keşifte hazır bulunan mahalli bilirkişi Panayotaki Graşi alınan beyanında taşınmazın 1958 yılında Nikola ve Regina isimli karı koca tarafından zeytinlik olarak kullanıldığını, 5-10 yıl sonra çocukları İstirati Frango'ya bağışladıklarını, Frango'nun da bu taşınmazı 1970'li yıllara kadar kullandığını, 1970 yılında ada'dan ayrıldığını ancak eniştesi Panoyot İpseftel'i taşınmaz üzerindeki zilyetliğini sürdürmesi için vekil tayin ettiğini, Panoyot'un 1980 yılına kadar bu şekilde zilyetliğini sürdürdüğünü, 1980'li yıllarda Panoyat'ın da ada'dan ayrıldığını ifade etmiştir. Aynı bilirkişi taşınmazın 2000'li yıllarda İstarati Frango tarafından Boztepe soyadlı kişilere satıldığını açıklamıştır. Bu açıklamalardan da anlaşıldığı gibi 1980 yılından sonra satıcı İstirati'nin taşınmaz üzerinde asli ve feri biçimde zilyet olmadığı anlaşılmaktadır. TMK.nun 977.maddesine göre, bir şeyde fiili hakimiyetini doğrudan doğruya sürdüren kimse dolaysız, başka bir kişi aracılığıyla sürdüren kimse ise dolaylı zilyettir. TMK.nun 976.maddesine göre de fiili hakimiyetin geçici nitelikteki sebeplerle kullanılmaması zilyetliği sona erdirmez. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi fiili hakimiyetin geçici değil fakat uzun süreli sebeplerle kullanılmaması zilyetliği sona erdirir.