10. Hukuk Dairesi 2023/7427 E. , 2024/784 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/42 E., 2022/179 K. DAVA TARİHİ : 12.04.2007 KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hacizlerin kaldırılması ve Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü…
**10. Hukuk Dairesi 2023/7427 E. , 2024/784 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/42 E., 2022/179 K. DAVA TARİHİ : 12.04.2007 KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen hacizlerin kaldırılması ve Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmek ve davacı vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.04.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına gelen olmadı. Davalı Kurum adına Av. .... geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün yapılan inceleme neticesinde noksan tespit edilen hususların ikmali için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiş, noksanlar ikmal edilerek dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurumun ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. imalat sorumlusu olarak çalışmış olup şirketin ödenmeyen SSK prim borçlarından dolayı görevli ve sorumlu olmayan davacıya karşı usul ve yasaya aykırı olarak ödeme emri ile adına kayıtlı .... plakalı aracın kayıtları üzerine haciz konduğunu, Kurum tarafından ödeme emri ile haciz bildirilmesinin müvekkiline tebliği edilmediğini müvekkilinin hiçbir zaman ikamet etmediği ve adresini dahi bilmediği adrese yapıldığını bu tebligatın usulsüz olduğunu bu nedenle ödeme emrinin ve haciz işleminin iptali gerektiğini, müvekkilinin Kurumun tahakkuk ve ödemesinden dolayı görevli ve sorumlu olmadığını, müvekkilinin her ne kadar 18.12.2002 tarihli imza sirküleriyle iki imza ile birlikte müdür olarak yetkili kılınmış ise de şirketin imalat bölümü sorumlusu ve yetkilisi olarak çalıştığını şirketin mali konuları ve muhasebe kayıtlarından keza ödemelerde kesinlikte görev ve yetkisi olmadığını, SSK kayıtları ve vergi kayıtları ile muhasebe kayıtları incelendiğinde davacının görev ve yetkisinin olmayacağının saptanacağını, müvekkilinin mali konular ile ilgili sigorta prim tahakkuk ve ödemeleri nedeniyle görevli ve yetkili olmadığını, prim borcu dönemi ile müvekkilinin çalışma döneminin aynı olmadığını, müvekkilinin işyerinden 26.06.2003 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, sigorta prim borcunun bu tarihten sonra 2003 yılı 12 ay ile 2004 yılı 1-4 ayları dönemine ait olduğunu, şirketin de 09.02.2004 tarihinde ortaklar kurulunda müvekkilinin istifası nedeniyle yeni müdürler atadığını, borçlu şirketin aczinin de saptanmadığını belirterek müvekkilinin davalı Kurumun sigorta primleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ödeme emri ile haczin kaldırılmasına, dava sonuna kadar haciz işlemi üzerinde tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumda işlem gören ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ne ait bulunan iş yeri ile ilgili olarak davacının 19.03.2001 tarihli 5255 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 334 sayfasında görüleceği üzere 21.02.2001 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketin üst düzey yetkilisi olarak görev yapmaya başladığını, davacının istifası ile prim borcundan kurtulacağının kabul edilse dahi bu durumda istifanın ancak buna dair ortaklar kurulu kararı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandıktan sonraki dönem için 3 üncü kişiler açısından etki doğurabileceğini, davacının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesi uyarınca limited şirket tüzel kişiliğinin mal varlığından tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacaklarının miktarı kadar şirketin aczinin saptanmasından sonra ikinci planda sorumlu tutulabileceği iddiasının yerinde olmadığını, ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin icraya intikal eden ve halen derdest olan 2004/13340 sayılı dosya ile icra takibine konu edilen takip yapıldığı tarih itibarı ile 1.157.082.80 TL prim ve gecikme zammı borcu ve 2004/13341 sayılı dosya ile takibe konulmuş bulunan ve 102.847.69.TL işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcunun bulunduğunu, Kurum alacağının halen tahsil edilmediği gibi borcun büyüklüğü göz önüne alındığından tahsil edilemeyeceğinin de ortada olduğunu belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile %10 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, ilk bozma öncesi ilk kararı ile davacının sorumlu tutulduğu dönem 2003/9 ile 2004/4 ayları arasındaki borçlardır. 2003/9 ayın primi Kanun gereği takip eden ayın sonuna kadar yatırılması gerektiğinden yani 2003/10 ayına kadar ödenmesi gerekeceğinden davacının 26.05.2003 tarihinden sonra artık sorumlu olmayacağı dikkate alındığında davaya konu takipteki borçlardan dolayı davacının bir sorumluluğunun olmayacağı kanaati ile davanın kabulü ile davalı SGK tarafından davacı ... Nazaroğlu aleyhine yapılan takip nedeniyle davacının takip konusu borçtan dolayı sorumlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin ilk bozma ilamı ile dava, nitelik itibariyle, davacının dava dışı .... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2003/9-2004/4 dönemi prim ve işsizlik sigortası primi borcunun tahsiline yönelik, davacı aleyhine düzenlenen ödeme emirlerinin ve adına kayıtlı ..... plaka sayılı araç üzerine konulan haczin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının, prim borçlusu Limited Şirketin ortağı olmayıp 20.11.2002 tarihli ve 2002/4 no.lu Ortaklar Kurulu kararı ile en az iki imza ile şirketi ilzama yetkili müdür olarak atandığı 09.02.2004 tarihli ve 2004/1 sayılı Ortaklar Kurulu kararı ile de davacının şirketteki görevinden ayrılması nedeniyle şirket müdürlüğünün iptal edildiği davalı şirketteki hizmet bildiriminin 10.01.2004 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükmüne göre, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, süresi içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu Kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hal böyle olunca, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükmüne göre, 20.11.2002-09.02.2004 döneminde işveren limited şirketin müdürlüğünü yapmış olan davacı, işveren şirketin bu dönemdeki prim ve gecikme zammından oluşan tüm borcundan dolayı Kuruma karşı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, davacının 2003/9-12 ayları ve 2004/1-2 aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu olacağına işaret edilerek bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen ikinci kararı ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin ikinci bozma ilamı ile Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamının davalı yararına usuli kazanılmış hak teşkil edip etmeyeceği bakımından, davacının davalı şirketteki hizmet bildiriminin 10.01.2004 tarihine kadar devam ettiğinden, davacının 2003/9-12 ayları ve 2004/1-2 aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu olacağına ilişkin bozma konusu değerlendirmenin maddi hataya dayalı olduğu açıktır. Maddi hataya dayalı olarak hak elde etmek evrensel evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde; uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi’nce iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 gün, 2004/10-44 E., 2004/19 K.). Bu sayılanların dışında ayrıca; görev konusu, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü-6. Baskı, cilt 5, 2001). Hal böyle olunca da maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan Dairemiz bozma ilamı ile davalı yararına usuli kazanılmış haktan söz etmek mümkün değildir. Kaldı ki maddi hataya dayalı bozma ilamında davacının 2003/9-12 ayları ve 2004/1-2 aylara ilişkin prim borçlarından sorumlu olacağı belirtilmesine rağmen, mahkemece davanın tümden reddinin de isabetsiz olduğu ortadadır, denilmiş ve karar tekrar bozulmuştur. C. Üçüncü Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen karar ile taraflarca sunulan deliller; Silivri Sosyal Güvenlik Merkezi, İstanbul Sigorta Müdürlüğü ve Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi işlem dosyaları, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendikten sonra mahkemece verilen karar Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2015 tarih 2014/20494 Esas 2015/10598 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme ve ilam gereğince yapılan araştırmada davacının şirket ortağı olmadığı, üst düzey yönetici de olmadığı ve bu yönde şirket adına bir işlemi bulunmadığı, istifadan sonra bu yöndeki yetkilerle şirket konusunda bir işlem yapmadığı kanaatine varılmakla, davanın kabulü ile İstanbul Sigorta Müdürlüğününü 2004/13340 sayılı takip nedeniyle davacının 2003/9-10-11-12, 2004/1-2-3-4 aylara ilişkin sigorta primlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, haczin iptaline, dair karar verilmiş ise de karara karşı davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Üçüncü bozma ilamı ile dava, dava dışı Limitet Şirketin ödenmeyen 2003 yılı 9, 10, 11, 12 nci aylar ile 2004 yılı 1, 2, 3, 4 üncü aylarına ait prim ve işsizlik sigortası prim ve gecikme zammı borçları nedeniyle, üst düzey yönetici olduğundan bahisle davacıya gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükmüne göre, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, süresi içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu Kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri Kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Hal böyle olunca, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi hükmüne göre, 20.11.2002-09.02.2004 döneminde işveren Limited Şirketin müdürlüğünü yapmış olan davacı, işveren şirketin bu dönemdeki prim ve gecikme zammından oluşan tüm borcundan dolayı Kuruma karşı işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunmaktadır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, dava dışı ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 20.11.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, 09.02.2004 tarih ve 2004/1 sayılı ortaklar kurulu kararı ile şirketteki müdürlük görevinden ayrıldığı, Mahkemece verilen önceki iki kararın Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince bozulduğu, Mahkemece, ikinci bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile İstanbul Sigorta Müdürlüğününün 2004/13340 sayılı takip nedeniyle davacının 2003/9-10-11-12, 2004/1-2-3-4 aylara ilişkin sigorta primlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, haczin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi gereğince Limited Şirkette müdür olan davacının sorumlu olacağı primlerin kapsamı belirlenirken, primlerin ait olduğu ayın sonunda tahakkuk edeceği gözetilerek, davacının şirketi münferiden temsile yetkili olduğu ve tahakkuk etmiş olan 2003/9-10-11-12, 2004/1 inci aylarına ilişkin borçlardan limited şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ancak davacının müdürlük yetkisinin sona erdiği 2004 yılı Şubat ayına ait borcun, bu ayın sonunda tahakkuk edeceği, yani yetkinin sona erdiği 09.02.2004 tarihinde borcun henüz tahakkuk etmemiş ve ödenebilir hale gelmemiş olması sebebiyle bu ay (2004/2 nci ay) ile sonraki aylara ait (2004/3 ve 4 üncü aylar) borçtan davacının sorumlu tutulamayacağının dikkate alınmaması nedenleri ile karar üçüncü kez bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İncelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, Yargıtay bozma ilamı içeriği hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dışı ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 20.11.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, 09.02.2004 tarih ve 2004/1 sayılı ortaklar kurulu kararı ile şirketteki müdürlük görevinden ayrıldığı, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi gereğince Limited Şirkette müdür olan davacının, şirketi münferiden temsile yetkili olduğu ve tahakkuk etmiş olan 2003/9-10-11-12, 2004/1 inci aylarına ilişkin borçlardan limited şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ancak davacının müdürlük yetkisinin sona erdiği 2004 yılı Şubat ayına ait borcun, bu ayın sonunda tahakkuk edeceği, yani yetkisinin sona erdiği 09.02.2004 tarihinde borcun henüz tahakkuk etmemiş ve ödenebilir hale gelmemiş olması sebebiyle bu ay (2004/2 nci ay) ile sonraki aylara ait (2004/3 ve 4 üncü aylar) borçtan davacının sorumlu olmayacağı kanaatine varılmakla, davanın kısmen kabulüne dava dışı ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. borçlarından dolayı davacı hakkında düzenlenen 2004 yılı 2, 3 ve 4 üncü aylara ilişkin borçlardan dolayı davacının Kuruma karşı borçlu olmadığının tespitine, bu döneme ilişkin düzenlenen ödeme emirlerinin ve hacizlerin iptaline, fazlaya yönelik istemin reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyizinde kendisi hakkında düzenlenen ve tebliğ edilen bir ödeme emrinin bulunmadığını buna göre konulan hacizlerin de usulsüz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında konulan hacizlerin kaldırılması ile Kuruma karşı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 88 ve 6183 sayılı Kanun'un 54 üncü maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.6183 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi hükmü uyarınca da süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen cebren tahsil şekillerinden birisidir. Bu bağlamda, borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanun'un 55 inci maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının “ödeme emri” nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan ve icra takibi kesinleştirilmeden haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır. 2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun istikrar kazanmış görüşüne göre maddi hata kazanılmış hak oluşturmaz. (Yargıtay HGK 17.012007 gün 2007/9-13 E.,2007/17 K. ve Yargıtay HGK 25.06.2008 gün 2008/11-448 E., 2008/454 K.). Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 gün ve 1957 /13 Esas, 1959 Karar ve 09.05.1960 gün 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay'ca maddi hata sonucunda verilen bir karara Mahkemece uyulsa dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz. 3.Eldeki davada ise Dairemiz geri çevirme kararı ile davacı hakkında 01.03.2005 tarihi itibari ile 34 BJ 0322 plakalı otomobile konulan haciz kararına dayanak yapıldığı anlaşılan 2004/13340 ve 2004/13341 sayılı ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise tebliğe ilişkin belgelerin onaylı ve okunaklı suretleri, davacı adına düzenlenmiş dayanak ödeme emirleri ile birlikte bu ödeme emirleri dışında davacı hakkında dava dışı ... Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin borcu nedeniyle herhangi bir ödeme emri tanzim ve tebliğ edilip edilmediği ve davacı hakkında bu nedenle yapılan bir takip olmadığı hususunun da sorulması ve varlığı halinde takibe ilişkin tüm belgelerin birer suretinin celbi istenilmiş ise de geri çevirme kararı sonrasında davalı Kurumun 06.06.2023 tarihli yazı içeriğinden, davacı adına tanzim edilmiş olan bir ödeme emrinin yazı ekinde olmadığı, ödeme emirlerinin, davacı (ve diğer 4 kişi) hakkında ilanen tebliğ edildiği belirtilmiş ise de ilanen tebliğ içeriğinin adı geçen kimseler bakımından Kuruma başvurulması için yapılan ve haciz tarihi sonrasında 04.06.2009 tarihli gazete ilanına ilişkin olması karşısında, menfi tespite konu edinen ve haciz dayanağı ödeme emirlerinin davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca, aşamalardaki bozma kararlarında da davanın ödeme emrinin iptali olarak nitelendirilmesinin açıkça maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılması karşısında, davacı hakkında usulünce yapılan bir tebliğ ile kesinleşmiş bir takibin bulunmaması karşısında, davalı Kurumca konulan hacizlerin kaldırılmasına, ayrıca hacze dayanak kılınan ödeme emirleri nedeniyle menfi tespit istemi bakımından da davacının davasının kabulüne dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davalı Avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma Avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.