11. Ceza Dairesi 2016/7150 E. , 2018/5718 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 2010 ve 2011 takvim yılları için beraat 2009 takvim yılı için mahkumiyet 1-Sanığın 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, sanığın hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek 2009 yılında şirketten istifa ettiğini, o günden itibaren şirket ile bir bağının kalmadığını, şirkette bir takım usulsüzlükler yapı…
**11. Ceza Dairesi 2016/7150 E. , 2018/5718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 2010 ve 2011 takvim yılları için beraat 2009 takvim yılı için mahkumiyet 1-Sanığın 2009, 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia olunarak açılan kamu davasında, sanığın hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek 2009 yılında şirketten istifa ettiğini, o günden itibaren şirket ile bir bağının kalmadığını, şirkette bir takım usulsüzlükler yapıldığını öğrenmesi üzerine istifa ederek şikayet ettiğini ifade etmesi, sanığın 26.06.2009 tarihinde şirket müdürlüğünden istifa ettiğine dair Kestel 1. Noterliğince düzenlenmiş istifanamenin dosyada bulunması, sanığın şirket hissedarı olmayıp dışarıdan müdür olarak atanması ve sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemeye göre de, faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, özellikle 2010 ve 2011 takvim yıllarına ait suça konu fatura asılları ya da onaylı örneklerinden kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, suça konu faturaları kullanan şahıs veya şirket yetkililerinin dinlenerek suça konu faturaları kimden hangi hukuki ilişkiye istinaden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları sorularak ve gerektiğinde şirket ortakları Gazi Kaymaz ve Nedim Gürbüz'ün de tanık olarak ifadelerine başvurulup ele geçirilen ve dosyada mevcut ilgili takvim yıllarına ait suça konu faturalar üzerinde yer alan yazı ve imzaların sanığa ve adı geçen şirket ortaklarına aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde mahkumiyet kararları verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebebten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.06.2018 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY