Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1002 E. , 2024/20446 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1002 Karar No : 2024/20446 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayı…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1002 E. , 2024/20446 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1002 Karar No : 2024/20446 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; olayda, davacının 2000-2004 yılları arasında 4 yıl örgütün yurtlarında kaldığı, 2013 yılında Bank Asya hesabında parası bulunmazken FETÖ/PDY terör örgütünün talimatı sonrasında 01/04/2014, 26/09/2014 ve 23/12/2014 tarihlerinde olmak üzere üç defa farklı miktarlarda destek mahiyetinde artan hesabının olduğu, 01/04/2014 tarihinden itibaren Bank Asya'da bulunan parasının 8.000 Sterline ulaştığı, 2015 yılında daire satın almak üzere farklı bir bankadan kredi alması ve ...'te bulunan parasını çekmesine rağmen, yine terör örgütü liderinin çağrısına uyarak Bank Asya'yı destekleme eylemi olarak değerlendirilecek şekilde 17/06/2016 tarihine kadar Bank Asya hesabında bulunan 7.000,00-TL civarında bir meblağı hesabında beklettiği, 2015 yılına kadar Bank Asya kredi kartını aktif olarak kullandığı, Bank Asya ile ilgili eylemleri ile ilgili olarak, "03/12/2013 tarihinden itibaren 1 yıl yurtdışında bulunduğu ve gündemi takip etmediği için Türkiye'de bu örgüt ve Hükümet arasında yaşanan gelişmelerden haberdar olmadığı, gelişmeleri TV ve İnternet'ten takip etmediği, FETÖ liderinin hangi tarihlerde ve ne şekilde Bank Asya'ya para yatırılması hususunda açıklama ve çağrı yaptığına dair hiçbir şekilde bilgisinin olmadığı, başvurduğu katılım bankalarının Sterlin üzerinden katılım hesabı açmaması üzenine Banka Asya'da katılım hesabı açtırdığı, sıcak bir günden olmadığı için parasını burada bekletmekten beis görmediği" şeklindeki söylemlerinin hayatın olan akışına aykırı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının fiillerinin FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyet, iltisak, irtibat ve destek kapsamında olduğu, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, daha önce 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle de kamu görevinden çıkarıldığı, daha sonra davalı idarece yapılan soruşturma neticesinde FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatının bulunmadığına kanaat getirilerek 683 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevine iade edildiği, söz konusu idari soruşturmada dava konusu işleme ve davanın reddine gerekçe yapılan sebeplerin incelendiği, hakkında yeni bir delil, bilgi veya belge olmaksızın aynı gerekçelerle ikinci kez kamu görevinden çıkarıldığı, Bank Asya hesap hareketliliğinin incelendiği ceza soruşturmasında ise, yurt dışı görevinde tasarruf edilen miktarın Bank Asya hesabına yatırılması şeklindeki eyleminin talimatla olmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, adil yargılanma ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(g) maddesinde; Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(g) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Müfettiş Yardımcısı olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. ve devamı maddeleri uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte, kişilerin terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun, görevden çıkarılmayı haklı kılacak yeterlilikte ve nitelikte sebeplere dayanması gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; a) İdare Mahkemesi kararında; davacının, Bank Asya'daki hesabına, örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 01/04/2014, 26/09/2014 ve 23/12/2014 tarihlerinde para yatırarak katılım hesabı açtığı, 2015 yılında daire satın almak üzere farklı bir bankadan kredi alması ve Kuveyt Türk'te bulunan parasını çekmesine rağmen 17/06/2016 tarihine kadar Bank Asya hesabında 7.000,00-TL civarında bir meblağı beklettiği, dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; mesleği ve dini inancı gereği birikimlerini her zaman faizsiz finans kuruluşlarında değerlendirdiği, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bilgi-görgü arttırma kapsamında 31/12/2013-31/12/2014 tarihleri arasında bir yıl süreyle İngiltere'de görevlendirildiği, bu süreçte 1.900 sterlin civarında maaş aldığı, 2014 Nisan ayında vize yenilemek maksadıyla Türkiye'ye geldiğinde maaşından tasarruf ettiği 2.000 Sterlini de yanında getirdiği, birikimlerini katılım bankasında değerlendirmek istediği, bu kapsamda daha önce katılım hesaplarının bulunduğu Kuveyt Türk Katılım Bankasına ve Türkiye Finans Katılım Bankasına başvurduğu, anılan bankalarda sterlin cinsinden katılım hesabı açma imkanının bulunmadığını öğrenmesi üzerine Bank Asya'ya başvurduğu, Bank Asya'nın sterlin cinsinden katılım hesabı açmayı kabul etmesi üzerine birikimilerini anılan bankaya yatırarak katılım hesabı açtığı, 2014 yılının Eylül ayında tekrar vize yenilemek için Türkiye'ye geldiği ve maaşından tasarruf ettiği 3.000 sterlini de Bank Asya hesabına yatırdığı, Aralık 2014 tarihinde de Bank Asya hesabına 3.600 sterlin yatırdığı, böylece bankadaki birikiminin yaklaşık 8.000 sterline ulaştığı, Bank Asya hesabına destek amaçlı para yatırmadığı, talimatla hareket etmediği, yalnızca birikimlerini değerlendirmek amacıyla bu bankayı tercih ettiği, o süreçte Bank Asya hesabında TL cinsinden artan hiçbir hesap hareketinin bulunmadığı, altın ve TL cinsinden olan birikimlerinin ... Bankasında yer aldığı, 2015 yılının başında Türkiye'ye döndüğünde ev almak amacıyla Bank Asya'da sterlin cinsinden bulunan parasını 30/04/2015 tarihinde TL'ye çevirdiği, iskan sorunu çıkınca ev alamadığı, bu nedenle parasının bir süre TL olarak Bank Asya hesabında kaldığı, daha sonra 04/05/2015 tarihinde Müfettiş Yardımcısı olarak çalışmaya başladığı Ankara'dan ev almak amacıyla 12/07/2015 tarihinde Bank Asya hesabında bulunan parasının büyük bir kısmını çektiği, daha sonra ihtiyacı olabileceği düşüncesiyle cüzi bir miktar parasını hesabında bıraktığı ileri sürülmüştür. FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Bank Asya'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar, örgüt liderinin emri doğrultusunda mali olarak zor duruma düşen Banka'nın parasal yönden iyi durumda olduğunu göstermek amacıyla örgüt mensuplarınca, gerek birkısım malvarlıkları elden çıkarılarak, gerekse başka finans kuruluşlarından kredi çekilerek tasarruf ve kar amacı gözetilmeksizin, kendileri, eşleri, reşit olmayan çocukları ve bazen de anne-babaları adına para yatırılmış, katılım hesapları açılmış, döviz ve altın alım-satımı gibi işlemler yapılmıştır. Bu kapsamda, davacı adına açılmış olan hesaptaki FETÖ lideri tarafından talimatın verildiği 25/12/2013 tarihinden, Banka'nın TMSF'ye devredildiği 29/05/2015 tarihine kadar olan dönemdeki hesap hareketlerinin örgüt liderinin talimatıyla uyumluluk arz edip etmediğine yönelik bir inceleme yapılması gerekmektedir. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Bank Asya'da ... tarihinde ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesap bakiyesi 31/12/2013 tarihinde 0,00 TL iken, davacı tarafından 01/04/2014 tarihinde 2000 Sterlin (7.183,64 TL) yatırılarak 91 günlük katılım hesabı açıldığı, bu hesabın vadesinden önce kapatıldığı ve 26/09/2014 tarihinde 5250 Sterlin'lik 90 günlük katılım hesabı açıldığı, 23/12/2014 tarihinde 3600 Sterlin (13.022,35-TL) yatırıldığı, 30/04/2015 tarihinde hesapta bulunan dövizin TL cinsine çevrildiği ve 43.488,00-TL'lik 31 günlük katılım hesabı açıldığı, 14/07/2015 tarihinde hesapta bulunan paranın 35.470,00-TL'sinin çekildiği, bu tarihten sonra hesapta 7.000,00-TL civarında bir tutarın kaldığı, 16/06/2016 tarihinde 3.800,00-TL, 17/06/2016 tarihinde ise 4.094,82-TL çekilerek söz konusu hesabın kapatıldığı görülmüştür. UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararında, davacının Bank Asya hesap hareketleri yönünden yapılan incelemede; "...Şüphelinin Bank Asya'da hesabı ve hesapta para artışı olsa da, şüphelinin 2013 yılı Aralık ayında yurt dışına bir yıllığına göreve gittiği, Bank Asya'daki paranın şüphelinin yurt dışındayken maaşından tasarruf ettiği paralar olduğu, normal bankacılık faaliyeti dışında bir işlem yapıldığına dair bir delilin elde edilemediği..." gerekçesine yer verildiği, dava dosyasında bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişliğinin ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporunda ise "...Başkanlığımıza intikal eden ve kamuoyunca FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu bilinen Bank Asya'da ...'ın 22/11/2005 tarihinde hesap açtırdığı, bu hesapta 31/12/2013 tarihinde hiç para bulunmazken 17-25 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte bu hesaba 26.058,06 TL ilave para girişinin yapıldığı ve 24/12/2014 tarihinde belirtilen paranın hesabında mevcut olduğu tespit edilmiştir (Ek:1/2). Bununla birlikte ..., söz konusu parayı Başkanlık tarafından 1 yıllığına bilgi ve görgü artırmak amacıyla İngiltere'ye görevlendirildiği 30 Aralık 2013 tarihinden sonraki süreçte yurtdışında biriktirdiği, izne geldiği sırada sterlin (İngiltere) döviz cinsi üzerinden Kuveyt Türk ve Türkiye Finans özel finans kurumlarına katılım hesabı açmak üzere müracaat ettiğini, ancak mezkür bankaların sterlin katılım hesabı açmadıklarını söylediği, sadece Bank Asya'nın sterlin üzerinden katılım hesabı açtığını ifade etmiştir (Ek:16,16/1). Bunun üzerine Kuveyt Türk ve Türkiye Finans katılım bankaları ile yazışmalar yapılmış, neticede; mezkür bankaların sterlin döviz cinsi üzerinden katılım hesabı açmadıkları, farklı döviz cinsleri üzerinden katılım hesabı açmak isteyenleri de Avro (FUR) veya Dolar (USD) döviz cinsi üzerinden hesap açmaya yönlendirdikleri öğrenilmiş (Ek:18-19), dolayısıyla ...'ın ileri sürdüğü gerekçenin doğru olabileceği değerlendirilmiştir..." yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Öte yandan, İdare Mahkemesince yapılan ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile Kuveyt Türk Katılım Bankası Genel Müdürlüğünden ve Türkiye Finans Katılım Bankası Genel Müdürlüğünden; davacıya ait bankaları nezdinde bulunan hesap bilgileri ve hesap hareketlerinin onaylı örneğinin gönderilmesinin istenildiği, ayrıca 2014 yılı Nisan ayı itibarıyla bankaları nezdinde sterlin cinsinden katılım hesabı açma imkanının bulunup bulunmadığının sorulduğu; gelen ara kararı cevaplarından Kuveyt Türk Katılım Bankasında ve Türkiye Finans Katılım Bankasında sterlin cinsinden katılım hesabı açma imkanının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Bu durumda, yukarıda yer verilen tespitler, davacının beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 31/12/2013 tarihinden itibaren 9 ay süreyle maaşlı izinli olarak İngiltere'de görevlendirildiği, yurt dışı maaşlı izinli görev süresinin 30/09/2014 tarihinden itibaren 3 ay süreyle uzatıldığı, yurt dışında bulunduğu süreçte sterlin cinsinden aldığı maaşından tasarruf ettiği birikimlerini katılım bankasında değerlendirmek istediği, bu kapsamda Türkiye'de bulunduğu dönemde öncelikle Kuveyt Türk Katılım Bankasına ve Türkiye Finans Katılım Bankasına katılım hesabı açmak üzere müracaat ettiği, davacının savunmasını doğrular şekilde Kuveyt Türk Katılım Bankası ile Türkiye Finans Katılım Bankasınca dosyaya sunulan ara kararı cevaplarından da görüleceği üzere anılan bankalarda sterlin cinsinden katılım hesabı açma imkanının bulunmadığı, yalnızca Bank Asya'da sterlin cinsinden katılım hesabı açma imkanının bulunması dolayısıyla davacı tarafından birikimlerinin Bank Asya'ya yatırıldığı, dosya kapsamında davacı tarafından Bank Asya hesabında gerçekleştirilen bankacılık işlemlerinin terör örgütü liderinin talimatı doğrultusunda örgütsel amaçla yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının Bank Asya'ya para yatırma eyleminin, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. b) İdare Mahkemesi kararında; davacının, 2000-2004 yılları arasında FETÖ/PDY yurtlarında kalması hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak; Davacı tarafından, bu tespit ile ilgili olarak tüm dosya kapsamındaki beyanlarında özetle; üniversite yıllarında kalacak başka bir yer bulamadığı, barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla mecburen söz konusu yapının yurtlarında kaldığı, yurtta kaldığı dönemde söz konusu yapının terör örgütü olarak bilinmediği ileri sürülmüştür. Olayda, üniversite öğrenimi döneminde barınma amacıyla örgütün yurtlarında kaldığına yönelik davacının beyanlarının aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı görüldüğünden, davacının üniversite döneminde örgütün yurtlarında kaldığına ilişkin tespit, örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan, davacının, 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişliğince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporunun sonuç ve teklifler kısmında "...17-25 Aralık 2013 tarihlerindeki hadiselerden sonraki süreçte 2014 yılı Nisan ve Eylül aylarında, FETÖ/PDY'ye ait olduğu bilinen Bank Asya'ya para yatırma işlemi dışında tanık ifadeleri ve elde edilen diğer bilgi ve belgelerden, söz konusu iddiayı sübuta erdirici yeterli ve açık bir bilgi elde edilemediği, bahse konu para yatırma işleminin ise, katılım hesabında değerlendirmek üzere başvurduğu Bank Asya dışındaki finans kurumlarının Sterlin döviz cinsi üzerinden katılım hesabı açmamalarından kaynaklandığı, bu durumun da iddianın sübutu yönünde kuşku uyandırmakla birlikte tam anlamıyla terör örgütüne destek niteliği taşımadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla, 1 Eylül 2016 tarihli ve 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan adı geçenin tekrar kamu görevine döndürülmesi için Başkanlık tarafından gerekli işlemlerin yapılmasının uygun olacağı..." yönünde kanaat belirtilmesi üzerine 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 683 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevine iade edildiği, daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı onayı ile yeniden başlatılan soruşturma neticesinde Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişliğince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporunun sonuç ve teklifler kısmında, "Müfettiş Yardımcısı ...'ın FETÖ/PDY ile iltisaklı olduğu ve bu yapıya destek verdiği iddiaları ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde adı geçenin; Öğrencilik yıllarında (2000-2004) 4 yıl bu örgütün yurtlarında kaldığı, 17/25 Aralık sürecinde ve devamında ise; 2013 yılı Aralık ayında Bank Asya'da parası bulunmazken, 17/25 Aralık süreci içerisinde 2014 yılı Aralık ayında 23.058,06 TL parasının bulunduğu, ...örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetler kapsamında değerlendirilebilecek şekilde 01/04/2014, 26/09/2014, 23/12/2014 tarihlerinde olmak üzere üç defa farklı miktarlarda mezkür bankaya para yatırdığı, 01/04/2014 tarihinden itibaren bankada bulunan parasının 8000 Sterline ulaştığı, 2015 yılında daire satın almak üzere farklı bir bankadan kredi alması ve ...'te bulunan parasını çekmesine rağmen, hesabını kapattığı 17/06/2016 tarihine kadar Bank Asya'da 7000 TL civarında bir meblağı beklettiği, 2015 yılına kadar Bank Asya kredi kartını aktif olarak kullandığı, elde edilen bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır ...şüphelinin işlemiş olduğu eyleminin bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütüne yardım sağlama amacı taşıyabileceği değerlendirilmekle birlikte; 1-Daha önce aynı konuda Başkanlık Müfettişleri tarafından yapılan tahkikat neticesinde adı geçenin; Bank Asya'ya para yatırma işleminin, katılım hesabında değerlendirmek üzere başvurduğu finans kurumlarının Sterlin döviz cinsi üzerinden katılım hesabı açmamalarından kaynaklandığı, bu durumun da iddianın sübutu yönünde kuşku uyandırmakla birlikte tam anlamıyla terör örgüte destek niteliği taşımadığı değerlendirilerek kamu görevine iade yönünde teklifte bulunulması, 2-İlgili kurum ve kuruluşlardan elde edilen belgelerde Bank Asya'daki hesap hareketleri dışında konuya ışık tutabilecek bir bilginin elde edilememesi, 3-İfadesine başvurulanların, Şüpheli ...'ın mezkür terör örgütüne iltisaklı olup olmadığı yörürde somut olarak değerlendirilebilecek tanıklıklarının olmayışının yanı sıra bazı tanıkların, adı geçenin 15 Temmuz gecesi sokağa çıkarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin önünde, vatan haini darbeciler tarafından halkın üzerine ateş açılmasına rağmen beraberindekilere ileri doğru yürümelerini söylediğini beyan etmeleri (Ek:35-38), 4-30/12/2013 tarihinden itibaren 1 yıl İngiltere'de kaldığı dönemde bu yapı mensupları ile irtibata geçip geçmediği hususunun netliğe kavuşturulamadığı, Hususları da dosya münderecatı ile birlikte ele alınarak, Şüphelinin bu eyleminin anılan terör örgütüne iltisak ve irtibatı bulunup bulunmadığı veya bu örgüte maddi destek sağlama yönünde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususundaki nihai kararın Atama ve Yer Değiştirme Kurulunca verilmesinin isabetli olacağı," kanaatine varıldığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının yurtlarında kaldığı 2000-2004 tarihlerinde başlayan FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisinin devam ettiği belirtilerek kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği görülmekle, davacı hakkında yeni bir tespit bulunmamazken davalı idarece yeni bir soruşturma açılmasının ve davacının aynı verilerle bu defa FETÖ/PDY ile ilişkili gösterilmesinin çelişki oluşturduğu, yukarıda belirtilen ve davacının örgütle irtibatlı veya iltisaklı sayılması için yeterli delil olarak değerlendirilmeyen hususlar dışında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna dair somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı, davalı idarece davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin başkaca bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yukarıdaki tüm tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.