10. Hukuk Dairesi 2024/3009 E. , 2024/10513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/488 E., 2023/268 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava
**10. Hukuk Dairesi 2024/3009 E. , 2024/10513 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/488 E., 2023/268 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalılar vekilleri tarafından temyizi neticesinde, Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.04.1995 - 04.08.2006 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık ücretinin 1.000,00 TL net olduğunu, belirtilen tarihler arasında kesintisiz çalıştığını iddia ederek, 01.04.1995 - 04.08.2006 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede dava konusu ... ve ... adına kayıtlı bulunduğu iş yerinin çalışmaya başladığı tarihin 30.07.2002 olduğunun görüldüğünü, davacının, davalı iş yerini çalıştırmaya başlamadan önce çalışmaya başlamasının düşünülemeyeceğinden, öncelikle bu tarihe kadar ki iddiasının hukuken dayanaksız olduğunu, bu nedenle, iş yerinin bulunup bulunmadığı ve iş yerinin hangi tarihlerde 506 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu gibi hususların araştırılması gerektiğini diğer yandan kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının davalı olarak gösterilen davalılar adına kayıtlı motel işletmesi işi iş yerinde, 2002 yılı 3. Döneminde toplam 30 gün sigortalı olarak çalıştığının tespit edildiğini, yine davacının tespiti istenen dönemde 31.07.2000 - 30.08.2000 tarihleri arasında 11049029 sicil numaralı farklı bir iş yerinde 40 günlük sigortalı çalışmasının bulunduğunun tespit edildiğini, bu tür davaların kamu düzenine ilişkin olup, çalışma iddiasının resmi belgelerle ispat olunması gerektiğini beyanla haksız ve yersiz olarak Kuruma yöneltilen davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının annelerine ait olan ve annelerinin vefatı üzerine davalı ve diğer davalı ...'a intikal eden iş yerinde 01.04.1995'ten, 04.08.2006 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının eşi Şenel Altıparmak ile şu an davalıya ait iş yerine 1996 yılının haziran ayının ortalarında geldiklerini, bu dönemde davacının eşine lojman tahsis edildiğini, davacının da bu nedenle iş yerinde olduğunu, kısa süreli olarak otelin faaliyet gösterdiği dönemde çalıştığını, otelin sezonluk olduğunu, bu nedenle davacının çalışmalarının bir yılı kapsamadığını, Haziran ayı başında çalışmaya başladığını, Eylül-Ekim sonlarında iş yerinin kapatıldığını, bu nedenle otelin kapalı olduğu dönemde davacının çalışmasının mümkün olmadığını, davacının eşinin 15.06.1996 tarihinde annesinin yanında çalışmaya başladığını, bu tarihte kendilerine lojman tahsis edildiğini, annelerinin vefatından sonra, davacının eşinin iş yerinin tek yetkilisi olarak çalıştığını, bu durumun kayıt ve belgelerden görülebileceğini, bu dönemde davacının tam yıl çalışıyormuş gibi gösterilerek haksız menfaat sağlandığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.07.2015 tarihli ve 2008/235 Esas 2015/513 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işverenlere ait otelde; 27.07.2000 - 04.08.2006 tarihleri arasında fiilen toplam 2254 gün asgari ücret ile çalıştığının ve bu çalışmalarına ilişkin 70 günlük bildirimlerinin yapıldığı ve primlerinin ödendiği, kalan 2184 günlük bildirimlerinin yapılmadığının ve primlerinin ödenmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 22.09.2016 tarihli 2015/19574 Esas 2016/11345 Karar sayılı kararında; "... Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, davalı işyerinden 2002/3. dönem 30 gün hizmetinin Kuruma bildirildiği, nizalı dönemde 31.07.2000-30.08.2000 tarihleri arasında davalıların murisine ait lokanta işyerinden 40 gün bildirim yapıldığı, bordroların bulunmadığı, tanık dinlenildiği ancak ifadeleri hükme dayanak alınan ve çalışmayı doğrulayan davacı tanıkları, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanları veya işyeri sahipleri olup olmadığı hususlarının tanıkların beyanlarına dayalı olup, bu yönde araştırma yapılmadığı ve hüküm gerekçesinde bilirkişi raporunun hükme esas alındığı ancak bilirkişi davacının sezonluk çalıştığı yönünde görüş bildirmiş ve hesaplama yapmış olmasına rağmen, hükmün mahkeme gerekçesi ile çelişkili olduğu, davacının 06.08.2005 tarihinde ikiz çocuk dünyaya getirdiği ve bu dönemlerde çalışmasının olup olmadığı araştırılmaksızın bu dönemi de kapsar şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; ifadeleri alınan tanıkların hizmet cetvelleri ve şahsi sicil dosyaları alınarak, nizalı dönemde davalı işyerine komşu işyerlerinde çalışmaları olup olmadığı araştırılmalı ve giderek tanıklardan davacının hamilelik öncesi ve sonrasında çalışmasının olup olmadığı ve mahkemece hangi hususlar dikkate alınarak davacının sezonluk mu tam zamanlı çalıştığı hususları da açıklığa kavuşturulduktan sonra, davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2,6,9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile;*** *** **** TC Kimlik, 48012000010740 sigorta sicil numaralı ...’ın; davalıların murisi ve Kurumda 1049089 048 sicil sayılı dosyada işlem gören davalıların murisi ...’a ait işyerinde 27.07.2000 - 29.07.2002 tarihleri arasında, Kurumda 1059537 048 sicil sayılı dosyada işlem gören ... ve ...’a ait işyerinde ise 30.07.2002 - 06.07.2005 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden, asgari ücretle toplam 1781 gün çalıştığı, bu çalışmasının 70 gününün Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirildiği, geri kalan 1711 günlük çalışmasının ise bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilemeden hüküm kurulduğunu, davalıların davacının sigorta girişini yapmaması sebebiyle hesaplanmayan 01.05.1995 ile 27.07.2000 yılları arası 5 yıldan fazla bir süre olup, bu sürelerin hesaplanmamasından dolayı ciddi bir zarara uğradığını davalıların iş yerinde 01.04.1995 tarihinden itibaren 04.08.2006 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili; hüküm tesis edilirken sadece yetersiz tanık anlatımına ve bu tanık anlatımını dayanak alan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edildiğini, kesintili çalışmalarda her bir çalışma döneminin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, buna göre hak düşürücü sürenin geçtiğini, dosyada daha önceki Yargıtay ilamında belirtilen eksiklik ve yanlışlıkların yeterince araştırılarak giderilmediğini beyanla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; davacının bildirimi yapılan sürenin dışında çalışma iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte,Yerel Mahkemenin kararına esas aldığı bilirkişi raporunda, davacının çalışmasının kesintili olduğu belirtilmesine ve dava tarihi olan 28.05.2008 tarihinden geriye doğru 5 yıl öncesine ait taleplerin zamanaşımına uğradığı açık olmasına rağmen, bu taleplerin de kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, butik otelin sezonluk olarak açık olduğunun Bodrum Vergi Dairesi kayıtlarında açıkça görüldüğünü beyanla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.04.1995 - 04.08.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2.) Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 4.)Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar ... ile Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İnceleme konusu eldeki davada, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı tarafça temyiz edilmeyen ilk kararla davalılar lehine oluşan usuli hak gözetilerek 27.07.2000 tarihinden önceki dönem yönünden talebin reddine, komşu işyeri tanıklarının beyanlarına göre çalışmasının tüm yıl sürdüğü de dikkate alınarak yine tanık ...'nin beyanına göre davacının doğum yaptığı tarihten 1 ay öncesi olan 06.07.2005 tarihine kadar çalıştığı değerlendirilerek 27.07.2000 - 29.07.2002 tarihleri arasında davalıların murisi ...’a ait işyerinde, 30.07.2002 - 06.07.2005 tarihleri arasında ise davalılar ... ve ...’a ait işyerinde çalıştığına dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir. 2.) Somut olayda, bozma öncesi ve sonrası dinlenilen tanık beyanlarına göre davalılara ait motel işletmesinin eski sahibi ... döneminde yaz-kış hizmet verdiği, ayrıca bu dönemde davacının yatalak duruma gelen motel sahibi ...'ın bakımını da üstlendiği açık olmakla birlikte; motel sahibi ...'ın ölümünün akabinde işyerinin davalılara devredildiği, devirden sonra ise motelde sezonluk çalışmaya geçildiği, sezon dışında motelin idaresini üstlenen davacının eşinin tüm yıl boyunca çalıştığı ve davacının da eşiyle birlikte işyerine ait lojmanda ikamet ettikleri anlaşılmış olup, davacının sezon dışında oteldeki hangi işleri yaptığı, sürekli yapıp yapmadığı ortaya konulmadan sadece ikamete dayalı olarak çalıştığına karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu kapsamda Mahkemece sezon dışında davacının yemek yapmak, alışveriş yapmak gibi işlerini ikametine bağlı olarak kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıp yapmadığı araştırılmalı, otelde sezon dışında davacı ve eşinden başka yemek yapılması ihtiyacını gerektiren başka çalışanların olup olmadığı, bu kişilere hizmet edilmesi gerekip gerekmediği belirlenmeli, davalılar murisi ...'ın vefatından sonraki dönemde davacının sezon dışında hangi hizmetleri, ne kadar sürede yaptığı tereddütsüz şekilde ortaya konulmalı, toplanan deliller bir arada değerlendirilip takdir edilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.