6. Hukuk Dairesi 2010/12495 E. , 2011/4221 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının, demirbaş eşya ve eski hale getirme bedelinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkem…
**6. Hukuk Dairesi 2010/12495 E. , 2011/4221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, kira parasının, demirbaş eşya ve eski hale getirme bedelinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMUK’nun 73.maddesi hükmü gereğince yasanın gösterdiği özel haller dışında, mahkemece davanın tarafları dinlenmeden ya da iddia ve savunmalarını açıklamaları için yasal şekle uygun şekilde davet edilmeden hüküm verilemez. Bu nedenle tarafların dinlenmesi iddia ve savunmalarını açıklamaları için usulüne uygun olarak davet edilmeleri gerekir. Diğer yandan itirazın iptali davası, normal bir eda ( alacak ) davası olup takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İcra ve İflas Kanunu’nun 68-68a’daki belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek ve itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. İtirazın iptali davası yapılan icra takibi ile doğrudan bağlantılı olmakla birlikte, icra takibinin bir uzantısı değildir. Genel mahkemede açılan bu davada borçlu davalı vekiline değil, borçlu davalı asıla tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması gerekir.