10. Hukuk Dairesi 2009/6970 E. , 2010/14727 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, işkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden açılan ilk rücu davasından bakiye kusur farkından kaynaklanan kurum zararının 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukat…
**10. Hukuk Dairesi 2009/6970 E. , 2010/14727 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Davacı, işkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerden açılan ilk rücu davasından bakiye kusur farkından kaynaklanan kurum zararının 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de , söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26. maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, ilk peşin değerli gelirler ile harcama ve ödemelerin; tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı kısmına hükmedilmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulu’nun 07.05.2008 tarih 2008/10-363 Esas, 2008/366 Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde, gelirlerde meydana gelen artışın ayrı bir olgu niteliğinde bulunduğu, önceki rücu davasında ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmesinin ilk davada hüküm altına alınmayan kusur farkı nedeniyle kesin hüküm engeli oluşturmayacağı, ilk rücu davasında hükmolunan gelir artışlarının, kusur farkından kaynaklanan eldeki davada hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmadığı gözetilerek, sigortalıya yapılan masraflar ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin bakiye kusuruna isabet eden kısmı hesaplanarak ilk davada hüküm altına alınmayan bölümünün kabulü gerekeceği gözetilmeden, artışları içeren gelir bağlama tablosunun ilk peşin değer olarak esas alınarak, ilk davada %20 kusur karşılığına hükmolunduğu, buna göre; bakiye kusurun %55 olduğu, 506 sayılı Kanunun 10. maddesinin tatbiki ile sigortalının kusurunun yarısının davalının kusuruna eklenmesi suretiyle bakiye kusurun %67,5 olup, bu kusur oranına tekabül eden peşin değerli gelir miktarının 20.776,35 TL olduğu, Mahkemece toplam %87,5 kusur karşılığının 26.932,32 TL peşin değerli gelirin doğru olarak belirlenip bu miktardan ilk davada hükmedilen peşin değerli gelirler içinde artışlarında bulunduğu gözetilmeden artışlar hariç 6.155,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 20.776,35 TL peşin değerli gelire hükmolunması gerekirken ilk rücu davasında hükmolunan miktarın tamamının mahsup edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı Avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.