Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6609 E. , 2024/3449 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6609 Karar No : 2024/3449 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından aleyhine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konu
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6609 E. , 2024/3449 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6609 Karar No : 2024/3449 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından aleyhine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 28/06/2016 tarihinde Van ili, Gürpınar ilçesinde silahlı terör örgütü mensupları tarafından düzenlenen saldırı neticesinde yaralanmasında idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin de idari başvuru sonucunda tesis edilen ön karar niteliğinde bir işlem olduğu, söz konusu işlemin iptal davasına konu olması mümkün olmadığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği, her ne kadar davacı tarafından olaydan önce terör örgütü tarafından tehdit edildiği ve kendisi ve kardeşlerine yönelik saldırının bu nedenle gerçekleştirildiği ileri sürülmükteyse de, olayın gelişimi ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında olayın Güzelsu Jandarma Karakolu'na yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı sonrasında anlık geliştiği ve davacının şahsına yönelik önceden gerçekleştirildiği ileri sürülen tehdidin olayın meydana gelmesini doğrudan etkilediğine ilişkin somut bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, eylemle ilgili idarenin herhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında, meydana gelen olayın idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği neticesinde gerçekleşmediği, dolayısıyla meydana gelen zarar ile idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği arasında illiyet bağının bulunmaması nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk esaslarına göre de sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak olayın sosyal risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda, davacının terör eylemi kapsamında yaralanmış olduğu göz önüne alındığında tazmini gereken maddi zararı var ise bunun 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca karşılanması gerektiği, bunun dışında herhangi bir tazminata hükmedilmesine olanak bulunmadığı, sosyal risk ilkesi kapsamında manevi tazminat istemi değerlendirildiğinde; davacının meydana gelen saldırıda kolundan yaralandığı ve Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavisinin yapılmış olduğu, ancak davacı tarafından iş gücü kaybına ve kalıcı sakatlığı bulunduğuna ilişkin herhangi bir bilgi belgenin dava dosyasına sunulmadığı, davacının yaşanan olay neticesinde acı ve elem yaşadığı göz önünde bulundurularak, tazminat istemine konu olan terör olayının meydana geliş şekli ve davacının sosyo ekonomik durumu da dikkate alındığında davacıya takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının, zararının tazmini istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali isteminin incelenmeksizin reddine, (5233 sayılı Kanun uyarınca idarece belirlenen tazminat hakkı saklı kalmak üzere) maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 200.000,00 TL manevi tazminat talebinin 5.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, kalan 195.000,00 TL'lik kısmının ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, olay sonrası malul olduğu, hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ilkelerinin tartışılmadığı, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, reddedilen tazminat için idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile temyize konu kararın maddi tazminata yönelik kısmının onanması; manevi tazminata yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, davacı tarafından, 28/06/2016 tarihinde Van ili, ... ilçesinde silahlı terör örgütü mensupları tarafından düzenlenen saldırı neticesinde yaralanmasında idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 10.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20/03/2017 tarihli "Hizmet Detay Belgesi"nin incelenmesinden, davacı ...'in 28/06/2016 tarihinde anılan hastanede "ateşli silahla ateş diğer ve tanımlanmamış, gerçekleşme şekli belirlenmemiş, dirsek açık yarası" tanısı ile tedavi gördüğü, sonrasında yaraya pansuman yapılması için hastane kaydı bulunduğu, bunun yanında 08/12/2016 tarihinde "anksiyete bozuklukları, diğer" tanısı ile tedavi gördüğü anlaşılmaktadır.. Öte yandan, davacı tarafından temyiz dilekçesinin verilmesinden sonra dosyaya sunulan 11/05/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçede, olay nedeniyle tedavi ile işlevselliği düzelmeyecek oranda travma sonrası stres bozukluğu yaşadığı, %60 oranında maluliyet raporu bulunduğu belirtilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır. Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın Davacının Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacının maddi tazminat istemine yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın Davacının Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir. Temyize konu karar ile yaralanan ...'in manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de manevi tazminatın, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacının dirseğinden yaralandığı, bunun yanında psikiyatri servisinde anksiyete nedeniyle tedavi gördüğü ve davacı tarafından olay nedeniyle %60 oranında maluliyeti oluştuğunun ileri sürüldüğü dikkate alındığında davacının manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı kanaatine varıldığından, temyize konu kararın belirtilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı tarafından 11/05/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçede belirtilen %60 oranında maluliyeti bulunduğuna dair raporun dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, öncelikle anılan raporun davacı tarafça dosyaya sunulmasının istenilmesi ve ardından manevi tazminat istemi hakkında yeniden değerlendirme yapılırken anılan raporun gözetilmesi gerektiği de açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacının maddi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, manevi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.