(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2005/15200 E. , 2006/3031 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, ... Köyü 1465 parselin ormanla ilgisi bulunmadığı halde tapu kaydına 2/B şerhi konulduğunu iddia edere…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2005/15200 E. , 2006/3031 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, ... Köyü 1465 parselin ormanla ilgisi bulunmadığı halde tapu kaydına 2/B şerhi konulduğunu iddia ederek şerhin silinmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, şerhin silinmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma 1998 yılında 3302 ve 3373 Sayılı Yasaya göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında kesinleşmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın öncesini oluşturan 1055 parselin 1944 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak tahdit içinde bırakılması nedeniyle oluşan Mayıs 1946 tarih 22 nolu orman tapusuna dayanılarak 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilip kesinleştiği, daha sonra 14.09.1968 tarihinde ... dağıtımı nedeniyle davalı adına 1465 ... tevzi parsel numarasıyla tescil edilmişse de, Dairenin 05.05.2003 tarih 3132 ve 3859 sayılı "taşınmazın 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon sırasında orman olarak bırakıldığına göre mahkemece % 10 olarak belirlenen eğim durumunun gerçeği yansıtmayacağı, yeniden eğim araştırması yapılması yönündeki bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonucu aralarında jeofizik mühendisinin de bulunduğu uzman bilirkişi heyetince eğimin % 20 olarak hesaplandığı, bu durumda orman niteliğini taşıyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı, sözü edilen kararın 5653 Sayılı Yasaya göre Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak makiye ayrılan, özel tapusu da olan yerlerde uygulanacağı gözönünde bulundurularak davacının şerhin silinmesi isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.