12. Ceza Dairesi 2014/4605 E. , 2014/18381 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 1.496,84 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 24.01.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine
**12. Ceza Dairesi 2014/4605 E. , 2014/18381 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 1.496,84 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 24.01.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin bir suç soruşturması nedeniyle tutuklandığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Tazminat davasının dayanağını oluşturan Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/323 Esas – 2012/373 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) ihaleye fesat karıştırma suçundan tutuklu kaldığı ve yargılama sonunda 09.11.2012 tarihinde beraatine hükmedildiği, kararın 17.11.2012 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 24.01.2013 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, Tutuklandığı dönemde muhtar olan davacı lehine hükmolunan maddi tazminat miktarının muhtar maaşı esas alınarak hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tazminat miktarına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 22.09.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ : Aşağıda açıklayacak olduğumuz gerekçelerle sayın çoğunluğun maddi tazminat bakımından hükmü onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz. 1-Davacı tutuklandığı tarihte köy muhtarıdır. 442 sayılı Köy Kanunu’na göre köy muhtarları seçildiklerinde normal işlerine devam ederler. Dosyamıza konu olayda da davacı tutuklandığı tarihte çiftçilik işi yanında ayrıca okul servisi işi ile geçinmektedir. Nitekim servis ihalelerine fesat karıştırmaktan tutuklanmıştır. Davacını tutuklandığı tarihlerde kendisine sembolik bir oranda maaş ödemesi yapılmaktadır. (2011 Eylül ayı 374 lira) Bir çocuk ve eşiyle beraber köyde yaşayan davacının bu miktar ile geçinmesi mümkün olmadığına göre davacının diğer gelirleri ile yaşamanı devam ettirdiği aşikârdır. Nitekim zabıta araştırması da bu yöndedir. Ancak bunlar resmi olarak ispatlanamadığı için dairemiz uygulamalarına göre kişinin asgari oranda ihtiyacını karşılayacak olan asgari ücret üzerinden maddi kaybının hesaplanması gerekir. Bu bakımdan mahalli mahkemenin maddi tazminat hesaplaması yerinde değildir. Sadece muhtarlık maaşının maddi tazminat olarak ödenmesi ile yetinilmesi gerektiği düşüncesi gerçek hayatla bağdaşmamaktadır. Nitekim davacı vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği “Köy muhtarlığı maaşı sembolik derecede bir maaş olup asla bununla kimse geçinmemektedir. Bir köylü her zaman çiftçilik yapar, köyde yaşamanın doğal sonucu olarak tarım ve hayvancılık zaten asıl işidir. Köy muhtarlığı bir meslek değil bir onur olarak görülür ve bilinir. Gerçeği de budur.” beyanları gerçeğin kendisidir. 2-Davacı beş aydan fazla tutuklu kalmış olup muhtarlık maaşına ek olarak aylık net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanarak davacı hakkındaki maddi tazminatın düzeltilerek onaması gerekirdi. Tüm açıkladığımız bu nedenlerden dolayı hükmün bozulması veya düzeltilerek onanması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.