2. Hukuk Dairesi 2012/18115 E. , 2013/18607 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DDAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, tazminat, yoksulluk nafakası talepleri ve çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasının miktarı yönünden; davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise velayet,…
**2. Hukuk Dairesi 2012/18115 E. , 2013/18607 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DDAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, tazminat, yoksulluk nafakası talepleri ve çocuklar için hükmedilen iştirak nafakasının miktarı yönünden; davalı-karşı davacı (koca) tarafından ise velayet, lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.07.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... ... ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının tüm, davalı-karşı davacı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Tarafların müşterek çocuklarının velayetleri anneye bırakılmış, velayet kendisine verilmeyen baba ile çocuklar arasında “tarafları aynı şehirde yaşamaları halinde her hafta pazar ve dini bayramların ikinci günü saat 10.00 ile 12.00 arasında, ayrı şehirlerde yaşamaları halinde ise, 1 Temmuz günü saat 10.00'dan 7 Temmuz günü saat 17.00 arası kişisel ilişki tesis edilmiştir. Dosya kapsamından tarafların ayrı şehirlerde yaşadıkları anlaşılmaktadır. Bu fiili duruma göre, baba çocuklarıyla 1-7 Temmuz tarihleri arasında kişisel ilişki tesis edebilecektir. Babaya tanınan kişisel ilişki süresi yetersiz ve babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocukların da baba sevgisi ve şefkatini tatmalarına yeterli değildir. O halde daha uygun sürelerle kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün aşağıdaki gibi düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur (HUMK md. 438/8).