4. Hukuk Dairesi 2010/9521 E. , 2010/12045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı SGK Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ...aleyhine 22/01/2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 23/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik ha
**4. Hukuk Dairesi 2010/9521 E. , 2010/12045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı SGK Başkanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ...aleyhine 22/01/2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptalinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 23/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, İcra ve İflas Yasası'nın 67. maddesi gereğince başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel mahkemece yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı ... Başkanlığı, davalı ...'na bağlı devlet hastanesinde görevli doktorun Bağ-Kur sigortalısına fazla ilaç yazması nedeniyle uğradığı zararın ödetilmesi amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir. Yerel mahkemece, davalı idarede çalışan kadrolu doktorun görev ve yetkisi kapsamında gerçekleştirdiği bir idari işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri; a)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmış olup bunlar arasında gösterilmemiş olan İcra ve İflas Yasası'nın 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davaları, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 20.11.2000 gün ve 2000/38-2000/49 sayılı kararında da vurgulandığı üzere idari yargı yeri değil adli yargı yerinde görülüp çözümlendirilir. Diğer yandan, 2004 sayılı İcra ve İflas Yasası'nın 1/1 maddesinde “Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi…” bulunulacağı belirtilmiş olup aynı Yasa'nın 67. maddesinde sözü edilen “mahkeme” ile icra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu adli yargı yerinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasının adli yerinde görülmesi gerektiği açıktır. Ayrıca; 3533 Sayılı Yasa'nın 1. maddesi gereğince genel, katma ve özel bütçelerle yönetilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlete veya belediyelere yahut özel idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan uyuşmazlıklardan adli yargının görevi içinde bulunanlar, o Yasa'da yazılı tahkim usulüne göre çözümlenir. Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler ve tarafların durumu gereği aralarındaki uyuşmazlığın tahkim usulüne göre çözümlenmesi gerektiği gözetilerek, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/11/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 25/11/2010