Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/4865 E. , 2025/1202 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4865 Karar No : 2025/1202 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlü
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/4865 E. , 2025/1202 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4865 Karar No : 2025/1202 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacının, mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmediğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacı hakkında, denetim yapma yetkisi bulunmayan işçiler tarafından düzenlenen tutanakların esas alınamayacağı, bununla birlikte takip çizelgesinde, gelinmediği iddia edilen tarihlerde davacının kart okutmadığı tespit edilmiş ise de, takip çizelgesindeki kayıtlar incelendiğinde davacı hakkında tutanak tutulmayan farklı günlerde de kart okutulmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla bu takip çizelgesindeki verilerin davacının mazeretsiz olarak işe gelmediğini net olarak ortaya koymadığı, ayrıca davacı tarafından, anılan tarihlerde atık su arıtma tesisinde ve arazide görev yaptığının ileri sürüldüğü, ancak bu hususlara ilişkin iddialar araştırılmaksızın, dolayısıyla davacının mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmediğinin hiçbir tereddüte yer verilmeyecek şekilde somut, açık ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadan sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, 19/09/2022 tarihinden (24-25/09/2022 ve 01-02/10/2022 tarihleri hafta sonu tatili olmak üzere) 04/10/2022 tarihine kadar mazeretsiz ve kesintisiz olarak 12 iş günü, Tufanbeyli ilçesindeki görevine gelmediğinin çalıştığı birimde çalışan personel tarafından düzenlenen tutanaklar ile tespit edildiği, söz konusu personelin davacının astı konumunda olmasının tutanakların geçerliliğine etkisinin olmadığı, ayrıca takip çizelgesinde anılan tarihlerde davacının kart okutmadığı hususu da gözetildiğinde, bu günlerde işe gelmediğinin açık olduğu, belirtilen günlere ilişkin davacı tarafından herhangi bir mazeret de sunulmadığı, dolayısıyla mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmediğinden bahisle davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka ve usule uyarlık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, Kanalizasyon Dairesi Başkanlığı, Kanalizasyon Bakım Onarım Şube Müdürlüğüne bağlı Tufanbeyli İlçe Şubesinde sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacının, 19-20-21-22-23, 26-27-28-29-30/09/2022 tarihlerinde ve 03/10/2022-04/10/2022 tarihlerinde olmak üzere toplam 12 gün işe gelmediğinden bahisle sözleşmesinin feshedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinde; "Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir...", "...Bu personel hakkında bu Kanunla düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümler uygulanır." kuralına yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde; "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir." şeklinde tanımlanmıştır. 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde; bu Esaslar'ın 14/07/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde ise; "Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi," hali fesih sebepleri arasında gösterilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Sözleşmeli personel çalıştıran idarenin süresi sonunda, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu gibi, haklı nedenlerin bulunması durumunda sözleşmeli personelin sözleşme süresi dolmadan sözleşmeleri feshedilebilecek olup; asli ve sürekli nitelikte kamu hizmeti ifa eden sözleşmeli personelin içinde bulunduğu "kamu hukuku bağlantılı, esasları idare tarafından önceden düzenlenmiş, güvenceli durum" sebebiyle, yenilememenin veya feshin haklı sebeplere dayanması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacının, atık su arıtma tesisinde ve arazide görev yaptığı, dolayısıyla kartlı geçiş sistemini aktif olarak kullanmadığı, her ne kadar davalı idarece takip çizelgesiyle davacının söz konusu tarihlerde kart okutmadığı tespit edilmiş ise de, takip çizelgesindeki kayıtlar incelendiğinde davacı hakkında tutanak tutulmayan farklı günlerde de kart okutulmadığının, kart okuma sisteminin her gün düzenli olarak kullanılmadığının anlaşıldığı, ayrıca davacının göreve gelmediğine ilişkin tutulan tutanakların işçi konumundaki kişiler tarafından düzenlendiği ve herhangi bir amirin imzası olmadığından, işleme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, öte yandan, davacı tarafından görevde olduğunu doğrulayabilecek tanıklarının olduğu ileri sürülmesine rağmen, soruşturma aşamasında dikkate alınmadığı ve iş arkadaşı olan tanıklarının ifadelerine başvurulmadığı, dolayısıyla eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak işlem tesis edildiği, davacının mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmediğinin hiçbir tereddüte yer verilmeyecek şekilde somut, açık ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 06/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.