T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:09/12/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:16/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:22/04/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup incelem…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:09/12/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat KARAR TARİHİ:16/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ:22/04/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ... günü saat ... sıralarında davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... Bulvarı üzerinden açık hava tiyatrosu yönüne seyir halindeyken ... Bulvarı ile ... Sokak kesişim yerinde İl Jandarma Alay Komutanlığının önünde bulunan yaya geçidine geldiğinde önünde seyreden ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sağ tarafından geçmek isterken aracın sağ arka tamponuna çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, kaza sırasında motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan müvekkiller murisi ...'in motosikletin arkasından fırlayarak sağ taraftaki yaya kaldırımının üzerinde bulunan trafik çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede aynı gün vefat ettiğini; bu nedenle müvekkiller destek yoksun kaldıklarını, davacı anne ve babanın bu olay sebebiyle desteğini kızlarını yitirmekle büyük bir manevi acının içine düştüklerini, bu nevi zararlarının tamamının davalılarca tazmini gerektiğini, davalılardan ...’ün kusurlu eylemi neticesinde müvekkillerinin murisi olan ...'in ölümüne sebep verdiğini ve müvekkillerin manevi olarak olumsuz etkilendiğini; bu nedenlerle murisin geçirmiş olduğu elim kaza neticesinde müvekkillerinin maddi ve manevi zararı uğradıklarının açık olduğunu, müvekkillerinin zarara uğrayan haklarının parasal değeri olamayacağını ancak davanın sebep olduğu kazanın bir yaptırımı olması gerektiğini, bu sebeple iş bu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenlerle haklı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının haklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile birlikte müvekkilleri ..., ... adına her biri için ayrı ayrı 150.000,00 TL, ..., ... ve ... adına her biri için ayrı ayrı 250.000,00 TL olmak üzere toplam 375.000,00 TL manevi tazminat, fazlaya ilişkin talep haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davanın her ne kadar davalı sigorta şirketinin müvekkilinden kısmi dava şeklinde 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile tahsili talep edilmiş ise de davayı kabul manasına gelmemek kaydıyla taraflar arasında ticari ilişki söz konusu olmadığından ve olayın haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığından işletilebilecek faiz türü yasal faiz olabileceğini, davacının davalı müvekkilinden talebi kısmi dava şeklinde, tüm davacılar için 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı olup her bir davacı için talep edilen tazminat miktarının ayrı ayrı gösterilmek suretiyle dava dilekçesinin açıklattırılmasını talep ettiklerini, yasal mirasçılar anne ve babanın, KTK Mad. 97 uyarınca davalı sigorta şirketine müracaatlarının olduğunu kendilerine ödeme yapılmış ise de dava dilekçesinde hangi sıfatla destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları açıklanmamış olan diğer davacılar tarafından davalı sigorta şirketine KTK md 97 uyarınca bir başvuruda bulunulmamış olduğundan bu davacılar bakımından davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın esas itibariyle de haksız ve yersiz olup esastan da reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kusur oranlarıyla ilgili rapor aldırılmasını talep ettiklerini, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep haklarının olup olmadığının değerlendirilmesini talep ettiklerini, vefat edenin yaşı, davacıların yaşları, davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir/aylık bağlanmış/bağlanacak olup olmadığının, varsa ödemelerin peşin sermaye değerlerinin araştırılarak bu hususun yapılacak olan hesaplamada nazara alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle ve resen nazara alınacak hususlar doğrultusunda haksız ve yersiz davanın usul ve esastan reddi ile yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle açılan iş bu davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığını, davacı tarafın taleplerinin açıklaması gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesi anlam karmaşası içinde olup olay anlatımı ve taleplerin anlaşılamadığını, davacıların kim olduğu, hangi davacıların neye ve hangi sıfata dayanarak manevi tazminat isteminde bulunduğunun açık olmadığını, davacın yanın müvekkili ile beraber ... AŞ’yi davalı olarak gösterdiğini ve hangi taleplerin hangi davalıya yöneltildiğinin belirtilmediğini, davacı yanın maddi olarak sadece destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğini, müteveffanın varsa hangi davacıya ne tür bir maddi desteği ve faydası olduğunun ispatının yine davacı yanca yapılması gerektiğini, müvekkilinin, maddi bir manevi tazminata dayanak teşkil edebilecek nitelikte bir kusurunun bulunmadığından davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın haksız dayanaksız ve kabul edilemez olmasının yanında davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarı son derece fahiş bir miktar olup manevi tazminatın ruhu ve amacıyla bağdaşmadığını, bu nedenlerle davacıların haksız davasının reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 90.768,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'ten kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile; davalı sigorta şirketinden, sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı kalmak üzere, temerrüt tarihi olan 03/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin müterafik kusur indirimi nedeni ile reddine; 62.373,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...'ten kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden, sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı kalmak üzere, temerrüt tarihi olan 03/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin müterafik kusur indirimi nedeni ile reddine; 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili tarafından özetle öndeki aracın KTK’ye aykırı hareketi ve desteğin kask takmaması nedeniyle desteğin öldüğü, davacının kusurunun olmadığı, ceza dosyasındaki kusur raporuyla yetinilmesi, bu dosyadan ayrıca kusur raporu alınmamasının doğru olmadığı, kesinleşmeyen mahkumiyet kararının aleyhe yorumlanamayacağı, hatır taşıması indirimi yapılmadığı, sigorta şirketinin 03/04/2018 tarihinde 52.667,00 TL ödeme yaptığı, ödeme tarihi itibariyle ödemenin zararı karşılayıp karşılamadığının araştırılmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının davalının fakirleşmesine neden olacak ölçüde yüksek olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. TBK'nin 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK’nin 56/2. maddesine göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereğince trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Somut olayda davalı ... adına kayıtlı ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması sureti ile ... tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, ... plaka sayılı motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların yakını olan ... vefat etmiştir. Kaza tespit tutanağında davalı sürücünün arkadan çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza dosyasındaki ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiği, ceza mahkemesince davalı hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, davacıların yakınının davalı sürücüye ait motosiklette yolcu olarak bulunduğu, davalıların müteselsilen sorumlu oldukları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince aynı olayla ilgili olarak düzenlenen hüküm kurmaya elverişli kaza tespit tutanağı ile onu destekleyen adli tıp raporuna itibar edilerek bu dosyadan kusur raporu alınmamasında, davalı sürücünün kusurlu olduğunun kabul edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davalı sürücünün kusurlu eylemi nedeniyle davacıların yakını öldüğünden davalı sürücü oluşan maddi ve manevi zarardan, davalı sürücünün kullandığı motosikletin ZMMS poliçesini tanzim eden sigorta şirketinin maddi zarardan sorumlu tutulması yerinde olmuştur. Davacı ... ve davacı ...’in talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için ilk derece mahkemesince aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. Aktüer bilirkişi raporuna göre dava tarihinden önce yapılan ödeme, adı geçen davacıların zararını (destekten yoksun kalma tazminatı alacağını) karşılamamaktadır. Sigorta şirketi tarafından yapılan peşin ödeme güncellenerek hesaplanan miktardan mahsup edilmiştir. Sonuç olarak davacı ... yönünden 113.460,42 TL, davacı ... yönünden 77.966,53 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Aktüer bilirkişi raporu yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunmuştur. İlk derece mahkemesince destekten yoksun kalma tazminatından % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Bununla birlikte dava dilekçesinde davacıların yakınının davalı sürücüye ait motosiklette yolcu olarak bulunduğu sırada ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ileri sürdükleri gözetildiğinde % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekirken bu yönde indirim yapılmaması ve maddi tazminat yönünden fazla tazminata hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır. Bu itibarla davalı sürücünün hatır taşıması nedeniyle maddi tazminatta indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Manevi tazminat yönünden, olay nedeniyle davacıların yakını öldüğünden, davacılara uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davacılara yukarıda yazılı miktarda manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. TBK’nin 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda olayın oluş şekli, olay tarihi, davalı sürücünün tam kusurlu olması, ölenin müterafik kusurlu olması ve hatır için taşınması, paranın satın alma gücü, talep edilen tazminat miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazla bulunmamıştır (TBK Md. 56, TMK Md. 4). İstinaf eden davalı olduğundan manevi tazminat davasında davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi ortadan kaldırma nedeni yapılmamıştır. Belirtilen bu nedenlerle HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı sürücü vekilinin istinaf başvurusunun esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile 1- HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı sürücü istinaf başvurusunun esastan kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2- Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 90.768,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden (sorumlu olduğu miktar 72.614,67 TL’yi aşmamak kaydıyla) kaza tarihi olan ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... AŞ yönünden (310.000,00 TL olan poliçe teminat limitini aşmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 03/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- 62.373,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden (sorumlu olduğu miktar 49.898,58 TL’yi aşmamak kaydıyla) kaza tarihi olan ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ... AŞ yönünden (310.000,00 TL olan poliçe teminat limitini aşmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 03/04/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4- 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 5- 130.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 6- 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 7- 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 8- 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; 9- Hükmolunan maddi tazminat miktarı üzerinden alınması gerekli 10.461,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL harç ve 3.098,32 TL ıslah harcı, 6.405,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye kalan 903,38 TL harcın davalılardan (Davalı ...’ün sorumlu olduğu miktar 722,70 TL’yi aşmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 10- Hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gerekli 21.859,20 TL harcın davalı ...'ten alınarak hazineye irat kaydına, 11- Davacı ... maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul olunan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 14.522,93 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (Davalı ...’ün sorumlu olduğu miktar 11.618,34 TL’yi aşmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 12- Davacı ... maddi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul olunan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.979,72 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (Davalı ...’ün sorumlu olduğu miktar 7.983,77 TL’yi aşmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 13- Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul olunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 20.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 14- Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul olunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 20.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 15- Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul olunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 16- Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul olunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 17- Davacı ... manevi tazminat davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul olunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 18- Davacı ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 19- Davacı ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 20- Davacı ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 21- Davacı ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 22- Davacı ... yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 23- Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil 132,20 TL ilk masraf, 3.098,32 TL ıslah harcı, 6.405,00 TL tamamlama harcı, 1.995,30 TL bilirkişi, müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 11.694,82 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.478,56 TL'sinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 3.667,50 TL ile sınırlı kalmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 24- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.254,20 TL'sinin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 438,97 TL ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bakiye 145,79 TL'sinin davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 25- Başvuran tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talebi halinde karar kesinleştikten sonra başvurana iade edilmesine, 26- İstinaf eden davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, 27- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, HMK’nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile 16/04/2026 tarihinde karar verildi. ...