9. Ceza Dairesi 2023/9195 E. , 2023/7565 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2023/130 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 …
**9. Ceza Dairesi 2023/9195 E. , 2023/7565 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2023/130 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Katılan vekilinin kanunen talepte bulunma hakkı bulunmadığından, vaki duruşmalı inceleme istemi ile sanık müdafiinin kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/88 Esas, 2014/280 Karar sayılı kararı ile sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 2. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/88 Esas, 2014/280 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.12.2022 tarihli ve 2021/2753 Esas, 2022/11299 Karar sayılı kararı ile özetle sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi gerekçesiyle 1412 sayılı Kanun'un 321 nci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. 3. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/29 Esas, 2023/130 Karar sayılı kararı ile sanığın; a) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ile beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Nitelikli cinsel saldırı suçundan 6545 sayılı değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ile beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mahkumiyet kararının usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna, sanık lehine bozulması gerektiğine, olayın intikal şekli, zamanı ve sürecinin şüphe uyandırdığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık tarafından katılanın telefonunun alınmadığına, cebir ve tehdit bulunmadığına, katılanın sanığa gösterdiği mukavemet, aracın kapılarının kilitli olduğu, sanığın telefonunu katılana vermesine dair beyanlarının çelişkili olduğuna, eylemin katılanın rızası dışında gerçekleştiğine dair yeterli delil bulunmadığına, katılanın ruh sağlığının bozulduğuna dair raporun mahkumiyete esas alınamayacağına, lehe Kanun'un uygulanmasında hataya düşüldüğüne, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararının da hatalı olduğuna ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Olay sebebiyle katılanın ruh sağlığının bozulması, sanığın suçu inkar etmesi gibi nedenlerle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması ile üst sınırdan ceza verilmesine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, sanık hakkında on iki yıldan az ceza verilemeyeceğinin gözetilmemesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından, sanık hakkında işbu suç bakımından orta hadden dahi ceza verilmemesinin gerekçesinin gösterilmemesine, tehdit ile katılana karşı gerçekleşen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık hakkında eksik ceza tayinine, kararın bozularak cezanın arttırılması yoluna gidilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, olay günü katılanın kız arkadaşı ile birlikte gittiği eğlence mekanında alkol alıp saat 03:00 sıralarında ticari taksiye binerek ikametine gittiği sırada, kendi isteği ile cadde üzerinde taksiden inerek yürümeye başladığı, bu sırada sanığın aracıyla yol kenarında bulunan ve alkollü olduğu anlaşılan katılanın önünde durup bulunduğu yerin tenha olduğunu söyleyerek evine bırakmayı teklif ettiği, katılanın sanığın ısrarı üzerine sanığın arabasına bindiği, eve götürmediğini anladığında çantasından cep telefonunu çıkarttığını, bu duruma fark eden sanığın telefonunu zorla aldığı katılanı ormanlık bir yere götürdüğü ve çenesini tutarak "bu yüzün gülecek, sen ya benim dediklerimi yapacaksın yoksa seni sabaha kadar burada tutacağım sen benimle birlikte olacaksın, ya da seni burada tutarım ve gerekirse öldürürüm" diyerek tehditle cinsel ilişkiye girdiğini, sanığın daha sonra "sen hap falan kullan beni zor durumda bırakma" dediği, kendisini bırakmasını isteyen katılana tekrar kendisi ile birlikte olması halinde bırakacağını söyleyerek tekrar cinsel ilişkiye girdiği, ardından çarşıda bıraktığı, tekrar görüşmek istediğini belirterek telefon numarasını katılana kendisine verdiği, olay günü 04.59 ile 06.40 saatleri arasında sanığın beyanının aksine herhangi bir görüşme ve mesajlaşma olmadığı, katılanın sabah sanığın aracından iner inmez polisi aradığı, sanığa iftira atmasını gerektirecek husumet ve tanışıklığının olmadığı, ruh sağlığının bozulduğuna dair uzman doktor raporunun bulunması, eylemin ormanlık ve ıssız bir yerde gerçekleşmesi nedeniyle katılanın korkması nedeniyle fiziksel olarak karşı koymasının beklenemeyeceği, katılanın aşamalarda değişmeyen ifadesi nedeniyle samimi bulunduğu, olayın intikal şekli ve zamanı, olaydan önce sanığı tanımayan katılanın aşamalardaki özü itibarıyla istikrarlı beyanları, bu beyanlarını doğrulayan iletişim kayıtları, savunma, doktor raporları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı organ sokma suretiyle nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği, sanığın, katılan arabasına bindikten sonra cep telefonunu sakladığını fark ettiğinde sanığın bu duruma fark ederek telefonunu zorla aldığını, daha sonra sanığın kendisini ormanlık bir yere götürdüğünü ve çenesini tutarak " bu yüzün gülecek, sen ya benim dediklerimi yapacaksın yoksa seni sabaha kadar burada tutacağım sen benimle birlikte olacaksın, yada seni burada tutarım ve gerekirse öldürürüm" şeklinde tehditle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit görüldüğü anlaşılmış, sanığın lehine olan 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesindeki suç tarihinde yürürlükte olan Kanun maddesi uyarınca, her iki suç yönünden temel cezalar belirlenirken, suçun gece vakti hem gecenin karanlığından hem ortamın tenhalığından ve ayrıca katılanın alkollü olmasından faydalanılarak gerçekleştirilmesi dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılarak cezalar tesis edildiği, cinsel saldırı suçu yönünden mağdurun ruh ve beden sağlığının bozulduğundan suç tarihindeki 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulandığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre de, reşit olan katılanın ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için, eylem sonucunda katılanın ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az bir yıl geçtikten sonra usulüne uygun teşekkül etmiş heyetten rapor alındıktan sonra yapılması gerektiği halde, katılanın muayenesi bu süreden önce yapıldığı anlaşılan rapora dayanılarak sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması ve lehe Kanun karşılaştırmasının da usûlüne uygun rapor alındıktan sonra sonucuna göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/29 Esas, 2023/130 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.05.2023 tarihli ve 2023/29 Esas, 2023/130 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.