Başvuru, tahliye taleplerinin ilgili ve yeterli olmayan gerekçelerle reddedildiğinden ve tutukluluğun makul süreyi aştığından bahisle anayasal hakların ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tahliye taleplerinin ilgili ve yeterli olmayan gerekçelerle reddedildiğinden ve tutukluluğun makul süreyi aştığından bahisle anayasal hakların ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/9/2014 tarihinde Malatya Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/185 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 10/4/2012 tarihinde gözaltına alınmış ve Malatya Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimliğinin (CMK madde ile görevli) 13/4/2012 tarihli ve 2012/4 Sorgu sayılı kararı ile “suç işlemek amacıyla kurulan örgütü yönetme, örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, 6136 sayılı yasaya muhalefet, nitelikli yağma ve kasten yaralama” suçlarından tutuklanmıştır. Mahkemenin tutuklama gerekçesi şöyledir: “Üzerlerine atılı suçların yasadaki alt ve üst sınırı, suç vasfı, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, atılı suçun CMK’nın 100/3-a maddesinde sayılan katalog suçlardan olması, denetimli serbestlik tedbirinin yetersiz kalacağı ve tutuklamadan gayenin adli kontrol hükümleriyle sağlanamayacak olması hususları birlikte nazara alınarak ...” Başvurucu, tutuklama kararına itiraz etmiş; Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 24/4/2012 tarihli ve 2012/196 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:“... şüphelilerin üzerine atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, CMK maddede sayılan suçlardan olması, delillerin tam olarak toplanmamış olması, tutuklamadaki şartlarda herhangi bir değişiklik olmaması, delillerin karartılma ihtimali ve şüphelilerin kaçma ihtimali göz önünde bulundurularak itirazların reddi ile şüphelilerin tutukluluk halinin devamına karar vermek gerekmiş(tir).” Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının (TMK madde ile görevli) 27/12/2012 tarihli ve E.2012/164 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında “silahlı örgüt yönetme, örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma, suçluyu kayırma, örgüt faaliyeti kapsamında tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı yasaya muhalefet, örgüt faaliyeti kapsamında nitelikle yağmaya teşebbüs ve tefecilik” suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle Malatya Ağır Ceza Mahkemesine (TMK madde ile görevli) kamu davası açılmıştır. İddianamede, başvurucu ile birlikte toplam elli beş şüphelinin cezalandırılması talep edilmiştir. İddianamede başvurucuya isnat edilen eylemler özetle şöyledir: “2011 tarihinde Diyarbakır ilinden Malatya iline getirilen ve daha sonra 22/02/2011 tarihinde yakalanan 358 gram uyuşturucu esrar maddesi,Şüpheli Levent Çoloğlu’nun [başvurucu]; uyuşturucu esrar maddesi Malatya iline getirildikten sonra konuyu şüpheli S.K.’ye aktardığı, uyuşturucu maddenin pazarlanmasında ve nakledilmesinde şüpheli S.K. ile birlikte hareket ederek satışa arz ettiği, uyuşturucu madde yakalandıktan sonra şüphelilerin olaydan en az zararla kurtulmasını sağlamak amacı ile şüpheliler K. ve S.A. ile birlikte evin kira kontratı üzerine olan şüpheli A.O.Ö.’yü Malatya iline getirmek için Mersin iline gittiği, şüpheli A.’nin akrabası olan şüpheli G.’nin araya girmesi ile şahsı bulduğu, nasıl ifade vermesi gerektiğini söyleyerek ifade vermesini sağladığı hususları tespit edilmiş olup,...2012 tarihinde Batman ilinden Malatya iline 3 kilo 890 gram uyuşturucu esrar maddesi gelmesi,Şüpheli Levent Çoloğlu’nun, uyuşturucu esrar maddesinin getirilmesini planladığı, bilgisi dahilinde uyuşturucunun getirildiği, gelen uyuşturucu maddenin alıcısı olduğu, uyuşturucu madde yakalandıktan sonra tutuklanan şahısların cezaevi sürecini takip ettiği hususları tespit edilmiş olup,...2011 tarihinde E.E.’nin silahla vurulması,Şüpheli Levent Çoloğlu’nun; E.E. ile yanında bulunan diğer şahıslarla birlikte kavga ettiği, S.K.’nin talimatı ile E.E.ye 500 TL para cezası kesildiği, ancak E.E.’nin herhangi bir ödeme yapmadığı, bu nedenle yine S.K.’nin talimatı ile E.E.’ye yönelik öldürme kastıyla silahlı eylem yapılmasına karar verildiği, bu kararı uygulamak için K.’den silah temin ettiği, temin ettiği silah için yine K. aracılığı ile A.G.’den mermi temin ettiği, S.K.’nin talimatı ile E.E.’ye öldürme kastı ile silahlı eylem yapmaya çalıştığı, 2011, 2011 ve 2011 tarihlerinde E.E.’ye karşı 3 kez eylem girişiminde bulunduğu, en son 2011 günü E.E.’nin pusuya düşürülerek silahla vurulması sırasında arka araçta yer aldığı, eylemin nasıl gerçekleştirileceğini planlandığı hususları tespit edilmiş olup,...2011 yılı içerisinde S.S.’ye tefe ile para verilmesi, E.’ye yönelik yağmaya teşebbüs,Şüpheli Levent Çoloğlu’nun; S.S.’ye faiz karşılığı tefe ile para verdiği, S.S.’nin azmettirmesi ile E.’den olduğunu iddia ettiği alacağı almak için E.’nin babası olan Ş.’nin yanına İzmir’e giderek Ş.’den zorla tahsilat yapmaya çalıştığı, ancak herhangi bir tahsilat yapamayınca eylemin nitelikle yağmaya teşebbüs aşamasında kaldığı, daha sonra S.S.’nin R.T.’nin akrabalarına verdiği senetleri almak için R.T.’yi sıkıştırdığı, bunun için R.T.’yi darp ettiği hususları tespit edilmiş olup ...” Malatya Ağır Ceza Mahkemesince 14/1/2013 tarihinde iddianamenin kabul edilmesi ile E.2013/2 sayılı dosya üzerinden yargılama aşaması başlamıştır. Mahkemece başvurucunun yargılanması tutuklu olarak sürdürülmüştür. 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun’un maddesi ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun maddesi ile görevli olan ağır ceza mahkemeleri kaldırıldığından Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 14/3/2014 tarihli ve E.2013/2, K.2014/62 sayılı kararı ile başvurucunun yargılanmakta olduğu dava, Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin E.2014/159 sayılı dosyasına devredilmiştir. Malatya Ağır Ceza Mahkemesince E.2014/159 sayılı dosya üzerinden yürütülen yargılamada, 5/8/2014 tarihli celsede başvurucunun tutukluluğunun devamına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir: “...Suçun vasıf ve mahiyeti, CMK’nın 100/3 maddesi uyarınca katalog suçlardan oluşu, tutuklu sanıkların cezalandırılması istenen yasa maddesinde ön görülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın üst sınırı, tutuklulukta geçirilen süre, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren mevcut delil durumu ve CMK’nın maddesinde ön görülen tutuklama şartlarının halen devam ediyor olması nedeniyle...” Başvurucu, karara itiraz etmiş; Malatya AğırCeza Mahkemesinin 13/8/2014 tarihli ve 2014/1002 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçe bölümü şöyledir:“Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçlarından Levent Çoloğlu (başvurucu) hakkında Malatya Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/159 Esas sayılı dava dosyasının 05/08/2014 tarihinde yapılan duruşmasında sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildiği, incelenen dosya kapsamına göre; Sanığınüzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirmiş olabileceği yönünde somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunması, kanundan kaynaklanan tutuklama sebeplerinin varlığı, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, yasada öngörülen cezanın alt ve üst sınırına göre tutukluluğun ölçülü bulunması, belirtilen sebeplerle sanık hakkında tutuklama şartlarının oluşup devam ettiği, sanık hakkında CMK 109 maddesinde belirtilen adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı kanaati ile CMK 100 ve devamı maddeleri gereğince sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi gerekerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” Başvurucu, anılan kararı 26/8/2014 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 2/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Malatya Ağır Ceza Mahkemesince 12/9/2014 tarihli celsede “tutuklulukta geçirmiş oldukları süre, delillerin büyük ölçüde toplamış olması dikkate alınarak” başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Dava, inceleme tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesinde derdesttir. B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Nitelikli hâller” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Kasten öldürme suçunun; a) Tasarlayarak, ... İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Nitelikli yağma” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Yağma suçunun; ...c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, ... f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, ...İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” kenar başlıklı maddesinin (3) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:“(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz....(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” kenar başlıklı maddesinin (1), (3), (4) ve (5) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir. ...(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır. (4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Tefecilik” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un “Suçluyu kayırma” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” 5271 sayılı Kanun’un “Tutuklama nedenleri” kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),... Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),...” 5271 sayılı Kanun’un “Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2)numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir. (2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.”