Başvuru, idari işlemin iptali için açılan davada kanun yolu incelemesinin yanlış yargı yerinde yapılması ve gerekçesiz karar verilmesi nedenleriyle kanuni hâkim güvencesi ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, idari işlemin iptali için açılan davada kanun yolu incelemesinin yanlış yargı yerinde yapılması ve gerekçesiz karar verilmesi nedenleriyle kanuni hâkim güvencesi ile gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/6/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Adana ili Seyhan ilçesi İhsan Sabancı Kız Teknik ve Meslek Lisesinde müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken hakkında bir öğrencisini taciz ettiği iddiasıyla idari soruşturma açılması sonucu 29/8/2012 tarihli işlem ile aynı ilçede bulunan Sadıka Sabancı Ortaokulunda din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görevlendirilmiştir. Hakkında uygulanan işlemin iptali istemiyle başvurucunun Adana Valiliğine karşı Adana İdare Mahkemesinde 24/10/2012 tarihinde açtığı dava 29/3/2013 tarihli kararla kabul edilmiş ve işlem başvurucunun yöneticilik görevinden alınması yönünden iptal edilmiştir. Kararda; soruşturma sonucu düzenlenen raporlarda belirtilen hususlar, raporlar arasındaki birtakım çelişkilerin giderilmemiş olması ile tacize uğradığı ileri sürülen öğrencinin Adana Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifade irdelenmiştir. Bu değerlendirmeler ışığında idari işlemin sebebi olarak gösterilen eylemin kesin olarak gerçekleştiği veya başvurucunun yöneticilik görevinden alınmasını gerektirecek nitelikte bir davranışta bulunduğu hususları şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde kanıtlanmadan, varsayım yoluyla görevden alınmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmadığı belirtilerek iptali istenen işlemin yöneticilik görevinden alınmaya ilişkin kısmının mevzuata ve hukuka uygun olmadığı belirtilmiş ancak soruşturma konusunun niteliği ve soruşturma raporlarında belirtilen diğer hususlar yönünden başvurucunun eski görev yerinde yıprandığı ve görev yeri değişikliğinin hizmetin sağlıklı ve düzenli olarak işlemesi için gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu yönden ise işlemin davacının görev yerinin değiştirilmesine ilişkin kısmında kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinin iptal kararına karşı davalı idare tarafından itiraz edilmiştir. Yapılan inceleme sonucu Adana Bölge İdare Mahkemesi 11/12/2013 tarihli kararı ile itiraza konu kararın bozularak kaldırılmasına ve davanın reddine hükmetmiştir. Kararda; mevzuat hükümleri ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisinin tanındığının açık olduğu, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması hâlinde dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalinin gerektireceğinin yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş olduğu belirtilmiştir. Bu doğrultuda idari soruşturma dosyalarında başvurucuya isnat edilen eylemlerin sübuta erdiği sonucuna varıldığı ifade edilmiş ve iptali istenen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. İtiraz sonucu verilen karara karşı başvurucu 27/2/2014 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme talebinde bulunmuş, dilekçesinde esasa ilişkin hususların yanında dava konusu işlemin Adana Valiliği tarafından gerçekleştirilen görev ve unvan değişikliği niteliğinde olduğunu, bu durumda 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca olayda bölge idare mahkemesinin itiraz incelemesi yetkisi bulunmadığını, dava dosyasının temyiz incelemesi için Danıştaya gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yapılan inceleme sonucu Adana Bölge İdare Mahkemesi 16/5/2014 tarihli kararı ile karar düzeltme isteminin reddine hükmetmiştir. Karar düzeltme isteminin reddine ilişkin ilam başvurucuya 4/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 25/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 2577 sayılı Kanun'un 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan "İtiraz" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: " İdare ve vergi mahkemelerinin; ...b) Valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilâtındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, ikinci görev, vekaleten atama, görev ve unvan değişikliği içermeyen il içi naklen atama, görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlerine ilişkin idari işlemlerden, ... kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdikleri nihaî kararlar ile tek hâkimle verilen nihaî kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir." 2577 sayılı Kanun'un "Kararın düzeltilmesi" kenar başlıklı maddesi, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun'un maddesiyle kaldırılmadan önceki hâliyle şöyledir:" (Değişik birinci cümle: 5/4/1990 - 3622/23 md.) Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verdikleri kararlar ile bölge idare mahkemelerinin itiraz üzerine verdikleri kararlar hakkında, bir defaya mahsus olmak üzere kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde taraflarca;a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,b) Bir kararda birbirine aykırı hükümler bulunması,c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması,d) (Değişik: 5/4/1990 - 3622/23 md.) Hükmün esasını etkileyen belgelerde hile ve sahtekarlığın ortaya çıkmışolması,Hallerinde kararın düzeltilmesi istenebilir. (Değişik: 5/4/1990 - 3622/23 md.) Danıştay dava daireleri ve İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları ile bölge idare mahkemeleri, kararın düzeltilmesi isteminde ileri sürülen sebeplerle bağlıdırlar. (Değişik: 10/6/1994 - 4001/24 md.) Kararın düzeltilmesi istekleri esas kararı vermiş olan daire, kurul ve bölge idare mahkemesince incelenir. Dosyanın incelenmesinde tetkik hakimliği yapanlar, aynı konunun düzeltme yoluyla incelenmesinde bu görevi yapamazlar." Danıştay İkinci Dairesinin 17/1/2013 tarihli ve E.2012/11943, K.2013/1 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir: "... 2577 sayılı Yasa'nın,2012 günlü, 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa'nın maddesiyle değişik "itiraz" başlıklı maddesinin fıkrasının (b) bendinde, idare ve vergi mahkemelerinin, valilik, kaymakamlık ve yerel yönetimler ile bakanlıkların ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının taşra teşkilatındaki yetkili organları tarafından kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, ikinci görev, vekaleten atama, görev ve unvan değişikliği içermeyen il içi naklen atama,görevden uzaklaştırma, yolluk, lojman ve izinlerine ilişkin idari işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak verdikleri nihai kararlar ile tek hakimle verilen nihai kararlara, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemelerin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine itiraz edilebileceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Yasa'nın, 4577 sayılı Yasa ile değişik maddesinde de, idare ve vergi mahkemelerinin itiraz yolu açık olan kararlarının temyiz edilemeyeceği belirtilmiştir. Diğer taraftan, 1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun maddesi ile 1992 günlü, 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun'un maddesine dayanılarak hazırlanan ve 2009 günlü, 27318 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girenMilli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin, "Kapsam" başlıklı maddesinde, bu Yönetmeliğin, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerini ikinci görev olarak yürütecek personeli kapsayacağı belirtilirken, "Tanımlar" başlıklı maddesinde de atamanın, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun maddesine göre ikinci görev kapsamında yapılan görevlendirmeyi ifade edeceği kurala bağlanmış olup,190sayılıGenel Kadro Usulü Hakkında Kanun HükmündeKararname'de ise, eğitim kurumları yöneticilikleri için herhangi bir kadronun tahsis edilmediği görülmekle, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerinin ikinci görevle yürütüldüğü açıktır. Olayda, Ç. İli, İ. Lisesi Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında düzenlenen ... . günlü, ... . sayılı İnceleme ve Soruşturma Raporu'na istinaden aynı İl, B. İlçesi, B. Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi'ne Öğretmen olarak atanmasına ilişkin Ç. İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... . günlü, ... . sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Çanakkaleİdare Mahkemesi'nce verilen ... . günlü, ... . sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmiş ise de; davacının üzerinden alınan müdürlük görevinin ikinci görev niteliğinde olduğu dikkate alındığında, işlemi tesis eden makam ve işlemin konusu bakımından uyuşmazlığın 2577 sayılı Yasa'nın maddesinin 1/b fıkrası kapsamında olması nedeniyle, temyizen Danıştay'da incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin görev yönünden reddine ve 2577 sayılı Kanun'un değişik maddesinin fıkrası uyarınca dosyanın Edirne Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine..." B. UluslararasıHukuk İlgili uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Kemal Demir, B. No: 2014/17141, 6/7/2017, §§ 42-