4. Hukuk Dairesi 2021/18274 E. , 2022/1001 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 15/05/2017 gün 2014/9106 Esas-2017/5433 Karar sayılı ilamında; “Davacı tarafından aç…
**4. Hukuk Dairesi 2021/18274 E. , 2022/1001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 15/05/2017 gün 2014/9106 Esas-2017/5433 Karar sayılı ilamında; “Davacı tarafından açılan Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/513 Esas sayılı dosyasında dava konusunun, davacının sigortalısı için ödediği tedavi bedellerinin rücusu olduğu; davacının rücu edebileceği miktarın ve bu bedelden sorumlu olanların tespiti bakımından alınan uzman bilirkişi heyeti raporuyla, eldeki davanın davalısı tarafından fazladan faturalandırma yapıldığının saptandığı; anılan davada bilirkişi raporuna göre verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği hususları hep birlikte gözetildiğinde; eldeki davanın davalısı, anılan dosyada taraf olmadığı için Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/513 Esas sayılı dosyasındaki tespiti ve verdiği kararın, davalı aleyhine kesin delil teşkil etmese de davacı lehine güçlü delil niteliği taşıdığı aşikardır. Bu itibarla, davacı lehine güçlü delil niteliği taşıyan önceki rücu davasındaki durumun gözetilmeyişi hatalı olduğu gibi; mahkemenin hükme esas aldığı ikinci ek rapordaki tespitler, kök rapor ve ilk ek rapordaki tespitlerle, ayrıca önceki rücu davasındaki bilirkişi heyeti raporuyla çelişmektedir. Anılan bu çelişkiler giderilmeden hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/513 Esas sayılı dosyasındaki tespit ve kabuller de göz önünde bulundurulmak suretiyle, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden, içinde fizyoterapi uzmanının da yer aldığı heyetten, TTB Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre davalının fatura ettiği tedavi bedellerinin yerinde olup olmadığı, fazladan ve usulsüz faturalandırma olup olmadığı konularında, önceki rücu davasında alınan bilirkişi raporuyla mahkemenin kendi aldığı raporlar arasındaki çelişkileri gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle ve konusunda uzman olmayan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapora göre, yazılı olduğu biçimde hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, davalının Beyoğlu 5. İcra Müdürlüğü'nün 2010/8601 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı