Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka nezdinde mevduat hesabı bulunduğunu, banka hesabının internet kullanımına hiç açılmadığını ancak bilinmeyen şahıslar tarafından hesapta biriken paranın çekildiğini, daha sonradan müvekkilince hesaptaki paranın sahte EFT talimatlarla gönderilerek hesabın boşaltıldığını, bankaya paranın iadesi yönünde ihtar çekildiğini, banka şubesi ile yapılan görüşmede işlemlerin genel müdürlük üzerinden yapıldığını, işlemi yapan kişilerin işten a
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili acentenin davalı şirketler ile 26.12.2002 tarihinde yaptığı Acentelik Sözleşmesi gereği İzmir bölgesinde acentelik faaliyetini yerine getirdiğini, yürütmüş olduğu çalışmalarla İzmir bölgesinde ciddi bir müşteri çevresi oluşturduğunu, Acentelik Sözleşmesi'nin ... 13. Noterliği'nin .. tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafından tek taraflı olarak haksız şekilde feshedildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, yapılan feshin aynı zamanda Sigorta Acenteleri Yönetmeliği m. 15/3'e ve davalı şirket ... Sigorta Manifestosu'na aykırı olduğunu, haksız fesih neticesinde müvekkili acentenin TTK m. 122 uyarınca denkleştirme (portföy) tazminatına hak kazandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla dava tarihi itibarıyla işleyecek avans faizi ile birlikte hesaplanacak denkleştirme tazminatının karşı taraftan alınarak davacıya verilmesine, haksız fesih nedeniyle sona eren acentelik sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirketlerce tahsil edilen feshe ilişkin her türlü fesih bildirim, azilname, ihtarname ve ticaret sicil tescil masraflarının karşı taraftan alınarak ödeme tarihi itibarıyla işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava değeri olarak 45.000,00 TL bildirilmiştir. Mahkemece HMK md 31 kapsamında verilen süre içinde sunulan talep açıklama dilekçesi ile, davanın belirsiz alacak davası olduğu, davadaki talebin ise şimdilik ... Sigorta AŞ'den 40.000,00 TL, ...AŞ'den şimdilik 5.000,00 TL portföy tazminatı talep edildiği, ayrıca 1.090,38 TL fesih masrafının (174,40 TL ihtarname bedeli, 915,98 TL kapanış masrafı) davalılardan müştereken ve müteselsilen istirdadına karar verilmesinin talep edildiği açıklanmış, fesih masrafı kalemine ilişkin eksik peşin harç yatırılarak tamamlanmıştır. TALEP ARTIRIM Davacı vekilince sunulan 13/09/2019 tarihli dilekçe ile, dava dilekçesinde talep ettikleri portföy tazminatı tutarı 197.197,79 TL'ye artırılmış, eksik peşin harç yatırılmış, artırılan portföy tazminatının ve fesih masrafı kaleminin 05/01/2021 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanı ile sadece davalılardan ... Sigorta AŞ'den talep edildiği açıklanmıştır. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı acentenin müvekkili davalı şirketler ile yapmış olduğu 26.12.2002 tarihli Acentelik Sözleşmesinde belirtilen şart ve talimatlara uymaması, müvekkil davalı şirket tarafından kendisine verilen hedefleri gerçekleştirememiş olması nedeniyle 06.03.2017 tarihinde gönderilen ihtarname ile Acentelik Sözleşmesinin tek taraflı olarak haklı nedenlerle feshedildiğini, davacı acentenin kendisine verilen hedeflerin sürekli altında kaldığına ilişkin durumun müvekkil şirket tarafından 29.08.2016 tarihli yazı ile bildirdiğini, bunun üzerine acentenin hedefleri gerçekleştirmede herhangi bir iyileşme ve buna yönelik bir çaba göstermediği görüldüğünden 30.11.2016 tarihli yazı ile acentelik sözleşmesinin 3 aylık ihbar süresi sonunda feshedeceğinin bildirildiğini ve buna uygun olarak 06.03.2017 tarihinde acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmiş olması nedeniyle davacı acentenin denkleştirme tazminatı talebinin bir dayanağı bulunmadığını, yapılan feshe rağmen davacı acentenin farklı şirketlerin acenteliğini yürüterek tüm sigortacılık faaliyetlerine devam etmesi sebebiyle portföy kaybına yönelik bir zararının bulunmadığını, denkleştirme tazminatı talep edilebilmesinin sigorta şirketinin acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi şartına bağlandığını, müvekkil şirketinse taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra davacı acentenin faaliyette bulunduğu yıllar olan 2002-2016 arasında çalışmış olduğu 15465 adet müşterinin sadece 177 tanesi ile diğer acenteleri vasıtasıyla poliçe yapılmış olduğunu; bu nedenle davalı şirketin portföy tazminatı ödemeyi gerektirecek önemli bir menfaat elde etmediğini, müvekkili şirket nezdinde poliçe yaptıran müşterilerin çok büyük kısmının Acentelik Sözleşmesi'nin sona ermesinden sonra davacı acenteyi takip ettiğini, TTK m. 122 uyarınca portföy tazminatına hükmcdilebilmesi için aranan "hakkaniyete uygunluk" şartının da, sigortalıların istedikleri aracı kurumu seçmekte özgür olmaları sebebiyle gerçekleşmediğini, davacı acentenin portföy tazminatı talebinin taraflar arasında imzalanan Acentelik Sözleşmesi m. 23, 24 hükümleri, TTK'nın ilgili hükümleri, TBK m. 126 hükmü ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 16 uyarınca dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca fesihte kusuru bulunan davacı acentenin portföy tazminatı talep edemeyeceğini ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.