Başvuru, hükmün onanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hükmün onanmasını isteyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin tebliğ edilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 23/10/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyleolaylar özetle şöyledir: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen S. 2007/31821 sayılı soruşturma neticesinde yağma suçundan cezalandırılması istemiyle 10/7/2007 tarihinde başvurucu hakkında dava açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 2/3/2010 tarihli ve E.2007/225, K.2010/56 sayılı kararıyla başvurucunun müsnet suçtan 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan onama istemli tebliğnamenin başvurucuya veya müdafiine tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi veya kayda rastlanmamıştır. Tebliğnamede başvurucunun, teşhisin ve diğer delillerin mahkûmiyete yeterli olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması talep edilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 24/6/2014 tarihli ve E.2011/19724, K.2014/13076 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Başvurucu, nihai karardan 9/10/2014 tarihinde haberdar olmuştur. Başvurucu 23/10/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un maddesi uyarınca 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun maddesinin üçüncü fıkrası, karar tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle şöyledir: “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde sanık veya müdafii ile müdahil, şahsi davacı veya vekillerine dairesince tebliğ olunur. İlgili taraf tebliğden itibaren yedi gün içinde yazılı olarak cevap verebilir.”