6. Hukuk Dairesi 2014/185 E. , 2014/1014 K. MAHKEMESİ : Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/05/2012 NUMARASI : 2010/127-2012/65 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece çeyiz ve ziynet eşya…
**6. Hukuk Dairesi 2014/185 E. , 2014/1014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 08/05/2012 NUMARASI : 2010/127-2012/65 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece çeyiz ve ziynet eşyalarına yönelik davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş olup hükmü davacı temyiz etmiştir Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 26.06.2007 tarihinde evlendiklerini, davalının 16.09.2007 tarihinde müvekkilini kemer ile döverek evden kovduğunu, Darp olayı ile ilgili davalı hakkında Ödemiş Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/376 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, evlilik birliğinin kurulma aşamasında müvekkili tarafından müşterek haneye götürülen ev ve çeyiz eşyaları ve ziynet eşyalarının davalıda kaldığını belirterek dava dilekçesinde belirttiği çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ise davacının ortak haneye getirdiği eşyaların varlığının kanıtlanamadığını, davacının bu yönde kanıt sunmadığını, davacının evden ayrılırken ziynet eşyaları ile birlikte diğer çeyiz eşyalarını alarak beraberinde götürdüğünü savunmuştur. Mahkemece, davacının evden kendi isteğiyle ayrıldığı, bu durumda ziynet eşyalarını beraberinde götürdüğünün kabulü gerektiği, çeyiz eşyalarına yönelik iddianın ise kanıtlanamadığı, dinlenen davacı tanıklarının çeyiz eşyalarının sayı ve niteliklerine ilişkin somut beyanlarının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının 19.10.2007 tarihli savcılık ifadesinde ziynet eşyalarını alarak evden ayrıldığını beyan etmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarına gelince 2-Davacının çeyiz eşyalarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı kadın dava konusu edilen çeyiz eşyalarının müşterek konuttan ayrıldığı tarih itibariyle davalıda kaldığını ve sonraki aşamada kendisine iade edilmediğini iddia etmiştir. Kural olarak davacı dava konusu ettiği eşyaların varlığını ispat yükü altındadır. Davacı varlığını iddia ettiği eşyalara yönelik olarak 28.11.2007 tarihinde Karacasu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/20 d.iş sayılı dosyası ile müşterek konutta tespit yaptırmış, tespit dilekçesinde belirtilen eşyalardan hiçbirinin tespit mahallinde olmadığı anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanıkları da dava konusu edilen eşyaların cins, nitelik ve sayısı ile ilgili somut beyanda bulunmamışlardır. Bu yönüyle davacı eşyaların varlığını ve evden ayrıldığı sırada müşterek konutta kaldığını dinlettiği tanık beyanları ile kanıtlayabilmiş değildir. Ne var ki davacı dava dilekçesinde “vs. yasal deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, davacıya bu iddiasını ispat etme konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.