T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/300 - 2025/1647 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/300 KARAR NO : 2025/1647 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2023 NUMARASI : 2017/692 Esas 2023/211 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.01.2026 İlk derece mahkemes…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/300 - 2025/1647 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/300 KARAR NO : 2025/1647 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2023 NUMARASI : 2017/692 Esas 2023/211 Karar DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 19.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 18.06.2016 tarihinde, davalı ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresindeki, ... Sigorta Anonim Şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacının annesi yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini, kazayla ilgili olarak Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1470 Esas sayılı ile dosyası ile görülen davanın derdest olduğunu, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, ...'ın vefatının tüm aileyi derinden etkilediğini, müteveffanın eşi ...'ın da kazanın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra 17.07.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce eldeki davayı açmak için vekâlet verdiğini, ancak sigorta şirketlerine başvuru sürecinde ve ceza dava sonucunun beklenmesi nedeniyle davanın vefatından önce açılamadığını, müteveffa ...'ın kazadan önce SSK'dan emekli olmasına rağmen özel bir firmada çalışmaya devam ettiğini, davacının yaşanan ölümler nedeniyle anne ve babasını yitirdiği gibi desteklerini de yitirdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 1.000,00TL ve miras bırakan ... adına mirasçı sıfatıyla davacıya verilmek üzere 1.000,00TL olmak üzere toplam 2.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 2.000,00TL defin ve cenaze masrafları olmak üzere 4.000,00TL maddi tazminat ve davacı için 100.000,00TL ve miras bırakan ... için mirasçı sıfatıyla davacıya verilmek üzere 100.000,00TL olmak üzere toplam 200.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere, davalı sigorta şirketleri yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 08.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 10.683,75TL, miras bırakan ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 1.114,33TL olarak ıslah etmiştir. Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'a atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, müteveffa yayanın tam kusurlu olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili olarak Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/1470 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğunu, kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davalı şirketin davalı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası sigortacısı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, hükmedilecek tazminatın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ... Sigorta Anonim Şirketinin poliçe limitini aşması hâlinde sorumluluklarının bulunduğunu, kaza tespit tutanağına göre müteveffa yayanın asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, talep edilen manevi tazminatı fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 26.03.2020 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un %20, davacı desteği müteveffa ...'ın %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, müteveffanın 16.01.1970 doğumlu olduğu, davacı ...'ın müteveffanın çocuğu ve doğum tarihinin 22.05.1999 ve kaza tarihinde 18 yaşında olduğu, davacının ... Anadolu Lisesinde öğrenci olduğu, üniversite okuyacağı koşuluna göre Yargıtay kararları uyarınca 25 yaşına kadar destekten yararlandırılması gerektiği, müteveffanın eşi olan dava dışı ...'ın kazadan yaklaşık 1 yıl sonra 17.07.2017 tarihinde vefat ettiği, doğum tarihinin 30.06.1972 olduğu, vefat tarihine kadar destekten yararlandırılması gerektiği, müteveffanın annesi olan dava dışı ...‘in ve babası dava dışı ... için pay ayrılarak hesaplama yapıldığı, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 26.03.2020 tarihli raporunda müteveffa %80 oranında kusurlu bulunduğu için hesaplanan tazminattan kusur indirimi yapılarak 01.01.2022’den sonraki dönem ise işleyecek dönem olarak müteveffanın 2021 yılı AGİ dahil yıllık net geliri her yıl %10 artırılarak ve %10 iskonto edilmek suretiyle işleyecek dönem geliri hesaplandığı ve davacı ...’un talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 10.683,75 TL, miras bırakan ...’nin payına düşen destekten yoksun kalma tazminatının 1.114,33 TL olduğu, zararın tahsili için zorunlu mali sorumluluk sigortası sigortacısı davalı ... Sigorta Anonim Şirketine yapılan başvurunun 01.08.2016’da tebliğ edildiği, başvuruyu izleyen 8 iş günü sonrası olan 12.08.2016 temerrüt tarihi olduğu,, sigortalı aracın hususi nitelikte olduğundan yasal faiz işletilmesi gerektiği, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacıya 10.683,75TL destekten yoksun kalma tazminatının ve dava dışı muris ... adına onun mirasçısı olarak hak ettiği 1.114,33TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...’tan kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 12.08.2016 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının defin ve cenaze masraflarına ilişkin talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacının dava dışı muris ... adına olan manevi tazminat davasının reddine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine yönelik manevi tazminat davasının reddine, davacıya 15.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’tan kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporuna ve aktüer hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacının ailenin tek çocuğu olması nedeniyle anne ve babasının ömür boyu davacıya destek olacakları sabitken, 25 yaşına kadar hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, destek ...'ın emekli olmasına rağmen çalışmaya devam ettiğini, emekli maaşı ile birlikte fiilen çalışması karşılığında almış olduğu maaşın toplamı üzerinden destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın sadece emekli maaşı esas alınarak yapıldığını, miras bırakan baba ... yönünden adı geçenin vefatına kadar hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, yapılacak hesaplamanın müteveffa ...'ın muhtemel yaşayacağı 06.05.2041 tarihine kadar yapılması gerektiğini, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Katılma yoluyla davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı ... Sigorta AŞ'nin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğunu ve maddi tazminat talepli davada sorumluluğunun zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin aşılması hâlinde söz konusu olacağını, zorunlu mali sorumluluk sigortası sigortacısının diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi olduğunu ve sigorta limitinin kaza tarihi itibariyle 310.000,00TL olduğu nazara alındığında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden maddi tazminat talepli davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin manevi tazminat limitinin 15.000,00TL olduğunu ve mahkemece de limit kadar manevi tazminata hükmedildiğini, ancak müteveffanın geride annesi ve babasının da kaldığı nazara alındığında onların da dava açması hâlinde limitin kalmayacağı hususunun göz önünde bulundurulmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki, ... Sigorta Anonim Şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile ... Sigorta Anonim Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacının annesi yaya ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiğini, ...'ın vefatının tüm aileyi derinden etkilediğini, müteveffanın eşi ...'ın da kazanın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra 17.07.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce eldeki davayı açmak için vekâlet verdiğini, ancak sigorta şirketlerine başvuru sürecinde ve ceza dava sonucunun beklenmesi nedeniyle davanın vefatından önce açılamadığını belirterek davacı ve miras bırakan babası için destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacıya 10.683,75TL destekten yoksun kalma tazminatının ve dava dışı muris ... adına onun mirasçısı olarak hak ettiği 1.114,33TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...’tan kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 12.08.2016 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının defin ve cenaze masraflarına ilişkin talebinin reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacının dava dışı muris ... adına olan manevi tazminat davasının reddine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketine yönelik manevi tazminat davasının reddine, davacıya 15.000,00TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’tan kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; 1-Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki aracı ile Kazım Karabekir Caddesi sol şeridi takiben Tandoğan istikametine seyri sırasında olay yeri ASKİ karşısı, köprü girişinde istikametine göre sağından gelip karşıya geçmek isteyen yayaya aracının sağ ön kısımları ile çarparak kaput üzerine alıp, yolun sağına savurduğu, kendisinin yaklaşık 50 metre ilerisinde yolun sağında duruşa geçtiği, yayanın yaralandığı kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesini ihlâl ettiği ve tali kusurlu olduğu, yaya ...'ın yaya geçidinin bulunmadığı bölümde solundan kendisine yaklaşan araçların hızını ve mesafesini göz önüne almadan karşıya geçmek istediği sırada sol şeritten gelip doğru seyreden araç tarafından çarpıldığı kazanın meydana gelmesinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68.maddesini ihlâl ettiği ve asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ankara 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1470E.sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26.12.2017 tarihli raporda, aynı tespitlerle davalı sürücü ...'un tali, müteveffa yaya ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 26.03.2020 tarihli raporunda da, davalı ...'un, sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde gündüz vakti, bölünmüş yolun sol şeridini takiben seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, bu hâliyle geldiği olay yerinde seyrine göre, yolun sağından yola girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen ve sol şeride kadar gelmiş bulunan yaya karşı zamanında etkin tedbir alamayıp çarpmasıyla meydana gelen kazada %20, yaya ...'ın, karşıdan karşıya geçmek için yaklaşan araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadan akan trafiğin arasından kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde kontrolsüzce yola girdiği, bu hâliyle yolun sağından yola girip sol şeride kadar geldiğinde seyir yoluna girdiği aracın sadmesine maruz kalıp kendi ölümüyle sonuçlanan olayda %80 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporların kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın oluş şekline uygun olduğu ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi, aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53.maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 Esas, 412 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O hâlde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşulların ayrı ayrı değerlendirilmesi, yükseköğrenim yapacaklar ise, 25 yaşının doldurulmasına kadar; yükseköğrenim yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada müteveffanın kızı olan davacının üniversite okuyacağı koşuluna göre 25 yaşına kadar hesaplama yapılmasında, kullanılan yaşam tablosunun davacının 25 yaşına kadar, mirasçı sıfatıyla açtığı davada ise müteveffanın eşinin ölüm tarihine kadar hesaplama yapılmış olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; 1-6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut hâlde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hâl ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Somut olayda, kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'un tali (%20) kusurlu olduğu kabul edilerek manevi tazminat miktarının tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde (2016) paranın satın alma gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kurallarına ve manevi tazminatın amacına uygun olduğu kanaatine varılmış, istinaf kanun yoluna davalı taraca başvurulduğu da gözetilerek davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Kaza yapan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılsın yada yapılmasın, kaza tarihindeki zorunlu mali sorumluluk sigortası limitlerinin üstünde kalan miktardan ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumluluğu kabul edildiğinden kaza yapan araçla verilen zararlardan, aracın ZMMS ve İMMS kapsamında sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketlerinin müteselsilen sorumluluğuna karar verilemez. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi, dava konusu kazaya karışan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup davacı tarafça ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı olarak da talepte bulunulmuştur. İhtiyari mali sorumluluk sigortası zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortası limitini aşan zararından sorumludur. Diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin de, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, olay tarihinde ölüm ve sakatlanma halinde kişi başı teminat limitinin 310.000,00TL olduğu görülmüştür. Davacının, aktüer bilirkişi raporu ile belirlenen zararının, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe limiti dahilinde kaldığı anlaşılmakla, davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin maddi tazminat yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminat yönünden poliçe limiti ile sınırlı şekilde sorumlu tutulması gerektiren yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, tarafların sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A.MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; 1-Davacıya 10.683,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve dava dışı muris ... adına onun mirasçısı olarak hak ettiği 1.114,33 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...’tan kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ’den (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 12.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının defin ve cenaze masraflarına ilişkin talebinin reddine, Davacının ZMMS limitini aşan zararı bulunmadığından davalı ... Sigorta Anonim Şirketi hakkındaki maddi tazminata yönelik davasının reddine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 805,92 TL harçtan peşin alınan 696,77TL harç ile 27,00TL ıslah harcı toplamı olan 723,77TL harcın mahsubu ile eksik 82,15TL harcın davalılar ... ve ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 600,00 TL, davetiye ve müzekkere tebligat gideri 534,75TL olmak üzere toplam 1.134,75 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 964,54TL'sinin davalılar ... ve ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1 ve 2 gereğince maddi tazminat yönünden 9.2000,00TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden davacıya verilmesine, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan maddi tazminat vekâlet ücreti davacılar vekiline hükmedilen vekâlet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalılar ..., ..., ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddeleri gereğince her bir davalı (..., ..., ... Sigorta Anonim Şirketi) bakımından hesap ve takdir olunan 2.000,00'er TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden limit dahilinde tazminat talep edildiğinden ve limit dahilinde zarar bulunmadığından dava reddedildiğinden vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, B.MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE, 1-Davacının Dava dışı muriş ... adına olan manevi tazminat davasının reddine, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik manevi tazminat davasının reddine, 3-Davacıya 15.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...’tan kaza tarihi olan 18.06.2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ’den (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) dava tarihi olan 09/10/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, C.Araç üzerine konulması istenen tedbir talebinin araç dava konusu edilmediğinden reddine, 4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.024,65TL harcın davalılar ..., ... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan toplam 759,77TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1 ve 13/1. maddeleri gereğince hesaplanan ve takdir olunan 9.200,00TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta AŞ’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2. maddesi gereğince gereğince davalı lehine hükmedilecek olan manevi tazminat vekalet ücreti davacılar vekiline hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğinden reddolunan miktar bakımından davalılar ..., ..., ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 ve 13/1. maddeleri gereğince her bir davalı (..., ..., ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketi). bakımından hesap ve takdir olunan 9.200,00'er TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL nın mahsubu ile kalan 345,55 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00 TL başvuru harcı ve 37,25 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.