3. Ceza Dairesi 2022/33708 E. , 2023/8145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/140 E., 2021/226 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2019 tarih ve 2018/33 - 2019/217 ... kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜMLER :1-Sanıklar ..., . ve ... hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 ... Kanun'un 3/1, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf
**3. Ceza Dairesi 2022/33708 E. , 2023/8145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/140 E., 2021/226 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2019 tarih ve 2018/33 - 2019/217 ... kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütüne yardım etme HÜKÜMLER :1-Sanıklar ..., . ve ... hakkında TCK'nın 314/2 ve 3713 ... Kanun'un 3/1, 5/1 maddeleri ile TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi 2-Sanıklar ..., hakkında TCK'nın 314/3 ve 220/7 nci maddesi delaletiyle TCK'nın 314/2, 220/7, 3713 ... Kanun'un 3/1, 5/1 inci maddeleri ile TCK'nın 62, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar ..., ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak; Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere göre sanık ...'nin sübut bulan silahlı terör örgütünün üyesi olmak suçundan cezalandırılması gerekirken delil ve olguların hatalı değerlendirilmesi neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması, 5237 ... TCK'nın 314/3 ve 220/7 nci maddesindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eleştiri dışında eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz talepleri ile ilgili olarak; A. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/970 K. ... kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 ... kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili ... ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının ... ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf. 383 vd.) Örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 ... TCK’nın 220 inci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 ... TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 1...., ..., ..., ..., ... ile ilgili olarak; Sanıkların örgütün hiyerarşik yapısına organik bağ ile katılıp katılmadığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması ve suç vasfının tayini bakımından, ilgili birimlerden haklarında ByLock tespiti yapılan sanıklar ..., ..., ...'ya ait ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporlarının istenmesi, sanık ... hakkında ayrıca UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade tutanaklarının, hükümden sonra gelen sanık ...'ya ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile sanık ... hakkında ... ...'ün, sanık ... hakkında .... nin sanık ... hakkında C. B. ve .... nin ifade tutanakları ile birlikte CMK’nın 217 nci maddesi gereğince okunup tartışılması ve anılan şahısların tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 ... CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden ve duruşmada beyanı alınan tanıklar .... ve .... nin sanık ... ile ilgili, tanık .... nin sanık ... ile ilgili beyanlarının gerekçede tartışılmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 2.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak; Aksi kanıtlanamayan savunmalara göre, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil oldukları ya da anılan örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettikleri hususunda mahkumiyetlerini gerektirir her türlü şüpheden uzak yeterli delil ikame olunamayan sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi, B.Sanıklar ..., ve ... ... yönünden; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği, Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla sanık ... ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE. Ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 ... kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 1. Sanıklar ..., ve ... ... ile ilgili olarak; a.Silahlı terör örgütüne yardım ettikleri kabul edilen sanıkların incelenen dosya kapsamı ve deliller ile safahattaki ikrar içeren beyanları gözetilerek, TCK'nın 314/2 ve 3713 ... Kanun'un 5/1 inci maddeleri uyarınca verilen cezalarda üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2 nci cümle maddesi gereğince hakkaniyete uygun makul ve ... oranda indirim yapılması gerekirken, etkin pişmanlık kurumunun amacı ve dosya kapsamı ile de uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi, b.Sanıkların haklarında belirlenen cezalardan TCK'nın 220/7 nci fıkrası uyarınca, 6352 ... Kanun'un 85 inci maddesinin gerekçe amaç kapsamı doğrultusunda yardım teşkil eden eylemlerinin mahiyeti de gözetilerek hakkaniyete uygun olarak azami hadde yakın bir indirim yapılması gerekirken yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile fazla ceza tayini, 2.Sanık ... ile ilgili olarak; Sanığın temyiz aşamasında gönderdiği dilekçesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirdiği görüldüğünden, duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun önem ve şartları da hatırlatılıp ayrıntılı beyanlarının alınması, gerektiğinde usulüne uygun teşhis işleminin yaptırılması, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, mevcut bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun ve hakkında 5237 ... TCK'nın 221/4 üncü maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmamakla 5271 ... Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, sanıklar ... ve ...'ün kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 ... Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 ... Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.