12. Ceza Dairesi 2015/2252 E. , 2015/11034 K. "" Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 87/4, 29/1, 62/1, 53/1, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, …
**12. Ceza Dairesi 2015/2252 E. , 2015/11034 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu öldürme Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 87/4, 29/1, 62/1, 53/1, 63 maddeleri gereğince mahkumiyet Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın eyleminin taksirle öldürme suçunu oluşturduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17/06/2015 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ: Sanık hakkında, iş arkadaşı olan ölene basit tıbbi müdahale oluşturacak şekilde yumrukla vurması sonucu önceden bilinmeyen ve öngörmediği kalp-damar hastalığının aktif hale gelmesi sonucunda ölmesi dolayısıyla TCK’nın 23, 86/2 ve 85/1. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmü dairemizce oy çokluğuyla eylemin TCK’nın 86/1 ve 87/4 maddeleri kapsamında kaldığından bahisle bozulmuş, bozmaya uyan mahalli mahkeme sanığı TCK’nın 87/4, 29 ve 62.maddeleri gereğince cezalandırmıştır. Biz aşağıdaki gerekçelerle eylemin taksirle öldürme olduğunu düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşlerine katılmıyoruz. Dairemizin 23.2.2012 tarih ve 2011/15869 Esas ve 2012/5011 sayılı kararında belirtildiği gibi “5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde, kastı aşan suçlarda veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda cezalandırılabilmek için failin meydana gelen sonuç açısından en azından taksirle hareket etmesi gerektiği belirtilmiş, madde gerekçesinde de, hükmün konuluş amacının, objektif sorumluluk anlayışını terk etmek olduğu, bu tür sorumluluğun, ortaçağ kanonik hukukunun kalıntısı olan “versari in re ilicita” yani hukuka aykırı bir durumda olan bunun bütün neticelerine katlanır anlayışının ürünü olduğu, çağdaş ceza hukukunun bu anlayışı çoktan terk ettiği, düzenlemeyle meydana gelen ağır netice açısından sorumluluk için neticeye ilişkin olarak en azından taksir dolayısıyla kusurlu olunması gerektiği belirtilmiştir. Kanunun 87/4. maddesinde ise, kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak maddedeki atfın 86. maddenin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeniyle, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısından uygulanması mümkün olmadığı gibi 2. fıkra kapsamında yaralanmaların 3. fıkradaki arttırım nedenleri bulunsa da uygulanma imkanı bulunmamaktadır.