1. Hukuk Dairesi 2012/7925 E. , 2012/11254 K. "" MAHKEMESİ : AKHİSAR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, pay oranında tapu kayd…
**1. Hukuk Dairesi 2012/7925 E. , 2012/11254 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKHİSAR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/03/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, pay oranında tapu kaydının iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden miras bırakan N.'nin 20.05.2009 tarihinde vefat ettiği, mirasçıları olarak davanın tarafları ile dava dışı eşi ve çocuklarının kaldıkları, miras bırakanın 10 parsel sayılı taşınmazdaki 3/6 payını 13.02.2002 tarihli satış sözleşmesi ile davalıya devrettiği, miras bırakanın İzmir'de bulunan 26457 Ada 1 ve 2 (11 ve 12) parsel sayılı taşınmazları da davalı ve davalının oğlu A.a satış suretiyle temlik ettiği, davacıların miras bırakanın ilk eşinden olma kızları, davalının ise ikinci eşinden olma tek erkek evladı oldukları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.