9. Ceza Dairesi 2023/2688 E. , 2023/2444 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1617 E., 2021/1732 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu
**9. Ceza Dairesi 2023/2688 E. , 2023/2444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1617 E., 2021/1732 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bu durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2020/38 Esas, 2021/104 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/1617 Esas, 2021/1732 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmlere yönelik katılan Bakanlık vekli ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.11.2021 tarihli ve 9-2023/25537 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiininTemyiz İstemleri Sanığın mağdureye yönelik olarak atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığına, atılı suçların işlendiğinin kabulü anlamına gelmemekle sanığın mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düşüp mağdurenin söylemesi üzerine onu on altı yaşında olarak bildiğine, mağdurenin gerçek kemik yaşının tespit edilmesi gerektiği halde bu hususun ve sanığın cezai ehliyetinin olup olmadığı hususunun araştırma konusu yapılmadığına, sanık hakkında hükümler kurulurken temel cezalar ile zincirleme suç arttırım oranlarının teşdiden belirlenmesinin herhangi bir somutlaştırma yapılmadan kanundaki bir takım soyut ifadelerin tekrarı suretiyle gerekçelendirildiğine, verilen kararın bu nedenlerle hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında tayin edilen temel cezaların ve zincirleme suçtan kaynaklı arttırım oranlarının en üst hadlerden belirlenmemesinden dolayı verilen cezaların yetersiz olmasına ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekliliğine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince dava konusu olayın; "Sanık ... \*\*\* ile katılan mağdure ... \*\*\*in 2016 yılında mağdure henüz 13 yaşında ve rızası hukuken geçersiz iken sosyal medya üzerinde tanıştığı, sanık ile mağdurenin ilk olarak 2016 yılı kış aylarında yüz yüze buluştuğu, sanığın ilk buluşmada mağdure çocuğu ... denilen yere götürüp dudağından öpüp göğüslerine dokunduğu, sanığın 2016 yılından 2018 yılına kadar mağdura yönelik olarak elinde bulunan görüntüleri yayacağından bahisle tehditte bulunup mağdurun özel bölgelerine göğsüne, poposuna dokunduğu, öptüğü, sanığın mağdura 2017 yılı başlarından itibaren elinde bulunan mağdur çocuğa ilişkin görüntüleri ileri sürerek kendisiyle birlikte olmaması halinde ailesine yayacağı tehdidinde bulunarak mağduru iki haftada bir kendisiyle cinsel birliktelik yaşamaya zorladığı, 2018 yılı yazından itibaren tehditle mağdur ile buluştuktan sonra zorla mağdurun kıyafetlerini çıkarttırıp sırmalar mevkinde yer alan bir evde mağdur çocuğun kime ait olduğunu bilmediği bir depoda ve tan mobilyaya ait bir araçta mağdurun özel bölgelerine zorla dokunduğu, mağdur ile zorla ters ilişkide bulunduğu, zorla mağdura oral yolla masturbasyon yaptırdığı ve mağdura Tan Mobilyanın yanında bulunan baraka tarzı bir evde aynı şeklide tehditte bulunmak suretiyle ön cinsel bölgesinden zorla ilişkiye girdiği, daha sonrada aynı yerde zorla mağduru cinsel ilişkiye girmeye zorladığı, 2019 yılında tekrar mağduru görüntüleri yaymakla tehdit ederek cinsel ilişkiye girmeye zorladığı, her buluştuklarında mağdura dokunduğu cinsel bölgesine, göğsüne ve poposuna dokunduğu, mağdurun beyanına göre buluşmalarının tamamında ters ilişkide bulundukları ve sanığın mağdura oral yoldan masturbasyon yaptırdığı, sanığın mağdureyi tehdit ile nitelikli cinsel istismar eylemini 2019 yılı kasım ayına kadar devam ettirdiği " şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş, 2.Yine Mahkemece; "Sanık kovuşturma aşamasındaki savunmalarında suçu inkar yönünde beyanda bulunmuş ise de; mağdurenin onur ve şerefini zedeleyici bir hususu açıklayarak sanığa suç isnad etmesini gerektirecek bir nedeninin bulunmaması, Mağdurenin aşamalarda değişmeyen ve özde tutarlı ifadeleri, Sanığın sorgu mahkemesinde ve kollukta müdafi huzurunda alınan ikrar içeren savunması, mağdura ait adli raporlar, mağdure ile sanık arasındaki mesajların içeriği, olayın ortaya çıkış şekli ve zamanı, mağdur ile sanık arasında iftira atmayı gerektirir bir husumet bulunmaması ve mağdurun beyanlarına itibar edileceğine dair uzman bilirkişinin görüşü ile sosyal görüşme raporu karşısında sanığın suçtan kurtulmaya dönük savunmalarına itibar edilmediği gibi, sanığın alınan ilk beyanlarından son aşamaya kadar mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğüne dair herhangi iddiasının bulunmadığı aksine soruşturma aşamasındaki ikrarında mağdurenin okul kitaplarını gördüğünü, orta okul öğrencisi olduğunu bildiğini beyan ettiği, 2016-2019 yılları arasında sürekli mağdure ile görüşüp buluşan ve tehdit ile zorla cinsel istismarda bulunan sanığın mağdurun yaşı konusunda hataya düştüğü iddiasının inandırıcı olmadığı dikkate alınarak sanık müdafinin sanığı suçtan ve cezadan kurtarmaya matuf sonradan ileri sürülen bu iddialarına itibar edilmemiştir." gerekçesine binaen sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yukarıda "HUKUKİ SÜREÇ " başlığı altındaki 1. nolu kısımda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık vekili için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, İlk Derece Mahkemesinin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Sanık hakkında müsnet suçlardan dolayı temel cezalar belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlar ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme nazara alınarak dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte değerlendirilerek ceza tayini gerekirken kanun maddesinde yer alan bazı ibarelerin tekrarı şeklindeki yetersiz gerekçelerle teşdit uygulanması, b) Sanık ... müdafiinin aşamalarda kayden 11.03.2003 doğumlu olan katılan mağdurenin yaşının küçük olduğunun sanıkça bilinmediğini, tanıştıklarında mağdurenin sanığa yaşını on altı olarak söylediğini ayrıca mağdurenin kemik yaşının tespitini talep ettiklerini belirtmeleri karşısında suç vasfına etkisi bakımından öncelikle katılan mağdurenin MERNİS doğum tutanağı getirtilip resmî bir kurumda doğup doğmadığı araştırılarak, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olmak üzere kemik grafilerinin çektirilerek tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulu raporu aldırılıp, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak suç tarihindeki yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında; Söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçenin (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/1617 Esas, 2021/1732 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 12. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.