Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektubun sakıncalı olduğu gerekçesiyle alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya gönderilen mektubun sakıncalı olduğu gerekçesiyle alıkonulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/7/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasına (PDY) yönelik soruşturma sonucunda Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 8/12/2016 tarihli kararıyla terör örgütüne üye olma suçu kapsamında tutuklanarak Osmaniye 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmuştur. Eşi ve çocukları tarafından başvurucuya gönderilen mektup, Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı (Disiplin Kurulu) tarafından sakıncalı olup olmadığı değerlendirilmek üzere incelenmiştir. Mektubun ekinde yer alan kâğıtlardan bir tanesinde -başvurucunun kızının adı olan- AKSU ibaresinin olduğu, diğer kâğıtlarda kara kalem insan çizimleri bulunduğu görülmüş; ayrıca yine mektup ekinde kalp şeklinde A-4 boyutlarındaki kartona basılmış bir fotoğrafın yer aldığı belirlenmiştir. Disiplin Kurulunun 23/2/2018 tarihli kararıyla mektup ekinde yer alan şekiller ve çizimlerin örgütsel mesajlaşma ve şifreli haberleşme olabileceği, ayrıca kalp şeklindeki kartonun ceza infaz kurumlarında bulundurulabilecek fotoğraf albümü boyutlarına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Kararda; anılan nedenlerle mektubun kısmen sakıncalı olduğuna ve mektup ekindeki bu fotoğraf ve çizimlerin muhafaza altına alınarak başvurucuya teslim edilmemesine, mektubun başvurucuya verilmesine karar verilmiştir. Başvurucu, Osmaniye İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyette bulunarak Disiplin Kurulunun kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bu kararın kaldırılmasını ve mektubun eklerinin de kendisine teslim edilmesini talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği tarafından 1/3/2018 tarihinde şikâyetin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, Disiplin Kurulunun kararının Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün maddesine uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucu tarafından İnfaz Hâkimliğinin anılan kararına karşı yapılan itiraz Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 18/7/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Kararda, İnfaz Hâkimliğince verilen kararda usule ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı ve başvurucu tarafından ileri sürülen itiraz gerekçelerinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 23/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. (Ahmet Temiz B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20; Tayfur Tunç, B. No: 2017/36327, 10/3/2020, §§ 15-28; Rıdvan Türan, B. No: 2017/20669, 10/3/2020, §§ 15-28; Ahmet Kağanarslan ve Diğerleri, B. No: 2017/16257, 10/3/2020, §§ 18-31).