14. Hukuk Dairesi 2019/4616 E. , 2020/6076 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçit hakkı tesisi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.09.2019 gün ve 2018/5251 Esas- 2019/5848 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 4721 sayıl…
**14. Hukuk Dairesi 2019/4616 E. , 2020/6076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçit hakkı tesisi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.09.2019 gün ve 2018/5251 Esas- 2019/5848 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin 165 ada 12 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve yolunun bulunmadığını belirterek davalı hazineye ait 165 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesisini talep etmiştir. Davalı vekili, geçit istenen taşınmazın mera vasfında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile “davacının maliki olduğu ... ili, ... İlçesi, ... Köyü, ... mevkii, 165 ada 12 parsel sayılı taşınmaz lehine aynı yerde bulunan 165 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro teknisyeni ile harita mühendisi bilirkişilerin 21/05/2018 havale tarihli müşterek raporları ile eki krokisinde 2.tercih olarak belirtilen 48,30 m uzunluğunda ve toplam 133,67 m² büyüklüğündeki kısımda geçit hakkı tesisine ve tapuya tesciline” dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün, Dairemizin 25.09.2019 tarih; 2018/5251 Esas ve 2019/5848 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, onama ilamına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747/2. maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.