12. Ceza Dairesi 2015/11485 E. , 2015/16785 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Davacı vekilinin 06.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından tem…
**12. Ceza Dairesi 2015/11485 E. , 2015/16785 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Davacı vekilinin 06.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü, Davacı vekili, 06.09.2012 tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının 06.09.1976 ile 19.03.1979 tarihleri arasında "924 gün" süre ile haksız olarak tutuklu kaldığını belirterek 25.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama (inceleme) sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı (sanık), üzerine atılı suçlar nedeniyle çeşitli mahkemelerde yargılanmış olup, en son olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.1991 tarih, 1982/147 esas, 1991/62 sayılı kararı ile beraatine hükmedilmiştir. Davacı (sanık) ve müdafinin yokluğunda verilen beraat kararının incelenmesinde, davacının 06.09.1976 ile 19.03.1979 tarihleri arasında tutuklu kaldığı anlaşılmaktadır. Beraat kararı verildikten sonra, kararın sanığa veya müdafine tebliğ edildiğine dair herhangi bir bilgi veya tebligat parçası bulunmamakta olup, davacının 31.07.2012 tarihinde vermiş olduğu vekaletnameye istinaden Av. ... 28.02.2012 tarihinde hükmün kesinleşmesi üzerine tazminat davasını açtığı anlaşılmıştır. Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır. 466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de "verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde" davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, "kesinleşen kararların tebliğinden" itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu'nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir.