T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/420 KARAR NO:2026/317 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/09/2022 NUMARASI: 2021/511 Esas - 2022/804 Karar DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/420 KARAR NO:2026/317 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:28/09/2022 NUMARASI: 2021/511 Esas - 2022/804 Karar DAVA:İtirazın İptali KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.10.... tarihinde davalının maliki olduğu ... Plakalı araç ile ... Müdürlüğüne ait ... plakalı motosiklete çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkil şirket sigortalısı olan davalı zararına sebebiyet vermiş olup, müvekkil firma tarafından işbu miktar karşılandığını, söz konusu hasara ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından ... şirketinden hasarı ve sorumluların tespiti için ekspertiz çalışması talep ettiğini,gerçekleştirilen ekspertiz çalışması sonucu 14.11.... tarih ve ...-... no'lu rapor ile hasarın toplam miktarı 19.658,00-TL olarak hesaplandığını, dava ve takip konusu emtianın hasarlanması nedeniyle müvekkil şirket mağdur tarafın zararını tazmin etmek için müvekkil firma sigortacı sıfatı ile ... Müdürlüğü'ne 19.658,00-TL ödediğini belirterek borçlunun takibe, asıl alacağa ve faize ilişkin haksız itirazlarının kaldırılmasına, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyasındaki takibin devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında tüketici ilişkisi olmadığını, Davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı şirketin iddialarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, ispat edilemeyen haksız davanın reddine, davacının %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, davalının Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin, takipte talep edilen 18.821,81 TL fatura alacağı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz işletilmesine, davaya konu talebin yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı icra inkar tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine, davalının kötüniyet tazminat talep şartları oluşmadığından reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kusur durumunun tespit edilmesinde hukuka uygun bir gerekçe belirtilmediğini, sigortalı, kasti ve ağır kusurlu değil ise rücu şartı oluşmadığını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda; aracı kullanan sürücünün olay yerini terk etmiş olması ve ehliyetnameye sahip olmaması başlı başına rücu sebebi olmadığını, kasıt ve ağır kusur varlığı söz konusu olması gerektiğini, ek olarak ehliyetin bulunmaması, araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması kusur oranını müvekkile yüklemek için yeterli olmadığından bu doğrultuda hazırlanan ve mahkemece davaya dayanak yapılan bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğunu, işbu raporun mahkemece hukuki dayanak olarak görülmesi ve buna göre verilen kısmi kabul kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanları, eksik ve hatalı hazırlanan bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadan mahkemece açıkça usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin olay yerini terk sebebine dayalı rücuya bağlı itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından olay yerini terk sebebi ile sürücüsü tespit edilemeyen davalının maliki olduğu ... plakalı araç ile15.10.... tarihinde, ... Müdürlüğüne ait ... plakalı motosiklete çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğunu düzenlenmiştir.Dosya kapsamına sunulan tüm beyan ve belgelerden; kaza tespit tutanağında sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün firar ettiğinin açıkça belirtildiği anlaşılmakla, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün olayın ardından hastaneye veya emniyete gittiğine dair kayıt bulunmaması nedeni ile mahkemece oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı, bu nedenle rücu koşullarının oluştuğu gözetilerek davanın esastan değerlendirilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda olay yeri, kaza tespit tutanağı, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin kusur raporuna ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.285,72 TL harçtan peşin alınan 322,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 963,72 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.12/02/2026