T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/920 - 2026/347 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/920 KARAR NO : 2026/347 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.05.2024 NUMARASI : 2023/669 Esas 2024/565 Karar DAVANIN KONUSU : Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 27.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23.03.2026…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/920 - 2026/347 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/920 KARAR NO : 2026/347 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.05.2024 NUMARASI : 2023/669 Esas 2024/565 Karar DAVANIN KONUSU : Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 27.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 23.03.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, dava dilekçesinde; 04.10.2022 tarihinde, davacıya ait araca olay yerindeki kavşakta kırmızı ışıkta kavşağa giren, davalı ...’in sürücüsü olduğu ... adına kayıtlı, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın çarpması neticesinde, davacının aracında hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca davacının aracını kullanmaması nedeniyle de, araç mahrumiyeti zararı oluştuğunu, ışık ihlali yapan aracın davalı yana ait araç olduğunun MOBESE görüntüleri ile de tespit edildiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu, kaza sonrası aracı sigorta şirketi tarafından yaptırılmış ise de orijinal parçalar ile yaptırılmadığını, bu nedenle de zararının meydana geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL orijinal parça bedeli, 100,00 TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere 400,00 TL maddi tazminatın, araç mahrumiyeti zararı sigorta şirketi haricinde davalılardan olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile değer kaybı bedelini 10.000,00 TL, orijinal parça fark bedeli dahil hasar bedelini 159.955,88 TL, araç mahrumiyet bedelini 9.750,00 TL (sigorta harici davalılardan) olmak üzere toplam 179.705,88 TL ye artırmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın davalı şirket tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, meydana gelen kazada sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacı taraf araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, araç hasar bedeline KDV eklenmesi talebinin kabul edilemeyeceğini, davacının ihtar tarihinden itibaren ticari faiz istediğini, ancak ... Sigorta AŞ'nin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olacağını, savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklı araç hasar bedeli, araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve orijinal parça fark bedeli tazmini talebine ilişkin olduğu; kusur raporunda, olay yeri sinyalize ışık kontrollü kavşakta kendi seyir yönüne hitaben yanmakta olan kırmızı ışığa uygun olarak davranmayan aracın sürücüsü ...'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47.,52. ve 57. maddelerini ihlali dolayısıyla yine aynı Kanunun 84. maddesi gereği asli ve tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, hasar yönünden yapılan değerlendirmede hasar bedelinin iskontosuz olarak orijinal parça kullanılması itibariyle KDV hariç olmak üzere toplam 135.555,83 TL, KDV dahil olmak üzere ise 159.955,88 TL olduğu, orijinal nitelikte parça kullanılması durumunda oluşacak olan fark bedelinin ise 66.538,95 TL olacağı, 10.000,00 TL değer kaybı bedelinin oluşacağını, hasarın 15 gün (On Beş) içerisinde giderilebileceğini, belirlenen 15 günlük tamirat sürecinde 9.750,00 TL araç mahrumiyeti olacağının bildirildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu; davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açık olmakla birlikte; bu zararın, kazadan kaynaklanan dolaylı zarar mahiyetinde olduğu ve davalı trafik sigortacısının sadece doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, bu zararın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel şartları uyarınca teminat kapsamında bulunmadığından 9.750,00TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "davanın kabulüne; 159.955,88 TL hasar bedeli ve 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 29.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) 9.750,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ... den kaza tarihi olan 04.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; aracın rayiç değerinin 275.000,00 TL olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, TSB Kasko değer listesinde söz konusu marka aracın rayiç değerinin 256.000,00 TL olduğunu, davacının aracının ise km’sinin 500.000 KM ye dayandığını ve ticari taksi olduğunu aracının değerinin bu miktarda yüksek olmayacağını, hükme esas alınan raporda, bilirkişinin ulaşmış olduğu KDV dahil maddi hasar bedeli, araç rayiç değerinden yüksek olup, raporun karar vermeye elverişli olmadığını, ayrıca bilirkişi tarafından aracın pert total işlemine tabi tutulmayacağı belirtilmiş ise de bunun uygun olmadığını, bu durum dahi hem rayiç değer hem onarım bedelini yüksek gösterdiğini kanıtlandığını, ek raporda da, görüş değiştirmemek için pert total hesabında aracın hasar bedelini KDV’siz, hasar tespitinden ise, KDV’li alarak çelişkiye düştüğünü, bu nedenle de kararın hatalı olduğunu, kusur raporunun hatalı olduğunu, dosyaya sunulan raporda ...’in %100 oranında kusurlu olduğu belirtildiğini, kırmızı ışık ihlalini davacı araç yaptığından, kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, aksi durumda davacının hızını kavşaklara girerken ayarlaması gerektiğini, buna dair değerlendirme yapılmamasının da hatalı olduğunu, hasar bedeline KDV eklenmemesi gerektiğini, zira davacının KDV ödemeyeceğinden sebepsiz olarak zenginleşeceğini, davacının aracının anlaşmalı serviste yapılması nedeniyle, davalının iskonto uygulanmış olması nedeniyle tazminat talep edemeyeceğini, ancak aracın onarılmadığı ya da eksik onarıldığı iddiasında bulunabileceğini, bu sebeple bedel de iskonto uygulanması gerektiğini, davacı hasar bedeli yanında, orijinal parça fark bedeli de talep ettiğini, her iki talep aynı olup mükerrer istendiğini, ıslah dilekçesinde de bir bütün olarak ıslah ettiğini, mahkemece mükerrer talebin reddi ile taraflarına vekalet ücreti takdir edilmesi, davacı yanın yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiğini, aracın onarımının ekonomik olmaması nedeniyle, pert sayılması gerektiği halde ayrıca değer kaybına karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, değer kaybı açısından aracın rayiç değerinin yüksek belirlendiğini, davalı şirketin, dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulabileceğini, davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu tutulmuş ise de, limit gösterilmediğinden infazda tereddüte neden olacağını, vekalet ücreti ve harcın hatalı hesaplandığını, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, bakiye hasar bedeli, tamir sırasında orijinal parça kullanılmamış olması nedeniyle oluşan hasar farkına ilişkin bedel ve araçta oluşan değer kaybı istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir. Trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, zarar gören araçta meydana gelen zararını TBK'nın 49 vd maddeleri gereğince zarar veren araç sürücüsünden ve KTK'nın 85. maddesi gereğince araç işleteninden talep edebilir. Kazaya karışan aracın ZMMS poliçesi bulunması halinde, bu zarar teminat kapsamında olması halinde, ZMMS poliçesini tanzim eden sigorta şirketinden poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak talep edilebilir. Bu kapsamda açılan davada, Zarar gören TBK'nın 50 maddesi gereğince kusuru ve zararı kanıtlamakla yükümlüdür. Davacının talep edebileceği zarar ise "gerçek zarar" olup, gerçek zarar da Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun olarak alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilebilir. Bu kapsamında, davacı haksız fiil neticesinde zarar veren tarafından aracı onarılsa dahi, zararının tam olarak karşılanmadığını, aracın orijinal parça ile karşılamadığından bahisle bakiye zararı meydana geldiğini ileri sürebilir ise de; aracın öncesinde orijinal olduğu yanı sıra, aracın orijinal parçalar kullanılarak onarılmadığını, bu kapsamda onarım bedeline yönelik farkın oluştuğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Aracın onarıma yönelik ekspertiz raporunda marka ve model içermeksizin kullanılan parçaların iskontolu ve iskontosuz bedeli, söz konusu parçaların orijinal olmadığını kanıtlamaya yeterli değildir. Bunun yanı sıra sigorta şirketinin araçta kullanılan parçaları iskontolu olarak temin etmiş olması, davacıya iskontodan kaynaklanan farkın kendisine ödenmesini isteme hakkı vermeyeceğinden, bilirkişi hesabında, orijinal parça kullanılmadığı ve aracın öncesinde orijinal olduğu tespit edilse dahi, davacı ancak kullanılan parçaların iskontosuz piyasa değeri ile orijinal parçanın piyasa değeri nazara alınarak hesaplanacak farka göre zararını talep edebilir. Bununla birlikte, davacı aracın orijinal parçaya göre tamiri kapsamında, oluşan zararını talep ettiği durumda, aracın orijinal parça ile tamir edilmesi halinde aracın tamirinin ekonomik olmaması durumunda, davacının talep edebileceği miktar, aracın hurda değeri ile kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarındaki ikinci el değeri arasındaki farktan, araç orijinal olmayan parça ile onarılmış ise aracın iskontosuz olarak yapılan bu onarım bedeli düşüldükten sonra aradaki farka göre talep edilebilir. Bu şekilde onarımın iskontolu değeri değil, serbest piyasa koşullarında zarar görene sağlanan fayda nazara alınmalıdır. Değer kaybı yönünden de değer kaybı; kaza yapan aracın kaza tarihindeki serbest piyasadaki hasarsız haldeki rayiç değeri ile onarıldıktan sonraki değeri arasındaki fark olduğundan, aracın kaza nedeniyle hasarlanmış olması değer kaybı için yeterli olmayıp, aracın modeli, km'si, özellikleri varsa kaza tarihinden önceki hasar kayıtları, aracın kullanım amacı ve kullanılmışlık düzeyi değerlendirilmek suretiyle aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasada değeri tespit edilerek, akabinde meydana gelen hasarın onarılması sonrasında aynı kriterler ve araçta meydana gelen davaya konu hasarın nitelikleri de gözetilerek, araçtaki hasarın onarılması halinde serbest piyasadaki rayiç değeri belirlenmek suretiyle değer kaybı tespit edilmelidir. Aracın tamirinin ekonomik olmaması durumunda, araçta değer kaybı oluşmayacağı gözardı edilmemelidir. Somut olayda, davacı 2011 model olup kaza tarihinde 11 yaşında, 489672 KM'de olan ve ticari taksi olarak kullanılan aracın, kaza sonrasında sigorta şirketi tarafından onarılmış ise de, orijinal parçalar ile onarımının yapılmadığını, bu nedenle bakiye hasar alacağı olduğunu ve aracında değer kaybı oluştuğunu belirtmiş, mahkemece, davacıya ait aracın eski hasar kayıtları getirtilmeksizin bilirkişiden alınan raporda, bilirkişi, ekspertiz raporunda kullanılan parçaların marka ve orijinal ya da yan sanayi olduğuna ilişkin bilgi içermemesine, sadece kod bilgisi içermesine rağmen, internetten kendisinin belirlediği fiyatlara göre kullanılan parçaların orijinal olmadığı kabul edilerek değerlendirme yapmış olup, hesaplama yaparken de, kullanılan parçaların iskontosuz KDV hariç bedeli 95.099,75 TL olduğu, iskontolu bedellerinin 50.616,88 TL olduğu, internet üzerinden belirlediği rakamların ise 117.155,83 TL olduğunu belirtmiş, sonuç olarak ise kullanılan parçaların rayiç değeri yerine iskontolu bedelinin KDV'li değeri olan 69.016,88 TL ile internetten belirlediği bedelin KDV'li değeri olan 135.555,83 TL arasındaki farka göre orijinal parça kullanmamaktan kaynaklanan zarar miktarı 66.538,95 TL olarak tespit edilmiş, ayrıca ticari taksi olarak kullanılan ve kaza tarihinde 4 ayrı kazası olduğu tespit edilen, 11 yaşında olan ve kaza tarihinde 489.672 Km'de olan araçta 10.000,00 TL değer kaybı meydana geleceği tespit edilmiş, aracın orijinal parçalar ile tamirinin yapılması halinde tamirinin ekonomik sayılıp sayılmayacağına ilişkin değerlendirme de ise; aracın hiçbir araştırmaya dayanmaksızın kaza tarihi itibariyle değerinin 275.000 TL olacağı kabul edilerek, aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağının değerlendirilmesinde ise hiç bir bilimsel yaklaşım taşımayan şekilde, tamirinin ekonomik olup olmadığının belirlenmesinde KDV'siz onarım bedelinin nazara alınması gerektiği, ancak onarım bedelinde ise KDV'li değeri nazara alınması gerektiği belirterek, bu durumda da, aracın KDV'siz onarım bedeline göre tamirinin ekonomik olduğunu belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan rapor, gerek değer kaybının belirlenmesi açısından, gerekse de bakiye zararın hesaplanması açısından denetime ve karar vermeye elverişli değildir. Öte yandan ilk derece mahkemesi kararında, orijinal parça bedelinden kaynaklanan bakiye hasar bedeli yerine, öncesinde araç onarılmış olduğu halde, orijinal parça bedeli ve işçilik bedeli olarak bilirkişi raporunda gösterilen 159.955,88 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilerek, sebepsiz zenginleşmeye neden olunduğundan, ayrıca sigortanın sorumlu olacağı teminat limiti gösterilmemiş olması nedeniyle, karar bilirkişi raporu yanı sıra, hükmedilen miktar açısından da doğru olmamıştır. Bunun yanı sıra; davalı, kazanın oluş şekline de itiraz ederek kusur raporunu kabul etmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davacının sunduğu belirtilen MOBESE kayıtlarına göre kusurun belirlendiği belirtilmiş ise de, MOBESE Kayıtları dosya içerisinde bulunmamaktadır. Davalı tarafından kazanın oluş şeklini kabul etmeyerek, kusura itiraz etmiş olduğundan, MOBESE kayıtları da dosyaya kazandırılarak, davalının itirazını karşılar şekilde kusur raporu alınması gerekirken, bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın, davalının tam kusurlu kabul edilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda, öncelikle kazaya ait olduğu belirtilen MOBESE görüntüleri dosyaya kazandırılarak, ayrıca davacıya ait aracın kaza tarihindeki plaka ve Şasi no'su bildirilmek suretiyle, kaza tarihinden önceki tüm hasar kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden sorulmak suretiyle dosyaya kazandırılarak, aracın kazada hasar gören parçaların öncesinde orijinal olup olmadığı hususu tespit edilerek, bu çerçevede de aracın öncesinde aynı kısımlardan onarım görmüş ise, davacıya ait aracın öncesinde orijinal parçalar kullanılarak onarımının sağlandığı hususunda ispat hakkı tanınarak, sonrasında davaya konu kaza nedeniyle araç onarımda kullanılan parçaların orijinal olup olmadığı ekspertiz raporundan anlaşılması mümkün değil ise gerektiğinde kullanılan parçaların tespiti açısından araç üzerinden keşifte yapılarak, davacının kaza tarihinde orijinal olan parçalar yönünden, onarımının orijinal parça ile gerçekleştirilmesini talep etme hakkı bulunduğundan, bu durumda dahi ancak kullanılan parçanın iskontosuz değeri ile orijinal parçanın iskontosuz değeri arasındaki farkı talep etme imkanı bulunduğundan, bu çerçevede aracın orijinal parça ile tamiri halinde, aracın kaza tarihi itibariyle tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunun da değerlendirilmesi, orijinal parça ile tamirinin ekonomik olmaması halinde ise, davacı ancak araç sovtaj değeri ile kaza tarihindeki değeri arsındaki farkı, sigorta şirketi tarafından yapılan onarımın iskontosuz bedeli de düşülmek suretiyle, sigorta limitini aşmamak üzere (sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeden sonra kalan limit) sigorta şirketinden talep edebileceği, bunun yanı sıra, aracın tamirinin ekonomik olduğunun kabul edilmesi durumda dahi, aracın ticari taksi olarak kullanılması, yaşı, 489.672 KM de olması, önceki hasar kayıtları da nazara alındığında araçta değer kaybının oluşup oluşmadığının tespiti açısından ve ayrıca kazaya ilişkin MOBESE görüntüleri de değerlendirilmek suretiyle kusur durumunun değerlendirildiği gerekçeli, denetime ve karar vermeye elverişli üç kişilik bilirkişi heyetinden tazminat taleplerine yönelik rapor alınarak, sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliler toplanılmamış ve değerlendirmemiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının davalı ... Sigorta AŞ lehine HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeninden görülerek açıklanan hususlarda eksiklikler giderilerek, kararın davalı sigorta şirketi tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usuli kazanılmış haklarda gözetilerek, sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın bulunması halinde infazda tereddüt oluşmaması için sigorta şirketinin sorumlu olacağı teminat limiti kararda gösterilerek ve sorumlu olacağı yargılama gideri ve vekalet ücreti limit çerçevesinde belirlenerek, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davalı tarafından istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş'ye iadesine, 4-İİK'nın 36. Maddesi gereğince, Ankara Batı 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/590 D.İş 2024/585 K. Sayılı icranın geri bırakılmasına dair karara istinaden Ankara Batı İcra Dairesi 2024/28328 E. Dosyasına depo edilen 180.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatırana iadesine 5-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n